Demirel’in ünlü bir sözü vardı. “Boş tencerenin yıkamayacağı iktidarı yoktur.” derdi.
ASAL Araştırma “Muhalefetin Cumhurbaşkanı Adayı kim olmalı” anketini yayınladı. Sadece muhalefet adayına oy vereceğini belirten seçmenlere yöneltilen bu soruya ankete katılanların yüzde 26,8’i Mansur Yavaş yanıtını verirken, Yavaş’ı yüzde 17 ile Ekrem İmamoğlu, yüzde 6,5 ile de Özgür Özel izliyor. Tabi ki aday teke düşünce çok farklı sonuçlar çıkacaktır. ANK-AR Araştırmanın anketinde CHP, YENİ Parti Zafer ve Türkiye İşçi Partili seçmenlerin yüzde 47,7’sinin tercihi Mansur Yavaş olurken, yüzde 32,1’inin tercihi Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu. DEM Parti seçmenlerinde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mansur Yavaş arasında gözle görünür bir fark bulunmadı. YENİ Parti seçmenin Mansur Yavaş tercihi ise yüzde 88,1 olarak ölçüldü. ASAL Araştırmanın Ağustos ayında 26 İlde yaptığı bir diğer araştırmaya göre de Türkiye’nin en önemli sorunu yüzde 61,5 ile ekonomi ve hayat pahalılığı çıkmış. Hayat pahalılığını % 11 ile Adalet ve Hukuk sistemi, yüzde 4,1 eğitim ve % 4 ile de işsizlik-istihdam izliyor. Bir diğer ifadeyle Ülkenin neredeyse yaklaşık 2/3’ünün en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı. Demirel’in ünlü bir sözü vardı. “Boş tencerenin yıkamayacağı iktidarı yoktur.” derdi.
CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI MEHMET UÇUM SEÇİMLER İÇİN TARİH VERDİ.
Daha önceleri bu konuda birçok kez yazdım, zamanından bir hafta önce yapılsa dahi o seçimin adı erken seçim olacaktır diye. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum seçimlerin 16 Nisan 2028 tarihinde yapılmasının öngörüldüğünü, bu tarihin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş için yapılan referandumun yıldönümü olmasından dolayı sembolik önemi olduğunu ifade etti. Bu tarihte erken seçim yapılabilmesi için TBMM’de 360 milletvekilinin kabul oyu gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 Nisan 2028 tarihinde seçimlerin yapılması durumunda son kez aday olacağını belirten Uçum, bunun gerçekleşmesi için seçimlerin 7 Mayıs 2028 tarihinden önce olması gerektiğini açıkladı. Seçimin gününden 3 hafta önceye çekilmesine muhalefet ne der, 360 kabul oyu bulunabilir mi? Bu tarihin gerçekleşmesi için 2028 Yılının en geç 10 Şubatında seçim kararın alınması gerekiyor. 10 Şubat 2028 tarihine kadar partilerin milletvekili aday listeleri de büyük olasılıkla belli olacağından, listelere giremeyen milletvekilleri erken seçim için el kaldırırlar mı, işin o yönünü hiç bilemiyorum. Bunun yanı sıra YARSAV Kurucu Başkanı Faruk Eminağaoğlu en geç 7 Mayıs 2028 de diğer bir ifadeyle zamanında yapılacak seçimlerin başlangıç tarihinin 60 gün öncesi olduğunu, 6271 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Seçim Yasasının 3/3. Maddesinin bu işlemi düzenlediğini belirtti. Eminağaoğlu bu durumda 14 Mart ve sonrasında yapılacak seçimlerde Sayın Cumhurbaşkanın aday olamayacağını öne sürdü.
