Bugüne kadar milletvekili olmuş 25 Türk, Belediye Meclis üyesi olmuş 2000’i aşkın Türk, Bakan, Senatör ve Belediye Başkanı olmuş Türkler.
Bugüne kadar milletvekili olmuş 25 Türk, Belediye Meclis üyesi olmuş 2000’i aşkın Türk, Bakan, Senatör ve Belediye Başkanı olmuş Türkler.
BUGÜN SİZLERE MİLLETVEKİLİ OLMUŞ 25 VE 3 SENATÖR TÜRK’Ü TANITIYORUM.
1960’larda umut dolu bavullarla başlayan yolculuk, bugün ülke yönetiminde söz sahibi bir kuşağa dönüştü. Bu tarihi değişimin bütün kilometre taşlarını araştırdım.
Bu dosya yalnızca siyasetçilerin biyografilerini anlatmıyor; Hollanda’daki Türk toplumunun eğitimle, emekle ve demokrasiyle yazdığı yarım asırlık başarı öyküsünü belgeliyor.
Farklı partiler, farklı görüşler… Ama aynı başarı hikâyesi. Hollanda siyasetine damga vuran Türk kökenli isimlerin bilinmeyen yönleri ilk kez bu kadar kapsamlı bir dosyada bir araya getirildi.
(Haberin Hollandacası en altta.
De Nederlandse versie staat onderaan)

İlhan KARAÇAY araştırdı ve yazdı:
1960’lı yılların başında umut dolu bavullarla Hollanda’ya gelen Türk işçileri, o günlerde yalnızca ekmek parasını kazanmayı ve ailelerine daha iyi bir gelecek hazırlamayı hayal ediyordu. Kim bilebilirdi ki o mütevazı umut yolculuğu, birkaç on yıl sonra önemli bir siyasi başarı hikâyesine dönüşecekti.
Fabrikalarda, tersanelerde ve temizlik işlerinde çalışan birinci kuşak işçilerin en büyük hayali çocuklarının iyi eğitim almasıydı. Bu kuşak büyük fedakârlıklarla çocuklarını okuttu ve topluma kazandırdı. O çocuklar Hollanda’yı kendi vatanları bildi. Eğitim aldılar, meslek sahibi oldular ve siyasetten bilime, kültürden kamu yönetimine kadar pek çok alanda başarıya ulaştılar.
Hollanda siyasetinde Türk kökenli temsilin belirgin biçimde ortaya çıkışı 1998 yılına uzanıyor.
O yıl iki isim aynı anda Temsilciler Meclisi’ne girdi. PvdA’dan Nebahat Albayrak ve VVD’den Fadime Örgü. Bu iki isim Hollanda siyasetinde yeni bir dönemin kapısını araladı.
1990’lı yılların sonundan itibaren Hollanda Parlamentosu’nda Türk kökenli milletvekillerinin sayısı giderek arttı. Liberal partilerden sosyal demokratlara, yeşillerden sosyalist partilere kadar geniş bir siyasi yelpazede temsil ortaya çıktı. Farklı siyasi partilerde görev yaptılar. Ancak ortak noktaları, Türkiye kökenli bir göçmen kuşağının çocukları olarak Hollanda demokrasisine katkı sunmalarıydı. Çalışma alanları farklıydı. Ancak eşitlik, adalet, fırsat eşitliği ve insan onuru gibi temel değerler, siyasetlerinin ortak paydasını oluşturuyordu.
Bugün geriye dönüp bakıldığında yaklaşık 27 yıl içinde Hollanda Parlamentosu’nda görev yapmış Türk kökenli siyasetçilerin sayısı 25’e ulaştı. Bu tablo göç tarihinin en dikkat çekici başarı hikâyelerinden biri olarak görülüyor. Bir zamanlar işçi olarak Hollanda’ya gelen bir kuşağın çocukları bugün yasa yapan, ülke politikalarını belirleyen ve toplumu yöneten kurumlarda görev alıyor.
Türk kökenli siyasetçiler yalnızca kendi topluluklarının değil tüm Hollanda toplumunun meselelerine sahip çıkan, çalışkan ve eğitimli bireyler olarak ülkenin siyasi yaşamında önemli bir yer edindiler. Bu gelişme aynı zamanda Hollanda toplumunun değişen ve çeşitlenen yapısının da bir göstergesi oldu.
Aşağıda yer alan liste, Hollanda Parlamentosu’nda görev yapmış ya da hâlen görevde bulunan Türkiye kökenli siyasetçilerin bir dökümüdür. Her biri göçle başlayan bir yolculuğun, emeğin ve eğitimin temsilcisidir.
Son yıllarda dikkat çeken bir gelişme ise büyük siyasi partilerin aday listelerinde Türk kökenli isimlerin sayısının giderek azalmasıdır. Bir dönem farklı partilerde geniş bir temsil görülürken bugün bu tablo daha sınırlı bir görünüm sergilemektedir.
Buna karşılık siyasette yeni arayışlar da ortaya çıkmaktadır. Göçmen kökenli seçmenlerin yeterince temsil edilmediğini düşünen bazı çevreler yeni siyasi hareketler kurma girişiminde bulunuyor. PvdA’dan ayrılan Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk tarafından kurulan DENK Partisi, bu arayışın en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
Bugün Hollanda siyasetinde benzer tartışmalar yeniden gündeme gelmektedir. Türk kökenli seçmenlerin temsilinin nasıl sağlanacağı ve yeni siyasi oluşumların ortaya çıkıp çıkmayacağı önümüzdeki yılların önemli konularından biri olmaya aday görünüyor.
Bir zamanlar işçi olarak Hollanda’ya gelen bir kuşağın çocukları bugün parlamentoda yer alıyor. Bu temsil hikâyesi henüz tamamlanmış değildir. Hollanda siyasetinde Türk kökenli isimlerin rolü önümüzdeki yıllarda da gelişmeye ve tartışılmaya devam edecektir.
İŞTE, HOLLANDA DEMOKRASİSİNE İMZA ATAN TÜRK KÖKENLİLERİN TAM LİSTESİ
TEMSİLCİLER MECLİSİ MİLLETVEKİLLİĞİ (Tweede Kamer)
Nebahat Albayrak: PvdA, 1998–2007, 2010–2012; Adalet’ten Sorumlu Devlet Bakanı.
