Geçmiş yıllarda seçimlerden sonra kurulan koalisyonlar yerine şimdilerde seçim öncesinde baraj altında kalmamak için ittifaklar kurulmaya başlandı.
Daha yakın zamana kadar başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere tutuklu olan CHP’li Belediye Başkanları için “Bunlar siyasi tutuklu değil, arınsınlar da gelsinler” diyen Butlan CHP’nin kayyum Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz Perşembe günü gözaltına alınan CHP’li Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’e destek vermek amacıyla Mersin’e geldi. Mersin Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan kitleye konuşan Kılıçdaroğlu gözaltındaki Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in serbest bırakılarak görevine dönmesi çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu ; “Pazartesi O’nu görevinin başında görmeliyim.” Dedi. Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasında şaşırtan, çelişki yaratan husus ise tutuklu başkanlar için dün aklansınlar, arınsınlar derken, bugün serbest bırakılsınlar söyleminde bulunması oldu. Kılıçdaroğlu’nun tutuklu Belediye Başkanları için doğru olan söylemi de aslında buydu. Bu söylemi de ilk günden itibaren kullanmalıydı.
AKP ERKENE ALINMIŞ SEÇİM İÇİN NABIZ YOKLUYOR.
Hemen hemen her hafta birçok köşe yazımda gündeme getirdiğim bir konu bundan sonrada Kamuoyunu bir hayli meşgul edecek gibi görünüyor. Yazılarımda 7 Mayıs 2028 tarihinden bir hafta önce yapılacak bir seçimin ‘ERKEN SEÇİM’ olarak tanımlanacağını, bu durumda da Sayın Cumhurbaşkanının bir kez daha aday olabileceğini ifade etmeye çalışmıştım. Geçen hafta da Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un 16 Nisan referandumun yıldönümü olmasından dolayı erken seçim için 16 Nisan 2028 tarihini işaret ettiğini yazmıştım. Erken seçim ile ilgili olarak bu kez AKP’nin seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz Sayın Cumhurbaşkanının tekrar aday olması için seçimlerin bir hafta öne alınmasının bile yeterli olacağını belirtti. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise “Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek” diye açıklama yaptı. Bakalım her geçen hafta hangi seçim tarihlerini benimseyeceğiz, bekleyip, göreceğiz.
SELVİ’DEN ERKEN SEÇİM FORMÜLÜ ÖNERİLERİ
Saraya çok yakın yazarlardan Abdülkadir Selvi Hürriyet Gazetesindeki köşesinde 5 Milletvekilinin AKP’ye geçmek için Cumhurbaşkanı Erdoğan ile temas kurduğunu öne sürerek, “Erken seçim kararı alınmadığı takdirde Erdoğan, cumhurbaşkanı adayı olamıyor. Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adayı olması için Meclis’te erken seçim kararının alınması gerekiyor. Cumhurbaşkanı adaylığı açısından kritik olan bir konuyu şansa bırakacak bir lider değil. Kendi göbeğini kendisi kesiyor. O nedenle 360 milletvekiline ulaşmak için çaba göstereceği kesin. Erdoğan’ın 360 sayısına ihtiyacı var ama öyle ‘ne olursan ol ama yine de gel’ durumu yok. Erdoğan’ın, AK Parti’ye geçmek isteyen bazı milletvekillerini veto ettiği söyleniyor. Erdoğan’a güvenip AK Parti’ye geçen hiçbir milletvekili mağdur olmadı. Hatta AK Parti’nin en üst yönetim organlarında yer aldılar.” Selvi sanki Cumhur İttifakı 360 Milletvekilliğine ulaşsın diye milletvekilli transferine çanak tutuyor gibi. Halen Cumhur İttifakının TBMM’deki sandalye sayısı 326
YENİ PARTİ’YE AYM’DEN İSİM KONUSUNDA BİR AYLIK SÜRE VERİLDİ.
Anayasa Mahkemesi Yenilik Partisinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı YENİ Partinin isminin değiştirilmesine ilişkin başvurusunu Genel Kurul’da ele aldı. AYM, Yeni Parti’ye savunma sunması için 1 ay süre verilmesi kararlaştırdı. AYM, Yeni Partinin savunması sonrasında isim değişikliği ile ilgili başvuruyu karara bağlayacak. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısı, Yenilik Partisi’nin iddiaları ve YENİ Parti’nin savunması değerlendirilecek ve başvuru hakkında karar verilecek.
