"..Sonses Diyor Ki: Mersin İdmanyurdu Ölürse Bu Kentin Yüreği Ölür! Artık gizlenecek, yumuşatılacak bir durum yok..."

Bugün içimiz yanıyor…
Öfkeliyiz, kırgınız, utanıyoruz.
Çünkü herkesin çocukluğunun, gençliğinin göz ağrısı, heyecanı, Mersin’in simgesi Mersin İdmanyurdu göz göre göre ölüyor!
Ve bu şehrin bir tane “sahibi” yok!
Bir tane “Ben buradayım!” diyen yok!
Mersin’den para kazanırken mangalda kül bırakmayanlar
MİY çökünce ortadan yok oldu!
Bu Kentten Para Kazanan Herkes! Bu Ayıp Hepinize!

MIP…
Mersin Limanı’ndan milyarlar geçiyor.
Mersin’i sömüren herkes gibi kasasını dolduruyor.
Ama bu MIP, bu şehrin takımının bir deplasman parasını karşılamıyor!
Hani bu kent sizin için stratejik önemdeydi?
Hani yatırımlar, vizyon projeleri?
Mersin’in en köklü kulübü can çekişiyor, MIP ortada YOK!
Bu gidiş size de yazılacak, tarih unutmayacak!

MTSO!

Ekonomi konuşmayı biliyorsunuz da… MİY konuşmayı neden bilmiyorsunuz?
Servet aidatlar. Her gün toplantı, her gün program, her gün fotoğraf…
Ama Mersin İdmanyurdu ölürken siz yoksunuz!
Bu şehirde ticaret sizden soruluyor.
Peki bu şehirde futboldan, gençlikten, onurdan kim sorumlu?
Bir otobüs parasını karşılayamayacak kadar mı küçüldünüz?
O koltuklarınız süs olsun diye mi var?

Organize Sanayi!

Dev gibi tesisleriniz var, ama yüreğiniz MİY kadar yok!
Organize Sanayi Bölgesi…
Yatırımlarınız anlat anlat bitmez.
“Ekonominin lokomotifiyiz” dersiniz.
Peki bugün lokomotif nerede?
Takım raydan çıkmış, uçuruma gidiyor.
Bir vagon bile destek vermiyorsunuz.
Bu mudur Mersin’e sahip çıkmak?
Bu mudur liderlik?

Mersin’in Turizmcileri! Markalaşma diyordunuz ya… İşte marka değeriniz!
Turizmde marka şehir, gastronomi, tanıtım…
Hepsi süslü laflar.
Ama takımınız parasızlıktan Menemen’e gidemediğinde neredeydiniz?
Bugün MİY utançla ülke gündemine düştüyse,
bu kentin turizmi de, prestiji de, imajı da çöktü demektir.
Sahip çıkamadığınız şehir nasıl marka olacak?

Ve Gelelim Asıl Yaraya: MİY’İ BU HÂLE DÜŞÜREN YÖNETİMLER!
Evet…
Bu şehir kadar, bu kulübü yıllardır yönetenler de suçludur!
Yıllardır Mersin İdmanyurdu’nun tepesine kene gibi yapıştınız!
Kulübü batsın, yok olsun pahasına bırakmadınız.
Gücünüz yetmiyor, paranız yetmiyor, vizyonunuz yetmiyor ama
koltuğu bırakmayı da bilmiyorsunuz!
MİY’in üzerinden şirket yönettiniz.
MİY’in üzerinden isim yaptınız.
MİY’in üzerinden siyaset yaptınız.
Ama MİY’i yönetemediniz!
Bugün kulüp paramparça ise,
futbolcu yoksa, antrenman yapılmıyorsa,
deplasman parası bulunamıyorsa…
Bu tablonun mimarları sizsiniz!
Mersin’in sembolünü, çocukluğumuzun masum heyecanını
göz göre göre bitirdiniz.

Sonses Diyor Ki: Mersin İdmanyurdu Ölürse Bu Kentin Yüreği Ölür!
Artık gizlenecek, yumuşatılacak bir durum yok.
Bu kulüp YAŞAMASIN diye uğraşan da var,
Bu kulübü SÖMÜREN de var,
Bu kulüpten PARA KAZANAN da var,
Bu kulübü UMDUĞU DESTEĞİN YARISINI BİLE VERMEYEN de var!
Ve şimdi çok açık söylüyoruz:
Bu Mersin İdmanyurdu için son çırpınış!
Bugün sahip çıkılmazsa yarın MİY diye bir şey kalmayacak!

Bu kentten para kazanan herkes!
Bu kenti yöneten herkes!
Bu kulübü çürüten herkes!
Sonses’in çağrısı açıktır:
Ya elinizi taşın altına koyun…
Ya da Mersin’in yüzüne bakamayacağınızı kabul edin!
MİY ölürse sadece bir takım ölmez…
Bu kentin ruhuda ölür.