2026 YILINDA ERKEN GENEL SEÇİM OLUR MU?

2025/Aralık ayı enflasyon verileri açıklandı. Emekliler ile Devlet Memuru statüsünde çalışanlara 2026 Yılının ilk yarısı için yapılacak zam oranları da belli oldu.

2025 Yılının ikinci 6 ayını kapsayan enflasyon verilerinin TÜİK tarafından açıklanmasıyla SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile 657 Sayılı Yasa kapsamında çalışan Devlet Memurları ve emeklilerinin de zam oranları belli oldu. Buna göre SSK ve Bağ-Kur Emeklilerinin maaşlarında son 6 ayın enflasyon verilerine göre % 12,19 oranında artış sağlanacak. 657 Sayılı Yasa kapsamında çalışan Devlet Memuru ve emeklilerinin maaşlarında ise % 11 Toplu Sözleşme artışı ve enflasyon farkı birlikte % 18,60 oranında artış yapılacak. Ayrıca memurlara aylık 1.000 TL de seyyanen zam gerçekleşecek. 16.881 TL olan en düşük emekli maaşı ise enflasyon verileri sonrasında TBMM sunulacak teklifin yasalaşmasıyla belli olacak. Bunun için yapılacak teklife göre en düşük emekli aylığı ise 18.925 TL gerçekleşecek.. 2026 Yılında uygulanacak Asgari Ücret ise 2025 yılına göre % 27 artış yapılarak, 23 Aralık 2025 tarihinde 28.Bin 75 TL olarak belirlenmiş ve 1 Ocak 2026 tarihinde itibaren de uygulanmaya başlanmıştı. Yazıma neden bu ekonomik verilerle başladım. TÜİK tarafından açıklanan 2025 Yılı verilerine göre Türkiye’de 15,5 Milyon kişi asgari ücretle çalışıyor. Yine TÜİK’in açıkladığı verilere göre Türkiye’de 16 Milyonu aşkın maaş alan emekli bulunuyor. Gerek asgari ücretle çalışanların, gerek 657 Sayılı Yasaya tabi çalışan Devlet Memurlarının ve gerekse de tüm emeklilerin gözü-kulağı enflasyon oranlarının açıklanmasındaydı. Bu verilerin açıklanması sonrasında çalışanlar ve emekliler hayal kırıklığı yaşadılar, umutlarını bir başka bahara bıraktılar. Zira açıklanan enflasyon oranlarına ek olarak herhangibir iyileştirme/refah payı artışı yapılmayacak. Diğer bir ifadeyle maaşlara bilinen/beklenen artışlar/oranlar yansıyacak. Gelelim 2026 Yılında erken genel seçim olur mu soruma; Bu ekonomik verilerle, bu belirlenen maaşlarla mevcut iktidarın 2026 Yılının ilk yarısında, diğer bir ifadeyle Mart-Haziran ayları arasında erken genel seçime gitmesi olanaksız hatta çok zor görünüyor. Zira yaşam koşullarının her geçen gün güçleştiği bir ortamda Hükümetin Erken Genel Seçim Kararını TBMM alması Kaf dağının ardında dahi görünmüyor. Bugünkü ekonomik koşullarda yapılacak olası bir erken genel seçim, iktidarı CHP’ye altın tepsi içerisinde sunmaktan başka bir şey olmayacaktır. Sözün Özü: Bugünün ekonomik koşullarıyla erken seçime gitmek, akılcı bir yöntem değildir. 2002 Yılının Haziran ayında Koalisyon ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talebiyle ekonomi düzelmeden erken seçime giden DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit tam bir siyasi intihar olayı yaşamıştı. Bahçeli’nin isteği doğrultusunda 3 Kasım 2002 de erken genel seçime giden Ecevit Hükümetinde yer alan Koalisyon Partileri DSP, MHP ve ANAP ile birlikte muhalefet partileri DYP ve Saadet Partisi de baraj altında kalarak, TBMM’ne girememişlerdi. Bahçeli’nin erken genel seçim diretmesi 5 Partinin Meclis dışında kalmasına neden olmuştu. 3 Kasım 2002 Seçim sonuçları sonrasında 2001 Yılı Ağustos ayında kurulan AKP % 34,5 oy oranıyla TBMM’de 2/3 çoğunluğa sahip olmuş, 363 Milletvekili kazanarak, tek başına iktidara gelmişti. 2002 Yılının ekonomik koşullarında gidilen erken seçim örneği hala belleklerde silinmezken, Ecevit’in düştüğü o büyük hataya bugün AKP’nin düşeceğini beklemek hayalcilik olacaktır. Bu nedenle bu hataya düşeceklerini de hiç sanmıyorum. Ancak, bu gibi süreçlerde en dikkat edilmesi gereken husus MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin yönlendirmelerini kayıtsız-koşulsuz kabul etmemek olmalıdır. Zira MHP’nin çözüm süreci ile ilgili derin öngörüleri nereye kadar devam edecektir. Bu ucu açık bir süreç olarak görünmektedir. Bu nedenle ekonomik koşullar başta çözüm süreci olmak üzere her konunun önüne geçebilecektir. Sonuç olarak; Demirel’in ekonomin bozulduğu durumlarda ünlü bir sözü vardı. “Boş tencere iktidarları götürür. “ derdi. 2026 Yılının 2. Yarısında erken genel seçim olur mu? Bu olasılık için ise 2026 Yılının Haziran/Temmuz aylarını beklemek gerekecektir. Temmuz ayında emekliler ve çalışan Devlet Memurlarına yapılacak olan zam oranının belirleneceği 6 aylık enflasyon verileri ile daha önceki seçim yıllarında olduğu gibi Temmuz ayında asgari ücrete yapılacak ara zam erken genel seçimin ipuçlarını verebilecektir. Eğer, önümüzdeki birkaç ay içerisinde, umulmadık bir anda asgari ücret ve emekli maaşlarında beklenmedik bir artış yapılırsa TBMM’de erken Genel Seçim Kararı alınabilir. Böyle bir durumda da CHP uyanık olmalı ve stratejisini önceden belirlemelidir. Diğer bir ifadeyle gafil avlanmamalıdır. Zamanından 1 ay önce yapılan seçimde ERKEN SEÇİM olur. Sayın Cumhurbaşkanının Anayasa gereği (anayasada herhangi bir değişiklik yapılmaz ise) tekrar aday olabilmesi için TBMM de erken Genel Seçim kararının alınması gerekmektedir. Bunun için de AKP Yöneticileri 2028 Mayıs ayı yerine 2027 Yılının Kasım ayında erken genel seçim taleplerini gündeme getiriyorlar. Bu asla bir erken seçim değildir ve bu öneriye de CHP’nin sıcak bakmaması gerekmektedir. Zira 2028 Yılı Nisanında, diğer bir ifadeyle zamanından bir ay önce ayında yapılacak seçimde bir anlamda erken genel seçim olacaktır. Bir diğer önemli husus ise ilk Milletvekili Genel Seçiminde CHP’nin adaylarını tüm üyelerin katılımıyla ön seçimle belirlemesi gerekliliğidir. Yoksa bir sonraki dönemde de çelebi teğmenler ve nice Yörük Çocuğu siyaseti yaptığını iddia edenlerden oluşan renkli bir CHP Grubu TBMM de bir kez daha yerini alabilecektir. Bekleyip, göreceğiz.