İPTAL EDİLEN 38. CHP KURULTAYININ SÖZDE TANIĞI DOLANDIRICI VE ŞANTAJCI ÇIKTI.
4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleştirilen CHP 38. Kurultayının ‘Şaibeli’ olduğu gerekçesiyle açılan davanın bir numaralı tanığı olan Erkan Çakır’ın şantajdan sabıkalı olduğu, dolandırıcılık suçundan da yargılandığı ortaya çıktı. CHP Kurultayının iptal edilerek mutlak butlan kararı verilmesi sonrasında CHP’nin başına kayyum olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu’da Erkan Çakır’ı bu sözde tanıklığından dolayı ödüllendirerek, CHP’nin ‘Doğu Anadolu Bölge Sorumlusu’ olarak atatmıştı. Yargılanması ile ilgili haberlerin yayınlanması üzerine Çakır, ‘CHP’nin kurumsal kimliğine ve Kemal Kılıçdarolu’na zarar vermemek’ adına atandığı görevinden istifa ettiğini duyurdu. Şıracının şahidi bozacı derler ya, tam da böyle bir durum. Bu ve bunun gibilerin tanıklığıyla CHP’ye çöktüler. Mumları yatsıya kadar yanacak gibi görünüyor.
CHP GENEL BAŞKANLIĞINA İLK ADAY AYTUĞ ATICI OLDU.
CHP’de Genel Başkanlık yarışıyla ilgili ilk somut adımı Mersin eski Milletvekili Aytuğ Atıcı attı. Kurultayda birden fazla adayın yarışması beklenirken, Aytuğ Atıcı, adaylığını duyurmadan önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Görüşmenin ardından Atıcı, ziyaretinin izin veya icazet almak ya da destek istemek amacı taşımadığını belirtti. Aytuğ Atıcı Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdiği görüşmesinde, Kılıçdaroğlu’na “Aday olmanızı çok istemem. Çünkü çok yıprandınız. Etrafınızdaki birçok insan Size ‘Aday olmak zorundasınız’ diyecek, Ben Sizin yerinizde olsam böyle bir şeyi istemem” dediğini ifade etti. Atıcı’nın 2. Kez Genel Başkan Adayı olma girişimi bu kez başarılı olabilecek mi, bekleyip, göreceğiz. Tabi ki aday olabilecek imzayı toplayabilirse.
2 YENİ İTTİFAK MI GELİYOR?
Olası bir erken seçimde yüzde 7 barajını geçemeyerek, TBMM’de temsil edilememe tedirginliği yaşayan 9 parti oluşturacakları seçim ittifakıyla seçime girme planları yapmaya başladı. Siyasi fikirleriyle aynı tabana hitap eden Saadet, Yeniden Refah ve Deva Partileri oluşturacakları ittifakla yüzde 7 barajını geçmeyi hedefliyorlar. Aynı şekilde Zafer, Milli Yol, Bağımsız Türkiye, Kutlu, Anahtar ve İYİ Partide kuracakları seçim ittifakıyla % 7 barajını aşarak, TBMM’de Gruplarını kurmayı amaçlıyorlar. Ancak bu ittifaka Zafer ve Anahtar Partiye mesafeli yaklaşan İYİ Parti çok sıcak bakmıyor gibi görünüyor. Geçmiş yıllarda seçimlerden sonra kurulan koalisyonlar yerine şimdilerde seçim öncesinde baraj altında kalmamak için ittifaklar kurulmaya başlandı. Aslında aynı tabana hitap eden ve geçmişte aynı partinin bölünmesiyle siyasi yaşamda yerini alan bu partilerin ittifak kurma yerine bir çatı altında birleşmesi daha akılcı olacaktır. Ancak mesele koltuk mesesi, diğer bir ifadeyle Genel Başkanlık koltuğu olduğu için çözümü ayrı partiler kurup, seçimde ittifak yapmakta buluyorlar. Demirel ne demişti “Meseleleri mesele yapmazsanız, ortada mesele kalmaz” Bu partilerde Genel Başkanlık koltuğunu bu yöntemle ortadan kaldırarak, sorunu çözmüşler, diğer bir ifadeyle koltuğu mesele olmaktan çıkarmışlar.