Fadime Örgü: VVD, 1998–2002, 2003–2006.
Coşkun Çörüz: CDA, 2001–2012.
Nihat Eski: CDA, 2002–2010.
Fatma Koşer Kaya: D66, 2004–2010 ve 2015–2017.
Nevin Özütok: GroenLinks, 2006 -2009 ve 2017–2021.
Sadet Karabulut: SP, 2006–2021.
Keklik Yücel: PvdA, 2010 -2017.
Sultan Günal-Gezer: PvdA, 2012–2017.
Metin Çelik: PvdA, 2010–2012.
Yasemin Çegerek: PvdA, 2013–2017.
Cem Laçin: SP, 2017–2021.
Zihni Özdi: GroenLinks, 2017–2019.
Tunahan Kuzu: PvdA, 2012–2014 (2014’te PvdA’dan ayrılıp DENK’i kurdu).
Selçuk Öztürk: PvdA, 2012–2014 ( 2014’te PvdA’dan ayrılıp DENK’i kurdu)
Dilan Yeşilgöz-Zegerius: VVD, 2017–Adalet Bakanı ve şimdi siyasi lider.).
Mahir Alkaya: SP, 2018–2023.
Hülya Kat: D66, 2021–2023.
Nilüfer Gündoğan: Volt Partsisi, sonra da bağımsız 2021–2023.
Songül Mutluer: PvdA (şimdi GL-PvdA fraksiyonu) 2022–günümüzde
İsa Kahraman: NSC Partisi 2023-2025
Doğukan Ergin: DENK Partisi 2023-günümüzde
Etkin Armut: CDA 2025 günümüzde
Ulaş Köse: D66 2025 günümüzde
…ve tabii ki Günay Uslu: Kültür ve Sanat’tan Sorumlu Devlet Bakanı -D66
GÜNAY USLU: KÜLTÜR VE MEDYA DEVLET BAKANI:
Hollanda’da tanınan Türk kökenli kültür sanat uzmanı ve iş insanı Günay Uslu, bugüne kadar üstlendiği önemli görevlerle dikkat çekmeye devam ediyor.
10 Ocak 2022 – 1 Aralık 2023 arasında Hollanda hükümetinde Kültür ve Medya’dan sorumlu Devlet Bakanı olduktan sonra, ülkenin en büyük turizm şirketlerinden biri olan Corendon’un CEO’su olarak iş dünyasında da öne çıkmıştı.
Bir insanın hayat hikâyesi, sadece başarı listeleriyle ölçülmez. O kişinin yürüdüğü yollar, aşındırdığı eşikler, karşılaştığı engeller ve bu engeller karşısında yüzünden eksik etmediği gülümseme çok daha derin bir anlatıdır. Günay Uslu, işte böyle bir anlatının başkahramanıdır.
Hollanda’nın soğuk sabahlarında, göçmen bir ailenin çocuğu olarak başlayan bu hikâye, sıcak bir Anadolu evinin disipliniyle, Batı Avrupa üniversitelerinin entelektüel derinliğiyle ve kıtalar ötesi kültürel etkileşimle örülmüştür.
Günay Uslu, her şeyden önce bir kültür köprüsüdür.
Doğu ile Batı arasında, akademiyle halk arasında, tarih ile gelecek arasında…
Bir yanında Osmanlı arşivlerinden çıkan tozlu belgeler, öte yanında Amsterdam müzelerinde sergilenen çağdaş sanat eserleri.
Bir sabahını radyo mikrofonlarında Mozart’ın “Türk Müziği Sevgisi”ni anlatmakla geçirirken, akşamını Corendon’un otel yatırımlarıyla ilgili toplantılarda tamamlar.
Günay Uslu sadece görev alan değil, görev tanımını yeniden yazan bir lider. Akademi, siyaset, kültür, medya ve iş dünyası… Bu alanların her birinde ayrı ayrı değil, bir bütün olarak var olmayı başarmış bir kadın. Gülümsediğinde yalnızca yüzü değil, tarihi de aydınlatıyor.
NEDEN EN BAŞARILI?
Çünkü kariyerindeki her adımı tesadüf değil, bilinçli tercihlerle inşa etti. Kültür tarihçiliğinden akademisyenliğe, girişimcilikten siyasetçiliğe kadar pek çok alanda kalıcı katkılar sundu. Hollanda Kültür ve Medya Bakanlığı görevini sadece siyasi bir pozisyon olarak değil, içerik ve vizyon üreten bir platform olarak değerlendirdi.
NEDEN EN SEMPATİK?
Günay Uslu, zamanın Başbakanı Rutte ile görüşürken de kahkahasını atıyordu…
Çünkü tüm bu başarılarına rağmen ulaşılmaz bir figür olmadı. Gülümsediğinde samimiyet, konuştuğunda paylaşma arzusu hissedilir. Sert siyaset ortamlarında bile nezaketini koruyan, entelektüel üstünlüğünü kibire dönüştürmeyen, kararlılıkla zarafeti dengeleyen nadir isimlerden biri.
Ata Uslu’nun kızı, Atilay Uslu’nun kardeşi ama her şeyden önce: Günay Uslu’dur. O, yalnızca Türk toplumunun değil, Hollanda’nın da kıymetli bir yüzüdür.
GÜNAY USLU’NUN BUGÜNE KADAR YAPTIĞI İŞLER VE ATANDIĞI POZİSYONLAR
Kendisinden sitayişe söz ettiğim Günay Uslu için, hiç de abartı yapmadığımın katınına, aşağıdakileri okuduktan sonra siz de ikna olacaksınız.
Bakınız Günay Uslu’nun, hiç kimseye nasip olmayacak geçmişine:
İlkokul: Hollanda’da göçmen bir ailenin çocuğu olarak ilkokulu tamamladı.
Ortaokul – Lise: Hollanda’da eğitimine devam ederek üniversiteye hazırlandı.
1993: Amsterdam Yüksekokulu’nda Tarih öğretmenliği propaedeutic diploması.
1996: Amsterdam Üniversitesi’nde Hollanda Hukuku propaedeutic diploması.
2000’li yıllar: Amsterdam Üniversitesi’nde Kültür Bilimi ve Avrupa Kültür Tarihi alanlarında yüksek lisans (MA).
2015: Amsterdam Üniversitesi’nde doktora (Osmanlı İmparatorluğu’nda Kültür Politikaları üzerine).
