6 Mayıs Çarşamba Günü 3 fidan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın aramızdan koparılışının 54.Yıldönümü. Tam Bağımsız Türkiye bilincinde yetişen, Devrimci hareketin öncüsü 3 fidan tüm Yurtta saygıyla anılacak. 6 Mayıs Çarşamba Gününün diğer önemli konusu ise CHP’nin Mutlak Butlan Davasının İstinaf Mahkemesinde görülecek olması. İstinaf Mahkemesi Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği kararı onarsa dava kapanacak. Ya da mutlak butlan sevdalılarınca son durak olan Yargıtay’a taşınacak. İstinaf Mahkemesi Yerel Mahkemenin kararını bozarsa dava sil baştan tekrar görülecek.
ŞAMİL TAYYAR’DAN MUTLAK BUTLAN AÇIKLAMASI
Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde görülmekte olan CHP’nin Mutlak Butlan Davasına sayılı günler kala AKP eski Milletvekili Şamil Tayyar kararın ‘mutlak butlan’ şeklinde alındığını, ancak siyasetin etkisiyle kararın açıklanamadığını öne sürdü. Ne zamandan beri eski milletvekilleri mahkeme kararlarını önceden öğrenip, açıklamaya başladılar. Akıl sır erdirmiş değilim. Eğer hal böyleyse mahkemelere ne gerek var, bu gibi kişiler davaların sonuçlarını açıklarlar, olur-biter.
AHMET HAKAN’da “BIRAKIN MUTLAK BUTLANI” dedi. Bu arada Saraya çok yakın yazarlardan Ahmet Hakan 1 Mayıs Cuma günü Hürriyet Gazetesinde yayınlanan köşe yazısında CHP’nin ‘Mutlak Butlan’ Davası ile ilgili şu görüşlere yer verdi. Hakan, Mutlak Butlan kararı çıkması durumunda CHP Seçmenin Kılıçdaroğlu’nun peşinden gitmeyeceğini belirterek, Seçmenin bundan sonra Özgür Özel’i yalnız bırakmayacağını öne sürdü. Mutlak Butlan Kararının ortalığı karıştıracağını, tartışmaları büyüteceğini ifade eden Ahmet Hakan bu gibi durumların siyasi tabloyu değiştirmeyeceğini de vurgulayarak, ‘Bırakın Şu Mutlak Butlanı’ dedi. Ahmet Hakan dahi dedikten sonra gerçekten bırakın artık Mutlak Butlan tartışmalarını. Bir düşün CHP’nin yakasından
ANKETTEN İBB DAVASININ SİYASİ OLDUĞUNA DAİR GÖRÜŞ ÇIKMIŞ.
Ertuğrul Özkök’ün paylaştığı son ankete göre deneklere İstanbul Büyükşehir Belediyesi Davası ile ilgili görüşleri sorulmuş. Mart ayında % 55,2 olan davanın siyasi olduğu görüşü, Nisan ayında Yüzde 57,7 yükselmiş. Davanın hukuki olduğunu beyan edenlerin Mart ayında % 31,1 olan oranı ise Nisan ayında yüzde 30,1’e gerilemiş. Mart ayında % 13,7 olan fikrim yok diyenler ise Nisan ayında Yüzde 12,2 olarak ölçülmüş. Bu durumda davanın siyasi olduğuna dair görüşlerin bir önceki aya göre yükseldiği görülüyor. Ankette Türkiye’nin en büyük sorunun ekonomi olduğunu belirtenlerin oranı son bir ayda % 40’dan, % 52’ye yükselmiş. Bu durumda Halkın yarıdan fazlası Ülkenin en büyük sorununun ekonomi olduğu hususunda görüş birliğine varmış. Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz sorusuna verilen yanıtlarda ise AKP ve CHP arasındaki çekişmenin sürdüğü görülmüş.

VAHAP SEÇER TÜRKİYE BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANI SEÇİLDİ.
