"Mersin Ticaret Borsası'nın 100. yılında, Başkan Abdullah Özdemir bana kentin hafızasına kazınan isimleri ve unutulmayan yılları yeniden hatırlattı. Bu yazı, bir vefa duygusunun ve Mersin'e iz bırakan insanların hatırasınadır..."

Bazı insanlar vardır; onları gördüğünüzde sadece kendilerini değil, bir dönemi hatırlarsınız.
Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir de benim için böyle isimlerden biridir. Onu her gördüğümde genç gazetecilik yıllarım gözümün önünden geçer. Çünkü Abdullah Özdemir, çalışkanlığı, zekâsı, dostlarına verdiği değer ve mütevazı kişiliğiyle Mersin'in yetiştirdiği özel yöneticilerden biridir.
Aslında Abdullah Başkan bana sadece geçmişi değil, Mersin'in altın yıllarını da hatırlatıyor.
Bir zamanlar bu kentte görev yapan valiler vardı. Sabahattin Çakmakoğlu, Gökhan Aydıner, Özdemir Hanoğlu, Atilla Osmançelebioğlu, Teoman Ünüsan ve Hüseyin Aksoy...
Emniyet müdürleri vardı. Naci Parmaksız, Mehmet Gündoğdu, Halil İbrahim Özkan, Hasan Özdemir, Akın Küçükbarak ve Süleyman Ekizer...
Belediye başkanları vardı. Kaya Mutlu, H. Okan Merzeci ve Tarsus'un unutulmaz belediye başkanı Bedrettin Sarpkaya...
İş dünyasında Ahmet Uyar, Hamit Hayfavi, Kadri Şaman, İsa Öner, Necati Naran ve daha niceleri...
Bu isimlerin ortak bir özelliği vardı.
Görevlerini yaparken halktan kopmaz, yürüdükleri sokaklarda insanların sevgisiyle karşılanırlardı. Makamlarıyla değil, kişilikleriyle iz bırakırlardı. Kentle kavga etmez, kentle birlikte yaşarlardı.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yaptığım yıllarda bu isimlerin hemen hepsini yakından tanıma fırsatı buldum. Aralarında farklı siyasi görüşler, farklı karakterler vardı ama ortak noktaları Mersin sevgisiydi.

Picsart 26 06 17 06 17 45 334
Abdullah Özdemir de işte bu geleneğin yaşayan temsilcilerinden biridir.
Onun pozitif enerjisi, güler yüzü ve insan ilişkilerindeki samimiyeti her zaman dikkatimi çekmiştir. Olduğu gibi görünen, görünmeye çalıştığı gibi olmayan bir insandır.
2006 yılının ocak ayında Mersin'e yeni atanan Vali Hüseyin Aksoy'u karşılamak için düzenlediğimiz bir balo hâlâ hafızamdadır. Ayağının tozuyla Hilton'daki geceye katılan Sayın Aksoy'u karşılamıştık. Gece ilerleyip dans müziği başladığında Abdullah Özdemir ve değerli eşi piste çıkmıştı.
Galatasaray eğitimi almış Abdullah Başkan'ın zarafeti, eşiyle birlikte sergilediği uyum ve tango figürleri salondakilerin takdirini toplamıştı. O gece kendisini bir kez daha sevmiş, bir kez daha takdir etmiştim.
Aradan yıllar geçti.
Zaman zaman görüşür, sohbet ederiz. Çoğu zaman aynı cümlede buluşuruz:
"Birbirimizi sık görmesek de sevgimiz hiç eksilmedi."
Gerçekten de öyledir.
Geçtiğimiz günlerde eski yol arkadaşım Ercan Güneş aradı. Mersin Ticaret Borsası'nın 100. kuruluş yılı balosunda Abdullah Başkan'ın beni özellikle davetliler arasında görmek istediğini söyledi.
Bu davet beni hem mutlu etti hem de duygulandırdı.
Çünkü Abdullah Özdemir bugün sadece bir kurumun başkanı değildir. Aynı zamanda Mersin'in ticari, sosyal ve kültürel hafızasını taşıyan isimlerden biridir.
Dahası, Mersin Ticaret Borsası gibi bir asırdır bu kente hizmet eden köklü bir kurumun 100. yılında görev yapıyor olması da ayrı bir anlam taşıyor.
Bu nedenle yaşadığı gurur sonuna kadar hak edilmiş bir gururdur.
Mersin'e değer katan insanlar gelip geçer. Ama bazıları geride bıraktıkları izlerle yaşamaya devam eder.
Abdullah Özdemir de o isimlerden biridir.
İyi ki varsın Abdullah Başkan...
Mersin'in güzel insanlarını, güzel yıllarını ve güzel değerlerini bizlere hatırlatmaya devam ettiğin için teşekkür ederim.