Akademik görevler:
*Amsterdam Üniversitesi’nde kültür ve tarih araştırmacısı.
*Leiden Üniversitesi’nde Hoşgörü Kürsüsü’nde görev.
Kültürel ve sanatsal kurumlar:
*Amsterdam Eye Film Müzesi Konseyi Başkanı.
*Lahey’deki Maurits Müzesi Danışma Kurulu Üyesi.
*Rembrand Derneği Danışma Kurulu Üyesi.
*Allard Pierson Danışma Kurulu Üyesi.
*NIOD Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi.
İş dünyası:
*Corendon Turizm Grubu’nda çeşitli dönemlerde yöneticilik.
*Corendon Yan Vakfı Başkanlığı.
*2023 itibarıyla Corendon CEO’su.
Siyaset:
10 Ocak 2022 – 1 Aralık 2023 arasında Hollanda hükümetinde Kültür ve Medya’dan sorumlu Devlet Bakanı.
Kültürel görevler:
*2025 Boekenbon Edebiyat Ödülü Jüri Başkanlığı.
Son görev:
*2025 itibarıyla Hollanda Film Festivali Denetim Kurulu Başkanlığı.
FADİME ÖRGÜ – VVD (1998–2002, 2003–2006)
Karaman doğumlu Fadime Örgü, Hollanda’ya işçi olarak gelen bir ailenin çocuğu olarak büyüdü. Eğitimini Amsterdam Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra medya ve kültür alanlarında çalıştı. 1998’de liberal VVD partisinden milletvekili seçilerek parlamentoya giren ilk Türkiyeli kadınlardan biri oldu.
Milletvekilliği süresince özellikle medya politikaları, yayıncılık reformu ve kamu fonlarının şeffaf kullanımı üzerinde durdu. 2002’de kamu yayıncılığına ilişkin cesur çıkışlarıyla dikkat çekti. “Hollanda yayıncılığı toplumun çeşitliliğini yansıtmalıdır” diyerek verdiği önergeler, dönemin basın tartışmalarına damga vurdu.
Parlamentodan ayrıldıktan sonra Fadime Örgü’ye önemli görevler verildi. Amsterdam’daki bir iskân kooperatifinin yönetim kurulu başkanlığına getirildi, Hollanda Voleybol Federasyonu yönetiminde görev aldı ve daha sonra Surinam Futbol Federasyonu’nun Avrupa temsilciliğine seçildi. Bugün hâlâ kamu yönetimi ve spor diplomasisi alanında aktif bir isim olarak anılıyor.
NEBAHAT ALBAYRAK – PvdA (1998–2007, 2010–2012)
Şarkışla doğumlu Nebahat Albayrak, Hollanda’da hukuk eğitimi aldı ve kısa sürede PvdA saflarında yükseldi. 1998’de parlamentoya giren Albayrak, göç, entegrasyon ve adalet politikaları konularında etkili oldu.
2007–2010 yılları arasında Adalet Devlet Sekreterliği görevine getirildi. Bu dönemde, Hollanda kamuoyunda çok tartışılan “asielpardon” (iltica affı) yasasını hayata geçirdi; on binlerce belgesiz göçmenin yasal statüye kavuşmasını sağladı. Bu hamle hem insancıl hem de siyasi açıdan cesur bir adımdı.
Siyasetten ayrıldıktan sonra, Albayrak özel sektörde büyük bir kariyer yaptı. Önce Shell’in üst düzey yönetim kadrosuna katıldı, daha sonra Fortum enerji şirketinin yönetim kuruluna geçti. Bugün uluslararası enerji çevrelerinde tanınan bir yönetici olarak görev yapıyor.
Kamu yönetimindeki deneyimini uluslararası şirket yönetimine başarıyla taşıyan isimlerden biri olarak gösteriliyor.
COŞKUN ÇÖRÜZ – CDA (2001–2012)
Samsun’un Salıpazarı ilçesinde doğan Coşkun Çörüz, hukuk eğitimi alarak uzun süre avukatlık yaptı. 2001’de Hristiyan Demokrat Parti (CDA) listesinden parlamentoya girdi.
Hollanda siyasetinde uzun süre Hristiyan Demokratlar Partisi’nde milletvekilliği yapan Coşkun Çörüz, iki farklı tartışmanın merkezinde yer aldı. Bunlardan ilki 1915 olaylarının “soykırım” olarak adlandırılması konusunda, Hollanda parlamentosunda yürüyen ve Türk diasporası içinde de yankı uyandıran tartışmaydı.
İkincisi ise özellikle 2008 ile 2012 arasında yoğunlaşan “sorunlu gençler” konusunda, Fas kökenli gençlerle ilgili güvenlik ve ebeveyn sorumluluğu tartışmalarıydı. Aşağıda her iki başlığı, tarih ve kaynak göstererek, Çörüz’ün beyan ve tutumları ekseninde özetliyorum.
Ermeni soykırımı tartışmasındaki tutumu
Coşkun Çörüz’ün bu konudaki tutumu, 6 Ekim 2006 tarihinde Hollanda’nın Trouw gazetesinde Eildert Mulder imzasıyla yayımlanan bir röportajla netleşmişti.
Haberde, Çörüz şu ifadeleri kullanmıştı: “Hollanda toplumunda Ermeni soykırımı üzerine bir tartışma başlatmak istiyorum. 2004 yılında Hristiyan Birlik Partisi’nin önerisiyle Meclis’ten geçen ve 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak nitelendiren kararı herkesin kabul etmesi gerekir. Artık bu konuyu halka anlatmanın zamanı geldi.”
Çörüz, Türk toplumundaki en sert muhaliflere, özellikle de milliyetçi çevrelere ve Bozkurt’lara karşı bu görüşü savunmaya hazır olduğunu da belirtmişti: “Bu zor bir tartışma olacak. Ama hedefim, Türk toplumunun 2004’teki kararı içselleştirmesi” diyen Çörüz, daha önce “namus cinayetleri” konusundaki tabuların da zamanla yıkıldığını hatırlatarak benzer bir sürecin Ermeni meselesinde de yaşanabileceğini savunmuştu.
Çörüz’ün söyleşilerindeki “gerekirse en sert milliyetçilerle tartışırım” ve “müfredat, ders kitabı” vurguları, Hollanda Meclisi’nin çok yıllı çizgisiyle uyumludur.