Daha önce vekil olarak yürüttüğü Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığına asaleten seçilen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı olacağı söylentileri seçimin mürekkebi kurumadan bazı kesimlerce gündeme getirilmeye başlandı. 16,5 milyon kişinin ön seçimde oy kullanarak, belirlediği Ekrem İmamoğlu hala CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayıdır. Alternatifi ise büyük olasılıkla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tır. Burada dikkat çeken önemli husus ise CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayının illaki bir Büyükşehir Belediye Başkanı olması gerekliliği midir? Bu husus tartışılması gereken en önemli konudur. Diğer önemli husus ise CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayını aynı İmamoğlu’nda olduğu gibi ön seçimle belirleyecek olmasıdır. Bu ön seçim büyük olasılıkla bu kez Partiye kayıtlı üyelerle yapılacaktır. Bir başka vurgulanacak ayrıntı ise, CHP’nin güncel olarak Cumhurbaşkanı Adayı arayışında olmadığıdır.
KENT MEYDANI DİYE BAŞLANDI, PARK OLDU.
Köşe yazılarımda bir çok kez yer verdiğim bir konu var. Kırmızı Lacivert ve Özel İdare İş Hanları ile Halk arasında ‘Bit Pazarı’ olarak bilinen Zafer Çarşısının yıkılması sonrasında oluşan alana Mersin Büyükşehir Belediyesince ‘Kent Meydanı’ yapılması için düzenleme çalışmaları başlatılmıştı. Yıkılan Kırmızı Lacivert iş Hanından ya da sahipsizlikten dolayı bugün adı sanı bile kalmayan, amatör kümede dahi yer almayan Mersin İdman Yurdunun forma renklerinden mi esinlenilmiştir bilinmez, bu meydana ‘Kırmızı Lacivert Meydanı’ adı verilmeye çalışılıyordu. Alanı çevereleyen panolarda dahi ‘Kırmız Lacivert Meydan Düzenlemesi’ ibaresi yer alıyordu. Kentin en Merkezi yerinde, , Kentin en prestijli bir bölgesinde düzenleme çalışmaları yapılan meydana ‘ATATÜRK’ Meydanı adının verilmesini önermiştim. Ancak, düzenleme çalışmalarının sona yaklaştığı alanın fotoğraflarına bakınca buranın bir Kent Meydanı değil, bir park olduğunu gördüm ve hayretler içerisinde kaldım.

Kent Meydanı olarak projelendirilen alana park yaptılar. (Alıntıdır)
Kent Meydanı nedir, öncelikle bu konuyla ilgili birkaç cümle paylaşmak istiyorum. Kent meydanı, o Kentte yaşayanların özel günlerinde sosyal, kültürel, siyasal ve ticari amaçlar için kullanılan, kısaca kentsel yaşamın geçtiği önemli bir kamusal alandır. Bu meydanlar antik dönemlerden Cumhuriyetin ilk dönemlerine kadar kentin temel öğesi olarak kullanılmış ve kent kültürünün önemli bir parçası olmuştur. Avrupa kentlerinde ise meydanlar, kent yaşamının odağı olan dış alanlar olarak öne çıkmaktadır. Son yıllarda birçok kentimizde belediyecilik anlayışının sadece ulaşım ve altyapıya yönelik bir mühendislik düşüncesi olmadığı benimsenerek kentlere kimlik ve kişilik kazandıracak, kentsel yaşam kalitesini yükseltecek projeler üretilmeye başlanmış, bunun sonucunda da Kent Meydanları oluşturulmuştur. Mersin ise Ülkemizde Şehircilik örneği sergileyen Eskişehir’den, ya da Avrupa Kentlerinden hiçbir biçimde yararlanmamış, Parkı, Kent Meydanı olarak hizmete almayı yeğlemiştir. Ne de olsa Vizyon meselesi. Ne diyelim.
Personeller çalıştıkları Kurumların yüz akıdır.
1 Mayıs Cuma günü Saat 12.50 de Tece’den hareket eden Mersin Büyükşehir Belediyesinin 26 nolu Tece-Karacailyas hattı otobüsünün şoförüne binlerce alkış. Her binen yolcuyu hoş geldin diyerek, güler yüzle karşılayan otobüs şoförü takdiri fazlasıyla hak etti. İşte böyle personeller çalıştıklarını kurumların yüz akı olarak her zaman öne çıkarlar. Bu hattın otobüs şoförünü candan kutluyorum. Bu şoförümüz tüm şoförlere de inşallah örnek olur.
Münif APARI