CHP’nin seçilmiş Lideri ve Grup Başkanı Özgür Özel 7 Temmuz Salı günü Grup Toplantısını Eskişehir’de gerçekleştirdi. Özel Grup Toplantısında; "Biz, Ekrem Başkanımızla beraber, Mansur Başkanımızla beraber, tüm belediye başkanlarımızla, yol arkadaşlarımızla ve örgütümüzle birlikte doğru yoldan sapmayacağız. Hangimiz Cumhurbaşkanı olacağız, bunun hiç önemi yok. Eninde sonunda Benim, Ekrem Başkan'ın, Mansur Başkan'ın ve Sizin desteklediğiniz biri Cumhurbaşkanı olacak, Adayın kim olduğundan, Genel Başkan'ın kim olduğundan bağımsız olarak söylüyorum. Bu yolun sonu doğru bir yoldur. Bu yolun sonu da iktidardır” dedi. Özel Yeni partinin kurulmasında geç kalınıyor iddiasıyla ilgili olarak da “Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın. Ya gösterdiğimiz sabrın sonunda Partimize döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar, yine birinci Parti oluruz. O noktada Bize güvenin.” İfadelerine konuşmasında yer verdi. Özgür Özel Grup Toplantısı sonrası Eskişehir sokaklarını on binlerle birlikte yürüdü.

Eskişehir’de Halk Yürüyüşü(Alıntıdır)

YENİ OLUŞUM İÇİN MERSİN’DE DE İLK ADIM ATILDI. Yeni Parti kuruluşu için gün sayan deneyimli Sosyal Demokratlar Mersin’de de bir araya gelerek, bu yolda ilk adımı attılar.

CHP ve SHP’de Milletvekilliği/Adaylığı, Belediye Başkanlığı/Adaylığı, İl-İlçe Başkan ve Yöneticiliği yapmış, Mersin Siyasetinin bilinen/tanınan yüzleri 8 Temmuz Çarşamba günü Liva Otelde düzenlenen dayanışma kahvaltısında buluşarak, Kamuoyuna başlığıyla bir açıklama yayınladılar. Açıklamada “Kurultay iradesine sahip çıkacağımızı, delegelerin demokratik tercihi ile seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel’in yanında olduğumuzu ve hep birlikte iktidara yürüyeceğimizi açıkça ifade ediyoruz.” görüşlerine yer verildi. Deneyimli sosyal demokratların buluşmasında atanmış Butlancılar ile seçilmiş Başkan Özgür Özel arasında net bir tavır koymayarak, tarafını belli etmeyen Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’de eleştirilerden nasibini aldı.

KILIÇDAROĞLU’NUN CUMHURBAŞKANI ADAYI VAHAP SEÇER Mi?

Bu gelişmelerin yanı sıra Butlancı CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayının Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer olabileceği, bazı belediye başkanlarının “Mansur Yavaş Yüzde 60 oy almışsa Seçer’de alır.” sözleriyle Seçer’e destek verdikleri Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan tarafından iddia edildi. Sinan Burhan TV100’deki açıklamasında Seçer’e “CHP’de kal, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ol” diyen Belediye Başkanlarının bulunduğunu söyledi. Vahap Seçer’in bu gelişmeler nedeniyle tavrını açık etmediği tarafsız görünüm sergilediği öne sürülüyordu. Ancak Vahap Seçer Özgür Özel’in 11 Temmuz Cumartesi günü düzenlenen Adana programına katılarak, sürpriz bir çıkış yaptı.

Başkan Vahap Seçer Özgür Özel’i Tekir’de karşıladı.(Alıntıdır.)

CHP Lideri Özgür Özel’in Tekir Yaylası'ndaki programına CHP Mersin İl Başkanı Koral Ömür ile Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in yanı sıra Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ile CHP Mersin milletvekilleri Ali Mahir Başarır, Gülcan Kış ve Talat Dinçer de katıldı.

ÖZEL; “KAYYUM GELSE VALLAHİ DAHA İYİ OLURDU.”