Faslı gençler sorunu
Özellikle 2008 ile 2012 arasında gençlik şiddeti ile mücadelede sert tedbirler ve ebeveyn sorumluluğu ekseninde konumlanmasıdır. Bu eksen, Faslı gençler tartışması ile birleşince “ebeveynler de cezalandırılmalı” şeklindeki sert başlıklara ve haklı tepkilere yol açmıştır.
Topluca bakıldığında, Çörüz’ün çizgisi, partisinin o dönemdeki güvenlik ve düzen öncelikleri ile, Meclis’in 1915 olaylarına ilişkin kurumsal yaklaşımının kesişiminde şekillenmiştir. Bu nedenle hem diaspora içi kimlik tartışmalarını hem de ülke içi güvenlik gündemini aynı anda kesen, keskin ve tartışmalı bir portre ortaya çıkar.
Çörüz, Milletvekilliğinden ayrıldıktan sonra “altın yumurtalar” devreye girdi. Önce ‘Uluslararası Çocuk Kaçırma Merkezi’nin direktörlüğü’ne getirildi, ardından ‘Hollanda Arabulucular Federasyonu (MfN)’ başkanlığına seçildi. Bugün de hukuk ve insan hakları alanında danışmanlık yapmayı sürdürüyor.
NİHAT ESKİ – CDA (2002–2003, 2003–2006, 2009–2010)
Kastamonu’nun Tosya ilçesinde doğan Nihat Eski, 1970’li yıllarda Hollanda’ya gelen işçi kuşağının ikinci temsilcilerindendi. CDA içinde uzun yıllar sendika ve eğitim politikalarıyla ilgilendi.
Parlamentoya ilk kez 2002’de girdi. Eğitimde güvenlik, okul ortamında disiplin, öğretmenlerin statüsü ve gençlerin istihdamı konularında çok sayıda önerge sundu. Özellikle 2005’te “Okul Şiddeti ve Öğrenci Hakları” konulu girişimiyle dikkat çekti. 2009’da kısa bir aradan sonra yeniden Meclis’e döndü.
Milletvekilliğinden sonra Eski, sendikal hareketlerde ve kamu kurumlarında görev aldı. Uzun yıllar CNV Sendikası danışmanı olarak çalıştı. Halen yerel düzeyde toplumsal projelerde yer alıyor.
FATMA KOŞER KAYA – D66 (2004–2010, 2015–2017)
Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğan Fatma Koşer Kaya, Utrecht Üniversitesi’nde hukuk eğitimi aldı. D66 partisinden parlamentoya girerek sosyal liberal çizginin dikkat çeken bir sesi oldu.
Mecliste sosyal güvenlik, emeklilik reformu ve adalet politikaları üzerine öneriler verdi. Dönemin “Finansal Sistem Araştırma Komisyonu”nda yer aldı. Çalışmaları, özellikle kadınların istihdamda güçlenmesi ve sosyal yardımların daha adil hale getirilmesi yönündeydi.
Milletvekilliğinden sonra kamu yönetimi sahnesinde yıldızı parladı. Önce Wassenaar Belediyesi’nde başkan yardımcısı (wethouder) oldu, ardından Amersfoort Belediyesi’nde aynı görevi sürdürdü. Bugün Hollanda’nın en önemli bağımsız denetim kurumlarından biri olan Tüketici ve Piyasalar Kurumu’nun (ACM) başkanlığını yürütüyor..
SADET KARABULUT – SP (2006–2021)
Aslen Dersimli bir ailenin çocuğu olan Sadet Karabulut, Hollanda’nın Dordrecht kentinde doğdu. Babası 1960’larda Hollanda’ya işçi olarak gelen ilk kuşaktan. Karabulut, Amsterdam Üniversitesi’nde sosyoloji eğitimi aldıktan sonra sendikacılığa yöneldi ve Sosyalist Parti (SP) saflarında siyasete atıldı.
2006 yılında parlamentoya girdiğinde, Hollanda siyasetinde sınıfsal eşitsizlik ve toplumsal adalet konularını açık bir dille gündeme taşıdı. Sosyal yardımların güçlendirilmesi, düşük gelirli ailelerin korunması ve genç işsizliğin azaltılması konularında onlarca önerge verdi. 2018’de Irak’ın Hawija kentindeki bombardımanda ölen sivillerin hesabını sormasıyla ulusal çapta ses getirdi.
Kürt kökenli ve Alevi kimliğini kamuoyunda açıkça dile getiren Karabulut, 2021’de aktif siyaseti bıraktıktan sonra çeşitli sivil toplum kuruluşlarında danışmanlık yapmayı ve sosyal politika alanındaki görüşlerini kamuoyuyla paylaşmayı sürdürdü. Bu süreçte, Amsterdam Belediye Başkanı Femke Halsema tarafından danışmanlık görevine getirildi.
NEVİN ÖZÜTOK – GROENLINKS (2006 [kısa], 2017–2021)
Adana doğumlu Nevin Özütok, 1970’lerde ailesiyle birlikte Hollanda’ya geldi. Eğitimini tamamladıktan sonra sendikal alanda ve Amsterdam belediyesinde uzun süre çalıştı. GroenLinks partisinden seçilerek parlamentoya giren Özütok, demokrasi, kamu yönetimi ve işçi hakları konularında uzmanlaşmış bir siyasetçidir.
Parlamentoda kamu çalışanlarının koşullarını iyileştirmeye yönelik girişimleriyle tanındı. “Devlet, yalnızca vatandaşlardan değil, çalışanlarından da adaletle sorumludur” sözü, dönemin kamu personeli reformu tartışmalarında sıkça anıldı.
2021’de milletvekilliğini bıraktıktan sonra, 2024’te Beverwijk Belediyesi’nde Başkan Yardımcılığı (Wethouder) görevine getirildi. Bugün de yerel yönetim deneyimini sosyal politika ve kamu yönetimi alanında sürdürmeye devam ediyor.
METİN ÇELİK – PvdA (2010–2012)
Gölcük doğumlu Metin Çelik, genç yaşta Hollanda’ya göç eden bir ailenin ferdi. Rotterdam’da polis olarak görev yaparken siyasete adım attı. 2010’da PvdA listesinden parlamentoya seçildi. Polislikten edindiği kamu hizmeti deneyimini parlamentoya taşıyan isimlerden biri oldu.
