“Geleceğin Mahalle Evi” statüsü verilen derneğin binası onarıldı, dekore edildi ve diğer derneklere sosyal kültürel ve sportif faaliyetler yapma imkânı tanındı.

Alevi Kültür Derneği DAB-DER adeta “Belediye içinde Belediye” veya “İkinci bir Belediye binası” pozisyonunda…

Dernek Başkanı Muharrem Cengiz, “Hizmetlerimiz, mahallemizdeki tüm kişi ve kuruluşları kapsıyor” diyerek, ayrımcılığa yer olmadığını belirtiyor.

Büyükelçimiz Fatma Ceren Yazgan ve Lahey Belediye Başkanı Jan van Zanen’in onurlandırdıkları derneğin, diğer Belediyelere de örnek olması bekleniyor.


İlhan KARAÇAY yazdı:

Lahey Belediyesi, Alevi Kültür Derneği DAB-DER’in binasını mahalleye açık bir sosyal merkez olarak konumlandırarak, göçmen kökenli bir sivil toplum kuruluşuna kamusal rol tanıyan dikkat çekici bir adım attı. Dünya hukukunun ve uluslararası adalet kurumlarının simgesi olarak bilinen Lahey’de alınan bu karar, yerel yönetim ile toplum merkezleri arasındaki yeni iş birliği modelinin somut örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Lahey’deki dernek binası, artık yalnızca bir dernek binası değil. Belediye tarafından tanınan, desteklenen ve mahalleye açılan bir kamusal merkez haline geldi.

Afbeelding met vogel, tekst, embleem, logo Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Lahey Belediyesi’nin Alevi Kültür Derneği DAB-DER’e verdiği, “Buurthuis van de Toekomst” (Geleceğin Mahalle Evi) statüsü, Hollanda’daki göçmen kurumları açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Bu gelişme, sıradan bir destek kararı değil. Belediyenin sosyal politika anlayışının, mahalle yaşamını örgütleme biçiminin ve göçmen kurumlara bakışının somut bir yansımasıdır.

Bu nedenle konu sadece bir dernek haberi değildir. Bu, yerel yönetim modeli ile toplum merkezlerinin kesiştiği noktada ortaya çıkan yeni bir kamusal rolün hikayesidir.

“BELEDİYE İÇİNDE BELEDİYE” VEYA “İKİNCİ BİR BELEDİYE BİNASI MI”

Gurbetçi toplumun uzun yıllar “dernek binası” diye bildiği adresler, artık başka bir kapıya açılıyor. Çünkü “Buurthuis van de Toekomst” modeli, Belediyenin klasik mahalle evi anlayışını yenileyerek bazı sivil adresleri, mahallede herkesin girebildiği ve faaliyet üretebildiği bir “kamusal buluşma noktası” haline getirmeyi hedefliyor. Bu yüzden insanın aklına şu soru geliyor.
Bu, adeta “Belediye içinde Belediye” veya “İkinci bir Belediye binası” oluyor

Elbette hukuken Belediye değil. İmza yetkisi yok. Resmi kamu gücü yok. Ancak fiiliyatta, Belediyenin mahalleye dönük sosyal hizmetlerinin bir kısmı burada görünür hale geliyor. Belediyenin desteklediği ve Belediyenin hedeflerine bağlanan bir işlev üstleniyor. Bu da sıradan bir “dernek lokali” tanımını aşıyor.

İnsanlar, ilk bakışta şunları soruyor: Bir derneğe böyle bir statü verilmesi ne anlama geliyor?
Bu yapı Belediyenin bir uzantısı mı oluyor? İkinci bir Belediye binası mı ortaya çıkıyor?

Hukuken böyle bir durum yok. Belediyenin yetkileri, karar alma mekanizmaları ve idari sorumlulukları bu merkezlere devredilmez. Ancak pratikte farklı bir gerçeklik ortaya çıkıyor.
Bu merkezler, Belediyenin mahalleye dönük sosyal faaliyetlerinin yürütüldüğü, vatandaşın kapısını çalabildiği ve toplumun kendi kendine örgütlenebildiği bir alan haline geliyor.
Bir başka ifadeyle, Belediye hizmetlerinin yerel ölçekte hissedildiği bir “toplumsal temas noktası” oluşuyor.

Bu yüzden “Belediye içinde Belediye” benzetmesi mecazi olarak yapılıyor. Çünkü bu merkezler mahallede sosyal bağ kurma, yalnızlıkla mücadele, gençleri yönlendirme ve kültürel etkileşim gibi alanlarda Belediyenin hedeflerini sahaya taşıyor.

Bu benzetmenin altını özellikle çizmek gerekir. Burada söz konusu olan, hukuki bir yetki devri değildir. Derneğe resmi imza hakkı ya da idari karar alma yetkisi verilmiş değildir. Anlatılmak istenen, Belediyenin mahalleye dönük sosyal temas noktalarından birinin bu merkez üzerinden görünür hale gelmesidir.