CHP’nin başına kayyum olarak atanan Butlancı Kılıçdaroğlu’nun “CHP’ye Biz değil, kayyum gelse daha mı olurdu” sözlerine CHP’nin seçilmiş Lideri Özgür Özel “Vallahi daha iyi olurdu.” Diyerek yanıt verdi. Özel, “Kayyum atansaydı 40 gün içinde kongre yapar, eleman almaz, eleman atmaz, ancak zorunlu harcamaları yapardı.” ifadeleriyle görüşlerini belirtti. Yeni parti oluşumunun sahada kuvvetlendiğini vurgulayan Özel, bu konuda bazı arkadaşlarının çalışma yürüttüğünü de söyledi. Çok yakında ya CHP’yi geri alacakları bir yol bulacaklarını ya da Yurttaşları üzmeden yeni bir yol açacakları sözlerini Adana’da da yineleyen Özgür Özel, eğer CHP’den ayrılmak zorunda kalırlarsa yeni partinin Genel Başkanı olacağını, bu partinin örgütlenme sürecini tamamlayarak, Partiyi seçime girme yeterliliğine kavuşturacaklarını belirtti. Baskın seçim olduğu takdirde de seçime girme yeterliliğine haiz bir partiyi alternatif olarak hazırda tuttuklarını ifade eden Özel, bu durumun felaket senaryosu yaşanması durumunda gerçekleşeceğini söyledi.

BUTLANCILAR TEŞKİLATLARA ATAYACAK YÖNETİCİ BULAMIYOR

Butlancı Yönetim tarafından daha önce görevden alınan 36 İl Başkanlığından 21’ine CHP Genel Merkezince bir türlü atama yapılamamıştı. 10 Temmuz Cuma günü toplanan Butlancı MYK 14 İl Başkanlığına atama yaptı. Yeni atanan İl Başkanlarının hangilerinin görev kabul edeceği, hangilerinin ise kabul etmeyeceği önümüzdeki günlerde belli olacak. Butlancı MYK ayrıca 7 İl Başkanını ve Yönetimini de görevden aldı. Görevden alınan İl Başkanı sayısı böylece 43’e yükselmiş oldu. İzmir, Giresun ve Trabzon İl Başkanlarını da kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk etti. Özgür Özel Cephesi atama yapılmasındaki gecikmelerin nedenini teklif götürülen kişilerin görevi kabul etmediği biçiminde yorumluyor. Özel Ekibi atama yapılamamasının devam etmesi durumunda Yönetim krizi yaşanacağını ve sonunda da Teşkilatların kapısına kilit vurulacağını öne sürüyor.

YENİ SİYASİ PARTİDE AMAÇ ANA MUHALEFET PARTİSİ OLMAK

Özgür Özel’in Liderliğinde kurulacak yeni Partiye en az 73 Milletvekilinin geçeceği, bu sayının 85-90 katılıma kadar yükselebileceği konuşulmaya başlandı. Yeni partiye 73 milletvekili katıldığı takdirde bu sayı ana muhalefet partisi olabilmek için yeterli olacak. TBMM’de halen Ana Muhalefet Partisi CHP’nin 136, DEM Partinin ise 56 Milletvekili bulunuyor. Ancak yeni kurulacak parti daha önce seçime katılmadığı için Hazineden siyasi partilere yapılan yardımdan yararlanamayacak. Ana muhalefet partisi olabilme konusunu konuşmaya başlayan siyasi çevreler yeni parti için adli tatilin başlayacağı 20 Temmuza kadar beklenebileceğini de belirtiyorlar. Bu arada yeni oluşum ile ilgili açıklama yapan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşumu başlatabileceklerini söyledi. Mevcut yönetimin 11 Temmuz’a kadar olağanüstü kurultay çağrısına yanıt vermesi gerektiğini dile getiren Bülbül, 26 Temmuz’dan önce kurultay yapılmaması halinde CHP’nin seçime katılma konusunda hukuki risk yaşayabileceğini öne sürdü. Kurultayın toplanmaması durumunda Sulh Hukuk Mahkemesi’ne çağrı heyeti oluşturulması için 13 Temmuz haftasında başvuracaklarını belirten Bülbül, adli tatil öncesindeki sürecin kritik olduğunu söyledi. Bülbül yaptığı açıklamada ​”Cumhuriyet Halk Partisi'nin 20 Temmuz'a kadar mutlak butlan davası Yargıtay tarafından bozulursa, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte bütün muhalefetin lokomotifi olarak iktidara geliyoruz. Eğer bozulmazsa 21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak. Biz 111 milletvekilinden 100’e yakınıyla bütün hukuki yolları denedikten sonra bu yeni oluşumun düğmesine basacağız” dedi.

BUTLAN DOSYASI HALA İSTİNAFTA BEKLİYOR.

