Nedenini, niçinini tartışmayacağım: bu işi tarihe bırakıyoum. O, seksiz /şekvasız: yansız/ yalansız değerlendirecek, insanlığa bu olayın ne menem bir siyasi olay olduğunu açıklayacaktır.

Benim sorum çok basit bir soru.

Sormadan şu manzarayı görelim:

CHP’nin ilçe örgütlerine, il örgütlerine birileri “Bura bizim” “Burayı bize mahkeme verdi!” diyrek saldırıyor.

Yıllarca o binalarda görev yapmış, oralarda görev yapsınlar diye partililerce oy verilerek seçilmişleri mekanlarından uzaklaştırıyorlar. Güçleri yetmemişse arkalarında devletin (AKP’nin mi demeliydim?) polisleri her türlü orantısız gücü kullanarak mekanı bu butlancılara teslim ediyor. Biz o seçtiğimiz insanların mekanlarımızdan uzaklaştırmalarını “Aman bir rezalet çıkmasın, aman daha olumsuz olaylar yaşanmasın, aman başımıza bir şey gelmesin” korkaklığı ile izliyoruz.

Ancak şu soru beyinleri çürütüyor:

Parti binalarına zorla, polis gücüyle, kırıp dökerek girenler kendilerini “partiye girmiş” mi sayıyorlar?

Baylar,

Kendinizi partili mi sayıyorsunuz?

Bu akıl almaz durumu, “Arınma zamanı” diye tarif ediyorsunuz:tertemiz partiyi pisliklerinizle kirletip sonra da temizlik yapıyoruz derken utanmıyor musunuz? (ŞU A İ AkTAŞ’TAN ALDIĞINIZ VE ARKADAŞLARINIZIN SUÇ KANITI DİYE SUN DUĞUNUZ ARABA İŞİ NEYDİ ÖYLE?)

Daha önemlisi, kime hizmet ettiğinizi, ülkenin geleceğini felç ettiğinizi sorgulamıyor musunuz?

Baylar, duvar kovuğundan çıkmadığınıza göre evlatlarınız, torunlarınız, hısımlarınız, akrabalarınız vardır: onların sizin için düşüneceklerinden utanmıyor musunuz?

Yıllarca beraber çalıştığınız insanlara iftira ederken toplumsal değerler bir yana inanç dünyanız sizi sorgulamıyor mu?

Bakın insan içine çıkamıyorsunuz, her yerde yuhalanıyorsunuz.

İyi, anladık da bütün bunları niçin yapıyorsunuz?

Ya tarihin yargısı?

Tarihin yargısından kaçılamayacağına göre, tarihin yargısını okuyacak insanların sizin için düşüneceklerin bi hesabetmiyor musunuz?

Tarihin yargısından bile korkmuyor musunuz, utanmıyor musunuz?

Öyleyse yuh olsun size, , ervahınıza!