Milletvekilliği döneminde eğitim, gençlik ve entegrasyon politikaları üzerine yoğunlaştı. Okul devamsızlığı, öğretmen kalitesi ve göçmen çocukların fırsat eşitliği konularında önemli önergeler sundu. Hollanda’da polis kökenli ilk Türkiyeli milletvekili olarak dikkat çekti.
2014’te PvdA’dan ayrılarak Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk ile birlikte DENK Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı. 2019’dan bu yana Güney Hollanda Eyalet Meclisi DENK Grup Başkanı olarak görev yapıyor. Ayrıca eyalet düzeyinde “Güvenlik ve Eğitim Komisyonu”nda aktif bir rol sürdürüyor.
KEKLİK YÜCEL – PvdA (2010 [kısa], 2012–2017)
Konya’nın Cevizli kasabasında doğan Keklik Yücel, Hollanda’da büyüyüp eğitimini tamamladıktan sonra Deventer Belediyesi’nde siyaset sahnesine çıktı. 2010’da kısa süreliğine, ardından 2012’de kalıcı olarak parlamentoya girdi.
Yücel, özellikle kadın hakları, LGBTI+ eşitliği, toplumsal cinsiyet adaleti ve istihdam konularındaki önergeleriyle tanındı. “Emansipasyon yalnızca kadınlar için değil, toplumun tümü için bir kazanımdır” diyerek parlamentoda dikkat çekici konuşmalar yaptı.
Görev süresince ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı verdiği mücadeleyle sivil toplumun takdirini kazandı. 2017’de siyaseti bıraktıktan sonra, çeşitli kamu kurumlarında yöneticilik ve danışmanlık görevleri üstlendi.
TUNAHAN KUZU – PvdA → DENK (2012–2023)
Hollanda parlamentosunu ziyareti sırasında, Netanyahu’nun
elini sıkmayan Kuzu, siyasi kariyerine bir renk katmıştı. Bu tavrı, hem destekleyenler hem de eleştirenler tarafından uzun süre tartışıldı ve siyasi kariyerinin en çok konuşulan anlarından biri olarak hafızalarda kaldı.
İstanbul doğumlu Tunahan Kuzu, Leiden Üniversitesi mezunu bir kamu yöneticisidir. 2012’de PvdA’dan parlamentoya seçildi, ancak 2014’te partisiyle fikir ayrılığına düşerek Selçuk Öztürk’le birlikte DENK Partisi’ni kurdu.
Kuzu, Hollanda siyasetinde İslamofobi, ayrımcılık, entegrasyon politikaları ve sosyal adalet başlıklarında öne çıktı. “DENK, Hollanda’daki göçmenlerin sesi olacaktır” sözü, partinin manifestosu hâline geldi. Parlamentoda azınlık hakları, ayrımcılıkla mücadele ve dış politika konularında yüzlerce soru ve önerge sundu.
Hollanda siyasetinde göçmen kökenli en tanınmış isimlerden biri olmayı sürdürüyor.
SELÇUK ÖZTÜRK – PvdA → DENK (2012–2021)
Kütahya doğumlu Selçuk Öztürk, 1990’lı yıllarda Roermond’da yerel siyasete atıldı. 2012’de PvdA’dan parlamentoya seçildi; 2014’te Tunahan Kuzu ile birlikte PvdA’dan ayrılarak DENK Partisi’nin ikinci kurucusu oldu.
Parlamentoda istihdam, ekonomi ve sosyal güvenlik alanlarında etkili oldu. “Eşit işe eşit ücret” önergesiyle göçmen kökenli işçilerin haklarını savundu. Ayrıca sağlık sektöründe ayrımcılıkla mücadeleye ilişkin önemli parlamento soruları yöneltti.
Hâlen Limburg bölgesinde iş dünyası ile sivil toplum kuruluşları arasında köprü kurmaya devam ediyor; girişimcilik, toplumsal katılım ve göçmen örgütlenmesi alanlarında çalışmalarını sürdürüyor.
SULTAN GÜNAL-GEZER – PvdA (2012–2017)
Antakya doğumlu Sultan Günal Gezer, çocuk yaşta ailesiyle birlikte Hollanda’ya göç etti. Eğitimini bu ülkede tamamladıktan sonra sosyal politika ve yerel yönetim alanlarında çalışmaya başladı. Uzun yıllar göçmen çocukların eğitimini destekleyen “Opstap” programında proje koordinatörü ve eğitim görevlisi olarak görev yaptı.
Siyasi kariyerine 2002 yılında Noord-Brabant eyaletindeki Uden Belediyesi’nde meclis üyesi olarak adım atan Günal Gezer, 2006 yılında aynı belediyede wethouder (belediye başkan yardımcısı) oldu. 2012 yılına kadar yürüttüğü bu görevde sosyal işler, istihdam, yoksullukla mücadele ve toplumsal katılım alanlarında önemli projelere imza attı.
Yerel yönetimlerdeki başarılı çalışmaları, onu ulusal siyasete taşıdı. 8 Kasım 2012’de PvdA’dan milletvekili seçilen Günal Gezer, 2012-2017 yılları arasında özellikle savunma politikaları, askeri teçhizat, uluslararası güvenlik ve deniz korsanlığıyla mücadele konularında çalıştı. Aynı dönemde NATO Parlamenter Asamblesi‘nde Hollanda delegasyonu içinde görev aldı.
Aktif parlamenter siyasetten ayrıldıktan sonra da yerel yönetim, sosyal ekonomi ve toplumsal projeler alanındaki çalışmalarını sürdürmeye devam etmektedir.
YASEMİN ÇEGEREK – PvdA (2013–2017)
Enschede doğumlu Yasemin Çegerek, Türkiye kökenli bir işçi ailesinin kızı. Eğitimini tamamladıktan sonra Gelderland Eyalet Meclisi’nde siyaset yaptı. 2013’te PvdA’dan parlamentoya girerek çevre ve altyapı konularında sözcülük üstlendi.
Çevre, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi üzerine verdiği önergelerle dikkat çekti. “Doğa, yalnızca korunması gereken değil; yeniden kazanılması gereken bir değerdir” sözü, Yeşil Dönüşüm tartışmalarında sıkça anıldı.