"EĞER SAYIN CUMHURBAŞKANI ADAY OLAMAZSA AKP ADAYI KİM OLACAKTIR?

TBMM de erken seçim kararı alınmaz, ya da Cumhurbaşkanı Adaylığı ile ilgili Anayasanın 101. Maddesinde değişiklik yapılmaz ise Sayın Cumhurbaşkanının bir kez daha Cumhurbaşkanı Adayı olup/olamayacağı hususlarında AKP’ye yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak Gazetesinin eski yazarı Abdurrahman Dilipak görüşlerini beyan etmişti. Bu konuda daha çok Süleyman Soylu’nun arada bir çıkış yaptığını, bir şeyler söylediğini ifade eden Dilipak, “AKP de Sayın Cumhurbaşkanından sonra Berat Albayrak mı gelecek, Abdullah Gül mü gelecek, Binali Yıldırım mı gelecek, yoksa Sayın Cumhurbaşkanı’nın oğlu mu gelecek? Bu husus parti çevrelerinde konuşuluyor. Eğer Sayın Cumhurbaşkanı olmayacaksa kim olacak? Ana gündemden bir tanesi bu. Herkes de ona göre pozisyon alacak, çünkü Sayın Cumhurbaşkanı sonrası gerçekten AK Parti’nin kendi iç dinamikleri açısından, teşkilatlar açısından ya da iş dünyasındaki birtakım devam eden işler açısından bu önemli bir konu.” Biçiminde görüşlerini ifade etmişti. Abdurrahman Dilipak konuyla ilgili olarak Hakan Fidan ve Erdoğan’ın çocuklarının da Erdoğan sonrası için isminin geçtiğini belirterek, “Daha çok Hakan Fidan ve Sayın Cumhurbaşkanının çocukları üzerinden bir tartışma sürdürülüyor.” Demişti.

