Son günlerde Mersin kent merkezinde ve çevre ilçelerde sıklıkla görülen iri çekirgeler, sosyal medyada "çekirge istilası yaşanıyor" iddialarını beraberinde getirdi. Bölgede tedirginlik yaratan paylaşımlar üzerine Mersin Ziraat Odası Başkanlığı yazılı bir değerlendirme yayımlayarak durumun kontrol altında olduğunu ve resmî olarak bir istila tespiti bulunmadığını bildirdi.
"Yabancı İstilacı Sürü Değil, Yerli Türler"
Açıklamada, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerine atıfta bulunularak, Türkiye genelinde ve bölgede rastlanan çekirgelerin yurt dışından gelen istilacı sürüler olmadığı, ülkemizin ekosisteminde doğal olarak bulunan yerli türler olduğu vurgulandı.
Ayrıca yerleşim alanlarına kadar giren iri yapılı çekirgelerin büyük bölümünün "beyaz yüzlü çalı çekirgesi" olarak bilinen tür olduğu ifade edildi. Bu türün sadece bitkilerle değil, tarıma zararlı diğer böceklerle de beslenerek ekolojik dengeye katkı sağladığına dikkat çekildi. Ancak Mersin sahasında görülen popülasyon için henüz kesinleşmiş resmî bir tür teşhis çalışmasının devam ettiği aktarıldı.
Sıcaklık ve Işık Şehre Çekiyor
Çekirgelerin son dönemde yerleşim yerlerinde daha sık görülmesinin nedenleri arasında; yükselen hava sıcaklıkları, mevsimsel gelişim periyotları, rüzgâr hareketleri ve gece yakılan şehir ışıklarının çekim etkisi gösterildi. Yetkililer, bu biyolojik durumun tek başına bir salgın ya da tarlalara yönelik toplu bir istila anlamına gelmediğinin altını çizdi.
"İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine Bildirin, Rastgele İlaçlama Yapmayın"
Üreticilere ve vatandaşlara uyarılarda bulunan Mersin Ziraat Odası, tarlalarda veya bahçelerde olağan dışı bir çekirge yoğunluğu ya da mahsulde belirgin bir zarar görülmesi durumunda şu adımların atılması gerektiğini belirtti:
Zarar görülen alanın konumu ve yetiştirilen ürün bilgisi kaydedilmeli,
Mümkünse fotoğraf veya video ile durum belgelenmeli,
Zaman kaybetmeden İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine başvurulmalı.
Ziraat Odası, uzman teknik personel tarafından sahada inceleme yapılmadan bilinçsizce kimyasal ilaçlamaya başvurulmaması gerektiğini önemle hatırlattı. Mevcut tabloda panik yapacak bir unsur bulunmadığı, sürecin ilgili kurumlarla koordineli bir şekilde anlık takip edildiği vurgulandı.