Milletvekilliğinden sonra Heerde Belediyesi Başkan Yardımcılığı (Wethouder) görevine getirildi ve hâlen bu görevini sürdürüyor. Yerel yönetimlerde çevre ve sürdürülebilirlik politikalarının önde gelen isimlerinden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.
ZİHNİ ÖZDİL – GROENLINKS (2017–2019)
Nevşehir’in Kozaklı ilçesinde doğan Zihni Özdil, Rotterdam Erasmus Üniversitesi’nde tarih eğitimi aldı ve akademisyen olarak tanındı. 2017’de GroenLinks listesinden parlamentoya girdi.
Meclisteki kısa döneminde yükseköğretim, emek piyasası ve sosyal eşitlik konularında öneriler sundu. “Eşit fırsat, sadece eğitimle değil, sistemle mümkündür” diyerek Hollanda’daki göçmen gençlerin eğitimde yaşadığı zorlukları gündeme getirdi.
2019’da parti içi fikir ayrılıkları nedeniyle GroenLinks’ten ayrıldı. Siyasetten sonra yazarlık ve yorumculuk yapmaya başladı. Bugün bağımsız yazar ve siyaset yorumcusu olarak, Hollanda medyasında yer buluyor.
CEM LAÇİN – SP (2017–2021)
Türkiyeli işçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Cem Laçin, küçük yaşlardan itibaren emek hareketiyle iç içe büyüdü. Uzun yıllar FNV Sendikası bünyesinde görev yaptıktan sonra, Sosyalist Parti’den parlamentoya girdi.
Ulaştırma, iş güvenliği ve çalışan sağlığı konularında aktif çalıştı. Özellikle demiryolu çalışanlarının koşullarına ilişkin verdiği önergeler ve kimyasal maddeye maruz kalan işçilerin hakları üzerine yaptığı konuşmalar geniş yankı uyandırdı.
2021 seçimlerinde meclis dışında kaldı. Şimdilerde çalışma hayatı ve işçi hakları üzerine sivil toplum projelerinde görev alıyor.
MAHİR ALKAYA – SP (2018–2023)
Amsterdam doğumlu Mahir Alkaya, endüstriyel tasarım eğitimi aldı. 2018’de SP’den parlamentoya girdiğinde Hollanda basınında “teknolojiye kafa yoran sosyalist” olarak tanındı.
Finans ve vergilendirme alanında yaptığı çalışmalarla dikkat çekti. Kripto paralar, dijital finansal sistemler ve gelir eşitsizliği konularında çok sayıda önerge sundu. 2020’de hazırladığı “Eşit Vergi, Adil Sistem” başlıklı girişimiyle büyük destek kazandı.
2023’te aktif siyaseti bıraktı. Aktif siyasetten ayrıldıktan sonra mühendislik ve teknoloji alanındaki çalışmalarını sürdürürken, dijital ekonomi ve finansal etik konularında konferanslar vermeye devam ediyor.
DİLAN YEŞİLGÖZ-ZEGERİUS – VVD (2017–2021, 2023 )

Dilan Yeşilgöz, çalışma odasında, duvara asılı ninesinin kalaşnikoflu fotoğrafı ile…
Ankara doğumlu Dilan Yeşilgöz, çocuk yaşta ailesiyle Hollanda’ya sığındı. Politikaya Amsterdam Belediye Meclisi’nde başladı, ardından VVD’den parlamentoya girdi.
Mecliste adalet, güvenlik ve organize suçla mücadele konularında öne çıktı. “Özgürlük, korkusuz yaşamak demektir” sözü, VVD’nin güvenlik politikalarının sloganına dönüştü. 2022’de Adalet ve Güvenlik Bakanı, 2023’te ise VVD Genel Başkanı oldu.
2026 yılı başında kurulan Azınlık Kabinesi’nde Savunma Bakanı ve Başbakan yardımsısı olarak görev aldı. Böylece Hollanda siyasetinde hem parti liderliği hem de kabinedeki en önemli görevlerden birini üstlenen Türk kökenli siyasetçiler arasındaki yerini korudu.
HÜLYA KAT – D66 (2021–2023)
Amsterdam doğumlu Hülya Kat, siyaset bilimi eğitiminin ardından D66 partisinde yükseldi. 2021’de parlamentoya girdi.
Sosyal adalet, borç yönetimi, çocuk yardımları (toeslagenaffaire) ve adalet reformu konularında etkili oldu. “Bir hata, devletin değil; devlet adına yanlış yapan sistemin hatasıdır” diyerek vatandaş odaklı reform çağrısında bulundu.
2023 yılında parlamentodan ayrıldıktan sonra hukuk ve sosyal politika alanındaki çalışmalarını sivil toplum ve danışmanlık faaliyetleriyle sürdürmeye devam etti.
NİLÜFER GÜNDOĞAN – VOLT → BAĞIMSIZ (2021–2023)
Tunceli doğumlu, Zaza-Alevi kökenli Nilüfer Gündoğan, genç yaşta Hollanda’ya göç etti. 2021’de Volt partisinden seçilerek parlamentoya girdi.
Avrupa Birliği politikaları, eğitim reformu ve kadın hakları konularında aktifti. Ancak 2022’de partisiyle yaşadığı anlaşmazlık sonucu bağımsız milletvekili olarak görevine devam etti.
Partisiyle yaşadığı ayrılığın ardından ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran hukuki sürecin sonrasında siyasetten çekildi. Bugün bağımsız bir aktivist ve konuşmacı olarak sosyal medya üzerinden çalışmalarını sürdürüyor.
SONGÜL MUTLUER – GL-PvdA (2022 )
Zaanstad Belediyesi’nde uzun yıllar belediye başkan yardımcılığı görevinde bulunan Songül Mutluer, 2022’de GroenLinks-PvdA ortak grubundan parlamentoya girdi.
Kadın cinayetleri, eşitlik politikaları ve emniyet konularında güçlü bir ses oldu. “Bir kadının yaşam hakkı, devletin onurudur” sözleriyle mecliste büyük takdir topladı.
Halen görevine devam eden Mutluer, Hollanda’da kadın hakları ve güvenlik politikaları alanında öne çıkan siyasetçilerden biri olarak görevini sürdürüyor.
İSA KAHRAMAN – NSC (2023–2025)
Midyat doğumlu İsa Kahraman, Süryani (Arami) kökenli bir siyasetçidir.