GALATA KÖPRÜSÜNÜN ÜZERİNDEKİ EYLEME BAZI BAKANLAR KATILMADI.

Bilal Erdoğan’ın Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olduğu Türkiye Gençlik Vakfının (TÜGVA) 1 Ocak 2026 Perşembe Günü İstanbul Galata Köprüsü üzerinde düzenlediği “Sinmiyoruz, Susmuyoruz, Filistin’i Unutmuyoruz” eylemine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alpaslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ile Hazine ve Maliye Eski Bakanı Berat Albayrak katılmadı.

CHP’DEN İSTİFA EDEN MERSİN BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ HASAN UFUK ÇAKIR AKP’YE GEÇİYOR.

7 Ocak Çarşamba Günü AKP’ye geçecek olan Mersin Bağımsız Milletvekili Hasan Ufuk Çakır(Alıntıdır)

22 Aralık 2025 Pazartesi günü yayımlanan köşe yazımda Hasan Ufuk Çakır’ın MHP veya AKP’ye geçeceğini yazmıştım. Köşe yazımın üzerinden 10 gün geçtikten sonra Ufuk Çakır AKP’ye katılacağını açıkladı. Çakır’ın uzun süre bağımsız kalmayacağını tahmin ediyordum ama bu kadar hızlı bir biçimde parti değiştireceğini Ben bile öngörememiştim. CHP'den istifa eden Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, “7 Ocak Çarşamba günü grup toplantısında AK Parti'ye geçiyorum. AK Parti'nin yaptığını Türkiye'ye kimse yapmadı. AK Parti, devletinin, milletinin yanında. Millete de sordum, 'Nereye geçeyim dedim, 'AK Parti'ye geç' dediler, ben de milletin dediğini yapıyorum” dedi. Şimdi sormak istiyorum. Ufuk Çakır’a AKP’ye geç diyen seçmenler O’nu seçip TBMM’ne gönderen CHP’li seçmenler mi? Bunun cevabını Ufuk Çakır verebilir mi? Hiç sanmıyorum. Bir diğer sorum ise CHP’yi topa tutarak, istifa eden Ufuk Çakır’ı istifasında haklı görerek, O’nu kutsayan CHP’lilere olacak. Nasıl, mutlu musunuz? Geçmişini araştırmadan, bilmeden-etmeden devşirme adaylarla seçime girerseniz, sonu böyle olur. Bu arada Ufuk Çakır’ın 14 Mayıs 2023 Seçimlerinde Kendisini Mersin’den Milletvekili Adayı gösteren Kemal Kılıçdaroğlu’dan AKP’ye geçişi ile ilgili helallik istediği de Basında yer aldı. Kendisini siyasete sokan Kılıçdaroğlu’nu arayan ve AKP’ye geçeceğini ifade eden Çakır’a Kılıçdaroğlu’nun da “Sana hakkım helal olsun, çok iyi bir kardeşimsin, dostumsun” diyerek teşekkür ettiği öne sürüldü. Yazmaya çalıştığım bu konuyla ilgisi olmamasına rağmen aklıma birden Aziz Nesin’in “ZÜBÜK” Romanı geldi. Bir Milletvekilinin siyasi yaşamını hicvederek anlatan roman sinemaya da uyarlanmıştı. Filmde Kemal Sunal “ZÜBÜK” rolünü hakkıyla oynamıştı. Neyse asıl konumuza dönecek olursam; Bunun için her zaman gündeme getirdiğim önerimi bir kez daha tekrarlıyorum. Milletvekili ile Belediye Başkan ve Meclis Üyesi Adaylarını tüm üyelerin katılacağı ÖN SEÇİM yöntemiyle belirlemek CHP’nin olmazsa olmazı olmalıdır. Yoksa böyle çok helalleşmelere tanık oluruz.

Münif APARI