SELVİ’DEN VAHAP SEÇER’İN CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI ÇIKIŞI
Abdülkadir Selvi, 9 Eylülde CHP’nin 103. Yıl kutlamalarına katılmaması nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı olamayacağını köşesine taşıdı. Cumhurbaşkanı seçilmesine kesin gözle bakılan Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu yargılanması sonrasında muhalefetin en güçlü adayı Mansur Yavaş’ı saf dışı bırakmak amacıyla kara propaganda yürüten Selvi sonunda ağzındaki baklayı çıkardı. Hürriyet Gazetesindeki köşesinde Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı Adaylığını Kendince eleyen Selvi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da 9 Eylül’de verdiği randevuyla cumhurbaşkanlığı seçimindeki rakibini devre dışı bıraktığını öne sürdü. Selvi “Artık kulislerde ‘Mansur Yavaş CHP’den ne zaman istifa eder, cumhurbaşkanı adayı olur mu olmaz mı, yoksa belediye başkanı olarak final mi yapar tartışması yapılıyor. Mansur Yavaş, AK Parti’ye geçer mi sorusu da tartışmaya açılmış durumda. Şurası bir gerçek ki, Mansur Yavaş için geri sayım başladı.” diye yazmış. Adam Mansur Yavaş’la yatıyor, Mansur Yavaş’la kalkıyor.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel için de “CHP, Özgür Özel’e oy vermez. CHP’lilerden partimizi böldün, o yüzden seni mükafat olarak cumhurbaşkanı seçmek istiyoruz demeleri beklenmez. DEM Parti de cumhurbaşkanı adayı çıkarırsa Özgür Özel’e sadece Yeni Parti’nin oyları kalıyor.” diyerek, Kendince Özgür Özel’i de eliyor. Ve daha sonra da CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı atamalarını yapmaya başlıyor. Selvi, “CHP’de artık alternatif cumhurbaşkanı adaylarının ismi konuşulmaya başlandı, CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in isimleri öne çıkmaya başladı. CHP sağdan oy almayı planlıyorsa İlhan Kesici’yi, soldan oy almak istiyorsa Vahap Seçer’i aday gösterecek. Elbette ki başka isimlerde çıkacaktır. Ama şimdilik iki isim konuşuluyor.” diye yazdı. CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’da CHP Genel Başkanlığına aday olacak 6 isim arasında Vahap Seçer’i de saydı. Aylardır yazıyorum, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in gönlünde CHP Genel Başkanlığı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adaylığı yatıyor diye. Bu öngörüm her geçen gün biraz daha ete kemiğe bürünmeye başladı. Çok fazla beklemeden, yakın zamanda öğreniriz diye düşünüyorum. Bunu yalnız Ben yazmıyorum, Selvi ve siyasiler de dillendirmeye başladı.
YENİ PARTİ’DE ŞİMDİ DE İSİM KRİZİ ÇIKTI.
YENİ Parti'nin adının değiştirilmesi talebiyle Genel Başkanlığını Musul Eski Başkonsolosu ve CHP Eski Milletvekili Öztürk Yılmaz'ın yaptığı Yenilik Partisi'nin Yargıtay'a yaptığı başvuru olası isim değişikliğini de gündeme getirdi. Başvurunun ardından akıllara gelen soruları YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir yanıtladı. Emir, Anayasa Mahkemesi’nin sadece isim benzerliğine değil; amblem, rumuz ve seçmen tercihlerinde karıştırıcı etki yapıp yapmadığına bakacağını belirterek kaygı verici bir durum olmadığını söyledi. Konuyla ilgili Sözcü TV’deki programa katılan İsmail Saymaz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının gönderdiği tebligatın doğrudan bir yaptırımının olmadığını, ancak bu uyarı sonucunda Yeni Parti’nin “Halkın Yeni Partisi” gibi yeni bir isimle faaliyetlerini sürdürebileceğini ifade etti. Saymaz, “uyarıyı dikkate almadılar, bu durumda da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı konuyu Anayasa Mahkemesine taşır, son kararı da AYM verir” dedi. YENİ Parti Yönetimince Anayasa Mahkemesinin vereceği kararın bekleneceği açıklandı. Öte yandan CHP’nin Yenilik Partisi’yle görüştüğü iddialarını yanıtlayan CHP Sözcüsü Müslim Sarı “CHP’nin hiçbir Yöneticisi resmi ya da gayri resmi biçimde Yenilik Partisi ile herhangi bir görüşme, toplantı, bir temas içinde değildir. Böyle bir toplantı tamamen hayal ürünü bir toplantıdır” biçiminde açıklama yapma gereğini duydu. Hani derler ya “ateş olmayan yerden duman çıkmaz “ diye bu da öyle bir şey miydi, açıklama yapma gereği duyuldu, bilemiyorum. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel Partinin ismiyle gündeme gelen tartışmalara son noktayı koydu. Özel “Anayasa Mahkemesinden çıkacak karar sonucunda zorunlu olarak isim değişikliği gündeme gelirse küçük bir değişiklikle yolumuza devam ederiz. Bu partiyi millet kurdu ve sahiplendi. YENİ adını terk etmeyi düşünmüyoruz, Milletin koyduğu ismi değiştirtmeyiz” dedi. Parti isminde zorunlu olarak yapılacak değişiklikte YENİ adının korunacağı, Partini adının ‘YENİ DEĞİŞİM PARTİSİ’ olabileceği konuşuluyor.