Hollanda siyasetine 2023’te NSC (Yeni Sosyal Sözleşme) partisiyle adım attı. Daha önce Rijssen-Holten Belediye Meclisi’nde CDA üyesiydi.
Kahraman, Meclis’te dış politika, savunma, dini azınlıklar ve Orta Doğu’daki Hristiyan toplulukların korunması konularında dikkat çekti. Süryani diasporasının sesi olarak tanındı ve soykırımların tanınması, dini özgürlükler ve insani yardım alanlarında önergeler sundu.
Kamuoyunda dürüstlüğü ve kapsayıcı diliyle saygı kazandı. 2025 seçimlerinde listede yer almadı ancak, Süryani toplumunun ve Hristiyan sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına katkı sunmayı sürdürüyor.
DOĞUKAN ERGİN DENK PARTİSİ- 2023
Hollanda siyasetinde son yıllarda dikkat çeken genç isimlerden biri olan Doğukan Arif Ergin, 27 Mart 1992 tarihinde Hollanda’nın Schiedam kentinde dünyaya geldi. Göçmen kökenli bir aileden gelen Ergin, çocukluk ve gençlik yıllarını Rotterdam ve çevresinde geçirdi. Erken yaşlardan itibaren toplum meselelerine ilgi duyan Ergin, özellikle gençlerin eğitimi, göçmen toplumların temsili ve sosyal eşitlik konularında aktif bir duruş sergiledi. Bu ilgi, ilerleyen yıllarda onu yerel siyasetten ulusal parlamentoya uzanan bir siyasi yolculuğa taşıdı.
Eğitim hayatına Vlaardingen’de bulunan Het College Vos adlı okulda başladı ve burada HAVO düzeyinde ortaöğrenimini tamamladı. Daha sonra yükseköğrenim için kamu yönetimi ve kamu yönetimi politikaları alanını tercih etti.
Siyasi kariyerine giden yolda önemli bir aşama, sivil toplum çalışmalarında edindiği deneyim oldu. 2013 ile 2015 yılları arasında Türkler İçin Danışma Kurulu IOT’nin gençlik bölümünün başkanlığını yürüttü. Bu görev kapsamında gençlerin kamu kurumlarıyla iletişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yaptı.
2018 yılı ise onun siyasi kariyerinde bir dönüm noktası oldu. 29 Mart 2018 tarihinde Schiedam Belediye Meclisi üyeliğine seçildi. Aynı yıl, Hollanda parlamentosunda DENK partisinin önde gelen isimlerinden Tunahan Kuzu’nun danışmanı ve politika yardımcısı olarak çalışmaya başladı. 2018 ile 2022 yılları arasında yürüttüğü bu görevde parlamenter çalışmaların hazırlık süreçlerinde yer aldı ve çeşitli politika alanlarında araştırmalar yaptı.
2021 ile 2022 yılları arasında DENK’in Tweede Kamer fraksiyonunda resmi sekreter olarak görev yaptı. Bu dönemde parlamenter çalışmaların koordinasyonunda ve siyasi strateji geliştirme süreçlerinde aktif rol aldı.
Doğukan Ergin’in yerel yönetimdeki en önemli görevi ise Schiedam Belediye Başkan Yardımcılığı (wethouder) oldu. 6 Temmuz 2022 tarihinde göreve başlayan Ergin, bu görevini 12 Aralık 2023 tarihine kadar sürdürdü.
Ergin, 22 Kasım 2023 tarihinde yapılan Hollanda genel seçimlerinde DENK partisinden milletvekili seçilerek 6 Aralık 2023 tarihinde Hollanda Temsilciler Meclisi (Tweede Kamer) üyeliğine başladı. Böylece yerel yönetimden ulusal siyasete geçen genç politikacılardan biri oldu.
2025 yılında yapılan genel seçimlerde 20 binin üzerinde tercih oyu alarak seçmenler arasında güçlü bir destek gördüğünü ortaya koymuştur. Bu sonuç, Ergin’in hem parti tabanı hem de geniş bir seçmen kitlesi içinde tanınırlığını artıran önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.
Bugün Doğukan Ergin, Hollanda parlamentosunda görev yapan genç siyasetçiler arasında yer almakta ve özellikle gençlik politikaları, sosyal eşitlik, eğitim ve dijital dönüşüm konularındaki çalışmalarıyla dikkat çekmektedir. Yerel yönetim deneyimini ulusal parlamentoya taşıyan Ergin, Hollanda siyasetinde gelecekte daha önemli görevler üstlenmesi beklenen isimler arasında gösterilmektedir.
ETKİN ARMUT- 2025
Etkin Armut, Hollanda siyasetinde son yıllarda öne çıkan genç isimlerden biridir. 12 Kasım 2025 tarihinde Hollanda Parlamentosu olan Tweede Kamer der Staten-Generaal üyeliğine seçilmiş ve Christen-Democratisch Appèl partisinin milletvekilleri arasında yer almıştır. Daha önce Groningen belediye meclisinde görev yapmış olan Armut, özellikle eğitim politikaları ve toplumsal sorunlar üzerine yürüttüğü çalışmalarla dikkat çekmektedir.
Etkin Armut 17 Ağustos 1998 tarihinde Hollanda’nın Assen kentinde doğdu. Çocukluk ve gençlik yıllarını Hoogezand kasabasında geçirdi. Ailesi Türkiye’nin güneydoğusundan Hollanda’ya göç etmiş Kürt kökenli bir aileye mensuptur.
Genç yaşlardan itibaren eğitim ve toplumsal konulara ilgi duyan Armut, lise yıllarında eğitim alanında stajlar yaparak öğretmenlik mesleğine yöneldi. Aynı dönemde eğitim kurumlarında yardımcı öğretmen olarak çalışarak deneyim kazandı.
ULAŞ KÖSE – D66 2025
1997 yılında Noord-Brabant eyaletinin Oosterhout kentinde doğan Ulaş Köse, çocukluk ve gençlik yıllarını Dongen’de geçirdi. Eğitim hayatı boyunca münazara ve öğrenci faaliyetlerinde aktif rol aldı. Üniversite eğitiminin ardından enerji dönüşümü ve sürdürülebilirlik alanında çalışarak çevre politikaları ve enerji altyapısı üzerine uzmanlaştı.
