Partiden ihraçların sürmesi, Yargıtay’dan adli tatilin başlayacağı 20 Temmuza kadar bir karar çıkmaması veya Bölge Adliye Mahkemesinin koyduğu tedbir kararının kaldırılmaması ya da Olağanüstü Kurultay kararının Genel Merkezce alınmaması durumlarında Özel’i destekleyen milletvekilleri ile Belediye Başkanları kurulacak yeni siyasi oluşumda yer alacaklar. Zira CHP 26 Temmuza kadar Kurultay yapmadığı takdirde 6 yıl kurultay yapmamış sayılacak ve bu nedenle de kapatılma tehdidi ile karşı karşıya kalacak. Doğabilecek sorunları aşmak için CHP Lideri Özgür Özel’in ‘KIYAMET SENARYOSU’ olarak tanımladığı yeni oluşumun 20 Temmuzun hemen sonrasında siyasi yaşamda yerini alabileceği konuşulmaya başlandı. Son ana hazırlıksız yakalanmamak adına Özgür Özel ve Ekibinin biri seçimlere girmeye hak kazanmış, diğeri de yeni oluşum olmak üzere 2 parti üzerinde çalıştıkları kulislerde konuşuluyor. Süreç hızlandıkça bu konu gündemde daha çok yer alacak gibi görünüyor.
PARTİ MECLİSİNDEN 27 ÜYE İSTİFA ETTİ.
Kılıçdaroğlu’nun 10 Haziran Çarşamba günü topladığı butlancı MYK Özgür Özel’e destek veren 9 Milletvekilini yetkisi olmadığı halde tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kuruluna (YDK) sevk etti. Parti Tüzüğünün 63. Maddesine göre Parti Meclisi Üyeleri, Milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Başkanlarının Partiden ihracı için Parti Meclisinden karar alınması ve bu karar sonrasında da ihraç için dosyanın Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesi gerekiyor. İvedilik bahane edilerek ve de Parti Meclisi devre dışı bırakılarak MYK kararıyla ihraçları başlatmak Parti içi demokrasiyle, hak, hukuk ve adaletle bağdaşacak bir durum değil. Bu gelişme üzerine 11 Haziran Perşembe günü toplantıya çağrılan Parti Meclisinin Özel’e destek veren 27 Üyesi Noter kanalıyla PM Üyeliğinden istifa ettiklerini açıkladılar. Bu istifalar sonrasında Parti Meclisinin üye sayısı 29’a düştü. Yine Parti Tüzüğünün 24. Maddesine göre Parti Meclisinin üye sayısı 2/3’nin altına yani 39 kişiye düştüğü durumlarda zorunlu olarak 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi gerekiyor. Ancak yasaları ve Parti Tüzüğünü ne dinleyen ne de uygulayan var. Kılıçdaroğlu’nun atanmış sözcüsü olan 24. Dönem İstanbul Milletvekili Müslim Sarı MYK’nın her şeye yetkili olduğunu, ancak Kurultay kararı almaya yetkili olmadığını insanların gözünün içine bakarak, kameralar önünde çok rahat söyleyebiliyor. Yasa ve tüzük dinlemeyen Bay Kemal’in ekibi bu konularda bildik bir yerlerden iyi eğitim alıp, yetiştirilmiş gibi görünüyor. Hukuk tanımaz bu hal ve hareketler bir yerlerden Bizlere çok tanıdık geliyor. Bunun yanı sıra Kılıçdaroğlu “Olağanüstü kurultayın toplanması için hukuki bir durum yok, Parti Meclisi 5 kişide kalsa, toplanır, çalışmalarımızı sürdürürüz” dedi ve meşruiyetini yitirmiş Parti Meclisini 28 kişiyle topladı. 5 kişiye de gerek yok Kemal Bey, Siz tek başınıza Parti Meclisine de MYK’da Meclis Grubunuza da yetersiniz. Sizi kayyum olarak boşuna mı oraya atadılar. Bunun yanı sıra Ankara Adliye Mahkemesinin 21 Mayısta verdiği ‘Mutlak Butlan’ kararı ile ilgili dosyanın henüz Yargıtay’a gönderilmediği belirtildi.
MEZİTLİ VE BOLU BELEDİYE BAŞKANLARI DA İHRAÇ EDİLDİ.