BUTLANCILARDAN CHP’YE ÇÖKME HAMLESİ
Butlan CHP’nin Sözcüsü Müslim Sarı, temyiz başvurusundan feragat ettiklerini, başvuruyu geri çektiklerini açıkladı. Özgür Özel’e yakın isimlerden Gül Çiftçi Sarı’nın bu açıklamasını “CHP’ye çökme” hamlesi olarak değerlendirdi. Müslim Sarı temyiz incelemesinin uzun sürmesinin Kurultayın toplanmasını geciktirebileceğini, temyiz başvurusunda bulunan Özgür Özel ve arkadaşlarının CHP’den istifa ederek, yeni bir parti kurduklarını, bu nedenle söz konusu kişilerin taraf olma durumlarının ortadan kalktığını belirterek, bu gelişmeden dolayı temyiz başvurusunu geri çektiklerini ifade etti. Konuyla ilgili görüşlerini açıklayan Gül Çiftçi “Daha dün ‘HUKUK’ diyerek, CHP'nin Yönetimine el koyanlar, bugün o hukuki sürecin Yargıtay denetiminden geçmesini istemiyorlar. Bugün yapılan itirazı geri çekme işlemi, el koymayı kalıcı hale getirme girişimidir. Bunun adı CHP’ye çökme operasyonudur.” dedi. Yargıtay incelemesinin esastan yapılmasını önlemek ve dosyanın kapanması sağlamak amacıyla Butlan CHP Yönetimince itiraz geri çekildi. Böylece mutlak butlan kararı da kesinleşmiş oldu.
ARSLANKÖY’DEKİ MADEN SAHASI İLE İLGİLİ TEPKİLER SÜRÜYOR.
Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy’de faaliyet gösteren boksit madeninin kapasite artışına tepkiler sürüyor. 23 hektarlık ÇED Alanının 510 hektara çıkarılmasının planlandığı maden sahasında yer alan su kaynakları, orman dokusu ve tarım alanlarının tehlike altında kalacağına düzenlenen panelde dikkat çekildi. Panelde madenin kapasite artışının önlenmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Mersin’in Toroslar İlçesi Arslanköy Mahallesi’nde özel bir şirket tarafından işletilen Boksit Madenindeki kapasite artışının maden sahasının yaklaşık 21 kat büyümesi anlamına geldiği ifade edildi. Projede yılda bir milyon ton kazı yapılmasının öngörüldüğü belirtilirken, faaliyet kapsamında gerçekleştirilecek patlatmaların bölgedeki doğal yaşam ve su kaynakları açısından da büyük risk oluşturabileceği belirtildi. Panelin sonuç bildiriminde ise Torosların ekolojik yapısı ve su kaynaklarına vurgu yapıldı. Arslanköy’de yaşanabilecek çevresel sorunların yalnızca Arslanköy ile sınırlı kalmayacağı, Toroslar’ın su kaynakları ve ekolojik yapısı üzerinden tüm Mersin’i etkileyen sonuçlar doğurabileceği vurgulandı ve “Arslanköy’ün sorunu Toroslar’ın, Toroslar’ın sorunu ise tüm Mersin’in sorunudur.” açıklaması yapıldı.
TALAT DİNÇER VE CENGİZ GÖKÇEL’DE ARSLANKÖY’DEYDİ.
Mersin Çevre Platformunun düzenlediği panele katılan YENİ Parti Mersin İl Başkanı Cengiz Gökçel ve YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer’de Arslanköy’de yapılmak istenilen Boksit Madeni Projesi ile ilgili tepkilerini dile getirdiler. Dinçer ve Gökçel yaptıkları açıklamada Toroslar Arslanköy’de planlanan boksit madeni genişleme projesinin doğaya, yaşam alanlarına ve bölgenin geleceğine etkilerine ilişkin değerlendirmeleri dinlediklerini belirterek, Boksit Madeni Genişleme Projesine karşı olduklarını ifade ettiler.