Siyasi yaşamına Demokratlar 66 (D66) Partisi saflarında başlayan Köse, önce Dongen Belediye Meclisi’nde görev yaptı. 2025 yılında Hollanda Temsilciler Meclisi’ne (Tweede Kamer) seçilerek parlamentoya giren genç siyasetçiler arasında yer aldı.
Parlamentoda özellikle iklim politikaları, enerji dönüşümü, konut krizi, dijitalleşme ve uluslararası iş birliği konularına odaklanmaktadır. Sürdürülebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması, elektrik şebekesinin güçlendirilmesi ve gençler ile ilk kez ev sahibi olacaklar için daha erişilebilir konut politikalarını savunmaktadır.
Parlamentodaki ilk konuşmalarından birinde kendisini “Dongen’den gelen Türk kökenli genç bir Hollandalı” olarak tanımlayan Köse, toplumun farklı kesimleri arasında dayanışmanın önemini vurguladı. Bugün Hollanda siyasetinde yeni kuşağın öne çıkan temsilcilerinden biri olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Bir zamanlar işçi olarak Hollanda’ya gelen bir kuşağın çocukları ve torunları bugün parlamentoda, senatoda, belediyelerde ve hükümette görev yapıyor. Bu tablo, yalnızca Türk toplumunun başarısını değil, Hollanda demokrasisinin değişen ve zenginleşen yapısını da gösteriyor. Bu hikâye henüz tamamlanmış değildir; önümüzdeki yıllarda yeni isimler de bu uzun yürüyüşe katılacaktır.
HOLLANDA’DA SENATÖR OLMUŞ
TÜRK KÖKENLİLER
DÜZGÜN YILDIRIM: SP ve sonra bağımsız 2007–2011)
2007 yılında yapılan yerel seçimler sonrasında senatoya seçilen ilk Türk olan Düzgün Yıldırım, 18 Ağustos 1963 doğumlu. 1980 darbesinden sonra Hollanda’ya iltica eden Yıldırım, gündüzleri çalışırken, geceleri de tahsiline devam etti. Hengelo’da Çok Kültürlü Gençlik Merkezi’ni kurdu ve 1994 yerel seçimlerinde Zwolle Belediye Meclisi’ne seçildi. Daha sonraki seçimde de aynı başarıyı gösteren Yıldırım, aynı zamanda Overijssel İl Genel Meclisi’ne seçildi ve grup başkanı oldu. 2007 yılında yapılan Senato seçimlerinde listenin 18’inci sırasındaydı ama tercihli oylarla seçildi. Ne var ki, bağlı olduğu Sosyalist Partisi, Düzgün Yıldırım’ın aldığı tercihli oyları önemsemedi ve istifa ederek yerini listenin üst sıralarındaki birine devretmesini istedi. Yıldırım bu isteğe olumsuz yanıt verdi. Bunun üzerine parti başkanı Marijnissen 17 Temmuz 2007’de ‘kesin istifa’ ültimatomunu verince ipler koptu. Yıldırım , 7 Eylül 2007 günü senatörlükten değil, partisinden istifa etti ve Solidara adlı partisini kurarak siyasete devam etti.
Katıldığı Pauw &Witteman TV programı ile popülaritesi artan Yıldırım, 2009 yılında yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerine aynı parti adına katıldı ama kazanamadı.
HAMİT KARAKUS: PvdA, 2021–2023)
22 Şubat 1965 Kırşehir doğumlu Hamit Karakuş, 1960’lı yıllarda Hollanda’ya gelen babasının ardından 1973 yılında ailesiyle birlikte Hollanda’ya geldi. Bir yandan eğitimini tamamlarken, diğer yandan babası gibi bir halıcı firmasında çalıştı.
Polislik yaptığı yıllarda, politikaya ilgi duyan Karakuş, İşçi Partisi adayı olarak girdiği seçimlerde kazanamamıştı. Ama Karakuş’un yeteneğini fark eden parti yöneticileri, O’nu Rotterdam İl Başkan Yardımcısı yaptılar.
2002-2006’da İl Başkan Yardımcısı olan Karakuş, 2006’daki yerel seçimlerde, Rotterdam Belediye Meclisi’ne girmeyi başardı.
Karakuş, ‘Lokoburgemeester’ sıfatı ile, Belediye Başkanı’nın olmadığı zamanlarda Başkanlık koltuğuna oturuyordu.
Rotterdam Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra 2021’de Senato’ya (Eerste Kamer) girdi.
Senato’daki görevi süresince konut krizi, kira kontrolü ve şehir planlaması konularında raporlar hazırladı. Sakin üslubu ve uzlaşıcı çizgisiyle tanındı.
2023 yılında Senato’daki görevini tamamlayan Karakuş, aynı yıl Kuzey Hollanda Polis Teşkilatı Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Bugün kamu yönetimi alanındaki çalışmalarını bu görevde sürdürüyor.
Karakuş, Düzgün Yıldırım’dan sonra, ‘Türk asıllı ikinci Senatör’ olmayı başarmış bir siyasetçi olarak tarihe geçti.
MERYEM KARAASLAN KILIÇ -D66 2026
Hollanda Senatosu’ndaki Türk kökenli temsil zincirine en son eklenen isim Meryem Karaaslan Kılıç oldu. D66 Partisi adına Senato’ya giren Karaaslan Kılıç 2026 yılında yemin ederek görevine başladı.
Türkiye kökenli bir ailenin çocuğu olarak Hollanda’da yetişen Karaaslan Kılıç uzun yıllardır kamu yönetimi ve sosyal politika alanlarında aktif görevler üstlendi. Siyasi çalışmalarında özellikle eğitim, fırsat eşitliği ve toplumda katılım konularına ağırlık verdi.
Böylece Hollanda Senatosu’nda bugüne kadar görev yapan Türk kökenli isimlerin sayısı üçe yükselmiş oldu. Daha önce Düzgün Yıldırım ve Hamit Karakuş Senato’da görev yapmıştı.
Meryem Karaaslan Kılıç’ın Senato’ya seçilmesi, Hollanda’daki Türk toplumunun yarım asrı aşan siyasal temsil yolculuğuna yeni bir halka ekledi. Böylece Türk kökenli siyasetçilerin yalnızca Temsilciler Meclisi’nde değil, Senato’da da kalıcı bir temsil geleneği oluşturduğu bir kez daha
ortaya çıktı.