Mutlak Butlan kararını veren İstinaf Mahkemesi itiraz ve devam eden başvurular nedeniyle dosyayı hala Yargıtay’a intikal ettirmedi. Adli tatilin başlayacağı 20 Temmuza kadar dosyanın Yargıtay’a gönderilmesi de beklenmiyor. Dosya Yargıtay’a gitmeden de Yargı kararı kesinleşmiyor, bu durumda sürecin uzamasına neden oluyor. Butlancılar da sürecin uzamasından bir hayli memnun. Atama ile geldikleri koltuklarda oturma süreleri de bu sayede uzadıkça uzuyor. Canlarına minnet.

FATİH ALTAYLI’DAN KILIÇDAROĞLU’NA SERT ELEŞTİRİLER

CHP’nin atanmış kayyum başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara-İstanbul yolundaki bir benzinlikte vatandaşlarla selamlaştığı görüntülere Gazeteci Fatih Altaylıdan eleştiri geldi. Altaylı eleştirisinde şu görüşlere yer verdi. “Cast zayıf, oyunculuk kötü, belli ki idari yapımcı ya maliyeti düşürmek için ya da bir miktarı cebe indirmek için az sayıda figüran kullanmış. Şu kadarını söyleyeyim, bu toplum oradaki figürasyondan birini lider olarak kabul eder ama Kılıçdaroğlu’nu etmez. Denemesi bedava. Gelsin Kayyum Bey, İstanbul’da bir tur atalım, Açık söyleyeyim, sadece gözlemci olarak yanında yürürken ben bile tükürük içinde kalırım.” Atanmış kayyum Başkan Kemal Bey Fatih Altaylıyı kırmayarak, bu deneye katılır mı, Hiç ihtimal vermiyorum. Ya Siz? Altaylı yazısında şu görüşlere de yer verdi. "Kemal Kılıçdaroğlu CHP genel başkanlık koltuğuna oturtulmuş da olsa aslında üst düzey bir AK Partilidir. Çok net, çok açık." ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu’nun komedyen Deniz Göktaş ile Adliyedeki görüşmesi hususunda ise, “gözaltındaki ya da mahkemeye çıkarılmayı bekleyen muhalif isimler çoğu zaman aileleriyle dahi görüşmekte zorlanıyor. Deniz Göktaş ile Kılıçdaroğlu'nun görüştürülmesini olağan bir durum olarak değerlendirmiyorum. ” ifadesini kullandı. Altaylı, "Orada olabilmek ve istemediği halde Deniz Göktaş'la görüşebilmek için iktidarın üst düzey bir mensubu olmak gerektiği açık. Kemal Kılıçdaroğlu da artık bu sıfata haizdir." sözleriyle eleştirisini sürdürdü.

BAY KEMAL’İN ÇELENGİNE DAHİ TAHAMMÜL YOK.

Türk Edebiyatının usta şair ve yazarlarından Ahmet Telli’nin 12 Temmuz Pazar günü gerçekleştirilen cenaze törenine Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği çelenk alınmadı, çelenk çiçekçi tarafından geri götürüldü. Özgür Özel’in çelengi ise tören alanına alındı. Bıraktık Kendisini, Yurttaşların Bay Kemal’in çelengine dahi tahammülü yok. Ancak Butlancılar bu durumu hala anlamamakta da ısrar ediyorlar.

MERSİN BÜYÜKŞEHİRDEN EDS UYGULAMASI

Çok İsabetli ve Yerinde Olan Uygulamanın Yaygınlaştırılması Talep Ediliyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yoğun olarak kullandığı sahil şeridinde yayaların ve bisikletlilerin güvenliğini sağlamak amacıyla Elektronik Denetleme Sistemi’ni (EDS) devreye aldı. Babil Kavşağı ile Mersin Limanı arasındaki güzergâhı 7/24 mercek altına alan sistem, motorlu araçların yaya ve bisiklet yollarını ihlal etmesinin önüne geçmek amacıyla planlandı. İhlal yapan sürücülere 3 bin 705 lira idari para cezası uygulanıyor. Aynı uygulamanın Babil kavşağından başlayarak, Davultepe ve Tece Sahili bandında da devam ettirilmesini Mersin Büyükşehir Belediyesinden talep eden Yöre sakinleri, yürüyüş ve yaya yolunun daha çok motosiklet ve otomobiller tarafından kullanıldığını, yayaların ve bisiklet sürücülerinin bu nedenle büyük tehlike yaşadığını ifade ediyorlar.

Münif APARI