Aralarında Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın’ın bulunduğu 9 Milletvekilini MYK Kararıyla tedbirli olarak YDK’ya sevk eden Kılıçdaroğlu, Ali Mahir Başarır ile birlikte hareket eden Mersin’in Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ve Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı da tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk etti. Tanju Özcan ihraç kararının ardından “atanmış kayyumun sözde YDK’ sına savunma vermem” diyerek, CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Tuncer, MYK Kararıyla ihracı istenen ilk İlçe Belediye Başkanı oldu. CHP Mezitli İlçe Örgütü ve CHP’li Belediye Meclis Üyeleri de yayınladıkları ortak açıklamayla Başkan Ahmet Serkan Tuncer’in yanında olduklarını ifade ettiler. Böylece atanmış kayyum Başkan Bay Kemal ve Butlancı Ekibi özlem duydukları dikensiz gül bahçesine bir adım daha atmış oldular.
YENİDEN KURULTAY SÜRECİ BAŞLATMAK İŞİ YOKUŞA SÜRMEK, AYAK DİRETMEKTİR.
Kılıçdaroğlu ve Ekibi zaman kazanmak için işi yokuşa sürmeye başladı. Mahkeme 38.Kurultayı iptal etmesine ve 37.Kurultayda seçilen delegelerle olağanüstü kurultay yapılmasının gerekliliğine karar verirken, atanmış kayyum Kılıçdaroğlu ve Ekibi yeni kongre süreci başlatacaklarını açıkladı. İlçe delegelerini belirlemeyle başlayacak süreçte, önce İlçe sonrasında İl Kongreleri toplanacak ve en sonunda da Kurultay gerçekleştirilecek. Ancak, Bay Kemal Ekibinden Berhan Şimşek “Yargıtay’da dava sonuçlanmadığı için ne mahalle seçimi, ne İlçe seçimi ne de Kurultay yapabiliriz.” diyor. Bu durumda bu takvimin işleyiş süreci ise en az bir hatta iki yıl sürecek gibi görünüyor. Doğrudan 37. Kurultayda seçilen delegelerle olağanüstü kurultaya gitmek yerine, mahkeme kararında yer almamasına rağmen süreci ucu açık bir biçimde ilçe delege seçimleriyle başlatmak ipe un sermekten, işi yokuşa sürmekten, ayak diretmekten, daha da önemlisi koltuk hırsından başka bir şey değildir. Zira Türkiye’de atama siyasetinin en çarpıcı örneklerinden biri olan Kılıçdaroğlu CHP’nin örgüt basamaklarından gelen bir siyasetçi değildir. Örgütten gelmediği için de ‘ÖRGÜTÇÜ’ bir kişiliğe de sahip değildir ve çözüm değil, çözümsüzlük üreten bir kişilik olma yolunda da hızla ilerlemektedir.
FİKRİ SAĞLAR: “KASIM AYINDA BASKIN SEÇİM OLABİLİR.”
Devlet ve Kültür Eski Bakanı Fikri Sağlar İktidarın Kasım ayında baskın seçime hazırlandığını belirterek, “CHP’ye seçim tuzağı kuruldu” dedi. İktidarın baskın seçime kadar CHP’nin başında Kayyum Kılıçdaroğlu’nun kalmasını amaçladığını, bu sayede de CHP’nin elini, koluna bağlayarak Partide iç çatışma çıkarmanın hedeflendiğini ifade etti. Sağlar, 2017 referandumunda mühürsüz oyların geçerli sayan YSK önüne gidip, bu durumu protesto etmek istediklerini, ancak Kılıçdaroğlu’nun bu eylemi engellediğini, sonuçta da rejimin değiştiğini söyledi. Fikri Sağlar ayrıca Kayyum Kılıçdaroğlu’nun yapacağı işlemleri ise “Kılıçdaroğlu'nun sözde "Genel Başkan" sıfatıyla yapacağı işlemler yok hükmündedir. Çünkü Kılıçdaroğlu'nun hiçbir meşruiyeti yoktur. Hukuku katlederek, mutlak butlan kararına dayanarak meşruiyet elde edilemez. CHP'de meşruiyet ancak CHP'lileri temsil eden Kurultay'dan alınır.” dedi. Sağlar’ın bu beyanları sonrasında Mersin’den Bay Kemalci biri ise Fikri Sağlar’ın Partiden ihraç edilmesini talep etti. Bay Kemal’e her muhalefet edeni Partiden ihraç ederseniz, kalanlarla Genel Merkez önünde ancak çelik-çomak oynarsınız.
GRUP TOPLANTISINI CHP LİDERİ ÖZGÜR ÖZEL YAPTI.
