Mersin’in çözüm bekleyen onlarca ağır sorunu var.

İşsizlik büyüyor, gençler geleceklerini başka şehirlerde arıyor. Çiftçi artan maliyetlerin altında eziliyor. Emekli geçinemiyor. Esnaf ayakta kalmaya çalışıyor. Liman trafiği şehri kilitliyor; çevre, ulaşım ve kentleşme sorunları her geçen gün daha da derinleşiyor.

Böylesine ciddi meselelerin yaşandığı bir şehirde siyaset kurumunun görevi; komik videolar çekmek, sosyal medyada birkaç saniyelik görüntülerle görünür olmaya çalışmak değildir.

Elbette siyaset halka ulaşmalı, toplumun dilini anlamalı ve iletişimin bütün imkânlarından yararlanmalıdır. Ancak iletişim başka, ciddiyetsizlik başkadır. Mizah kullanılabilir; fakat fikir, proje ve saha çalışmasının yerini alamaz.

Bugün Anahtar Parti’nin Mersin teşkilatında asıl konuşulması gereken mesele tam olarak budur.

İl divanı; insanların kamera karşısında nasıl görüneceğinin tartışıldığı bir içerik masası değil, Mersin’in geleceğine ilişkin kararların üretildiği siyasi bir akıl merkezi olmalıdır. O masada liyakat, tecrübe, toplumsal karşılık, proje ve sorumluluk bulunmalıdır.

Siyaset; arkadaşlık ilişkileriyle makam dağıtma, birbirini alkışlayan dar kadrolar oluşturma ve sosyal medya etkileşimini başarı sanma alanı değildir. Bir teşkilatın gücü, paylaştığı videoların izlenme sayısıyla değil; vatandaşın hayatına ne kadar dokunduğuyla ölçülür.

Mersin halkı siyasetçiden skeç değil, çözüm bekliyor.

Çiftçi için hangi proje hazırlandı?

Gençlerin işsizliği konusunda nasıl bir yol haritası oluşturuldu?

Limanın şehre yüklediği trafik ve çevre sorunları için hangi çalışma yapıldı?

İlçelerde güçlü, liyakatli ve toplumda karşılığı bulunan kadrolar kurulabildi mi?

Vatandaşın sofrasına, esnafın borcuna, emeklinin geçim mücadelesine dokunan hangi somut öneri ortaya konuldu?

Bu sorulara verilecek güçlü cevaplar yoksa kameraların önünde sergilenen neşeli görüntüler, teşkilatın eksiklerini örtemez.

Daha da önemlisi, liyakatin olmadığı yerde kurumsal kimlik gelişmez. Görevler ehliyete göre değil yakınlığa göre dağıtılırsa; eleştirenler dışlanıp yalnızca alkışlayanlar öne çıkarılırsa orada ortak akıl da siyasi başarı da oluşmaz.

Siyasette ciddiyet; asık suratlı olmak değildir. Ciddiyet, taşıdığı sorumluluğun farkında olmaktır. Konuşmadan önce çalışmak, makam istemeden önce emek vermek ve sosyal medyada görünmeden önce sahada vatandaşın karşısına çıkabilmektir.

Anahtar Parti yeni bir siyasi anlayış iddiasıyla yola çıktıysa, Mersin’de de bu iddianın ağırlığına uygun hareket etmek zorundadır. Yeni bir tabela kurmak kolaydır; yeni bir siyaset kültürü oluşturmak ise liyakatli kadrolar, disiplinli çalışma ve güçlü bir irade gerektirir.

Aksi hâlde değişen yalnızca partinin adı olur; eski yanlışlar yeni tabelaların altında yaşamaya devam eder.

Mersin’in siyaseti ciddiyete, liyakate ve gerçek projelere ihtiyaç duyuyor. İl divanları içerik üretim stüdyosu değil, çözüm üretme makamıdır.

Çünkü halkın derdi komik değildir.

Mersin’in kaybedecek zamanı hiç değildir.