CHP Genel Merkezinin polis baskınıyla işgal edildiği 24 Mayıs Pazar günü sabahın 7’sinde Kılıçdaroğlu Ekibi tarafından Genel Merkez Binasının önüne CHP ile hiçbir ilişkisi ve Parti Üyeliği dahi bulunmayan bir takım sabıkalı kişiler getirilmişti. Aynı kişiler bu kez de 9 Haziran Salı günü CHP Grup salonuna alınmak istendi. Bir yanda CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Grup Yönetiminin Grup Toplantısını izlemek isteyen Partililer için TBMM Başkanlığına verdiği 4.400 kişilik liste, diğer yanda CHP ile hiçbir ilgisi bulunmayan, Parti üyesi dahi olmayan Kılıçdaroğlu’nun verdiği 1.400 kişilik liste. Her 2 listede yer alan kişiler Meclisin Dikmen Kapısında toplandı. Bu gelişme üzerine TBMM Başkanlığı CHP Grup Toplantına izleyici alınmayacağı kararı aldı. Meclis Başkanlığının bu kararı üzerine Kılıçdaroğlu Grup Toplantısına katılmayacağını, Genel Merkezde konuşma yapacağını açıkladı. Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısı yapabilmesi için salonda 46 Milletvekilinin bulunması gerekiyordu. Sonuçta seçilmiş irade galip geldi ve Kayyum Başkan Kılıçdaroğlu geri adım atmak zorunda kaldı. Grup Toplantısı daha önceden ilan edildiği gibi CHP Lideri Özgür Özel tarafından yapıldı. Özel’in Grup Toplantısına 98 Milletvekili katıldı. Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez Konferans Salonunda yaptığı konuşmayı ise 17 Milletvekili izledi. 22 Milletvekili ise /mazeretleri var mıdır bilinmez/ her 2 toplantıya da katılmadı. Bunun yanı sıra 74 İl Başkanı yayınladıkları bildiriyle Özgür Özel’i desteklediklerini açıkladılar ve Kurultayın 25 Temmuz 2026 tarihinden önce yapılmasını talep ettiler. 45 gün içinde Olağanüstü Kurultay yapılması için toplanan imza sayısı ise 900’ü aştı. Noter kanalıyla toplanan imzalar 15 Haziran Pazartesi Günü CHP Genel Merkezine teslim edilerek, ilk resmi adım atılmış olacak. Söz konusu imzalar işleme alınmadığı takdirde yeni bir hukuki süreç de başlayacak. Şimdi gözler 16 Haziran Salı günü Grup Toplantısını kimin yapacağında.
KEMAL BEYİN KOLTUK DERDİ YOKMUŞ!
Kılıçdaroğlu; CHP’ye yakın bir kanal olan Halk TV’yi de hedef aldı. “Sahibi Londra’da olan bazı TV sahipleri var. Para ile nasıl delege alınıp satılıyorsa TV kanalları da para ile alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim” dedi. İyi güzel de Kemal Bey TELE 1’e el konulup, sahibi Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına ve televizyonunun bir daire fiyatına 28 Milyon TL’ye yandaşlara satılmasına neden hiç ses çıkarmadınız. Kılıçdaroğlu konuşmasında “koltuk derdim yok” diyor, ancak İktidarın mutlak butlan kararına alet olup, CHP’nin kalesine gol atmaya çalışması, tek derdinin koltuk olduğunu kanıtlıyor. Mahkeme kararıyla verilen o koltuğu korumaya çalışırken de CHP’ye çok büyük zararlar veriyor. Acaba bunun farkında mı? Olmaması olanaksız. Geçtiğimiz günlerde Kılıçdaroğlu’nun yargılama süreçleri devam eden CHP’li Belediye Başkanı ve Yöneticileri ile ilgili bir anlamda ‘Yargısız İnfaz’ yaparak ortaya attığı iddialar ve ‘ARINMA’ çağrıları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının harekete geçmesine neden olmuştu. Bir anlamda Mahkeme Kararıyla CHP’nin başına kayyum olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiaları ve arınma çağrıları Başsavcılıkça ihbar kabul edilmişti. Bu gelişme sonrasında Kılıçdaroğlu şu ifadesiyle de bir anlamda Cumhuriyet Savcılarına bir kez daha üstü kapalı suç duyurusunda bulundu. “Topyekun halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki.” ‘Halk ayaklanması çığırtkanlığı’ sözü üzerine Cumhuriyet Savcıları bakalım harekete geçecekler mi? Bekleyip, göreceğiz.
Münif APARI