Afbeelding met persoon, kleding, Menselijk gezicht, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Bir süre önce yapılan Yeni Yıl Resepsiyonunda, Büyükelçimiz Fatma Ceren Yazgan ve Lahey Belediye Başkanı Jan van Zanen’in onurlandırdıkları derneğin, diğer Belediyelere de örnek olması bekleniyor. Dernek Başkanı Muharrem Cengiz ise, “Hizmetlerimiz, mahallemizdeki tüm kişi ve kuruluşları kapsıyor” diyerek, ayrımcılığa yer olmadığını belirtiyor.

BUURTHUIS VAN DE TOEKOMST NEDİR

“Buurthuis van de Toekomst” kavramı Hollanda’da yıllardır konuşulan bir mahalle politikası yaklaşımıdır.
Ama bu bir isim değildir. Bu bir rol tanımıdır.
Bu statü verilen yerlerden beklenen temel şey şudur: Kapı yalnızca üyeye değil, mahallede yaşayan herkese açık olacak. İnsanlar sadece katılımcı olmayacak. İsterlerse faaliyet düzenleyebilecek. Toplumsal ihtiyaçlara cevap verecek programlar üretilecek.

Bu merkezlerde şu faaliyetler önceliklidir.
*Gençler için eğitim ve yönlendirme çalışmaları.
*Yaşlılar için sosyal buluşmalar.
*Kadınlara yönelik destek ve dayanışma programları.
*Mahalle sakinlerini bir araya getiren kültürel etkinlikler.
*Gönüllülük ve katılımı güçlendiren projeler.

Belediye, böyle bir merkez oluştuğunda mahalleye yapılan sosyal yatırımın kalıcı hale geldiğini düşünüyor.

Bu model, klasik anlamda bir ruhsat ya da özel bir imtiyaz değildir. Belediyenin, mahallede zaten aktif olan bir kurumu kamusal sosyal buluşma noktası olarak tanımasıdır. Yani burada verilen şey bir ayrıcalık değil, mahalleye açık olma ve toplumsal sorumluluk üstlenme çerçevesidir.

Afbeelding met tekst, poster, Brochure, Vlieger Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

LAHEY MODELİ VE SİYASİ ARKA PLAN

Lahey, mahalle temelli sosyal politikalar konusunda, Hollanda’nın en aktif Belediyelerinden biridir.
Bu şehirde “Buurthuis van de Toekomst” yaklaşımı yalnızca bütçe tasarrufu ya da bina kullanımını artırma fikrinden doğmadı. Amaç, sosyal izolasyonu azaltmak ve mahalle ölçeğinde dayanışma kurmaktı.

Yerel yönetim şu gerçeği gördü.
Bir mahallede okul var. Spor kulübü var. Kültür merkezi var. Ama bu yapılar çoğu zaman birbirinden kopuk çalışıyor.
Bu kopukluğu ortadan kaldırmak için yeni bir model geliştirildi.
Tek işlevli binalar yerine çok işlevli sosyal merkezler.
Bu merkezlerde farklı kesimler bir araya geliyor. Aynı çatı altında spor etkinliği, kültürel program, sosyal destek ve eğitim faaliyetleri yapılabiliyor.
Bu yaklaşım zamanla Belediye politikasının önemli bir parçası haline geldi.

DAB-DER ÖRNEĞİ NEDEN ÖNEMLİ

Lahey’deki Alevi Kültür Derneği DAB-DER, bu modelin göçmen toplum üzerinden hayata geçtiği en dikkat çekici örneklerden biri oldu.

Afbeelding met buitenshuis, gebouw, hemel, raam Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Derneğin binası, Belediyenin katkısıyla kapsamlı biçimde yenilendi. Zeminler, tuvaletler, etkinlik alanları ve mutfak modern hale getirildi. Bu süreç 2018 yılında başladı ve 2020 sonunda tamamlandı.
Belediye daha sonra bu yapıya “Buurthuis van de Toekomst” etiketi verdi. Etiketin sunumu için Belediye yöneticilerinin katıldığı bir program düzenlendi.

Bu adım, göçmen kökenli bir kültür kurumunun mahalle ölçeğinde kamusal rol üstlenmesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

27 YILLIK BİR TOPLUMSAL BİRİKİM

DAB-DER, kendisini yalnızca bir inanç merkezi olarak değil, sosyal ve kültürel faaliyetler yürüten bir toplum kurumu olarak tanımlıyor.
Kuruluşun yaklaşık 27 yıllık geçmişi bulunuyor. Gençlere yönelik eğitim faaliyetleri, yaşlılara yönelik sosyal programlar ve kültürel etkinlikler uzun yıllardır devam ediyor.
Bu birikim, Belediyenin derneği mahalle evi rolü için uygun görmesinde etkili oldu.
Çünkü, “Buurthuis van de Toekomst” etiketi, sıfırdan verilen bir yetki değildir. Zaten toplumsal faaliyet yürüten kurumların kapasitesi üzerine inşa edilir.

BU BİR AYRICALIK MI?

En çok sorulan soru budur.
Bir derneğe böyle bir statü verilmesi ayrıcalık mıdır?
Cevap net.
Hayır.
Bu bir ayrıcalık değil, sorumluluk yükleyen bir statüdür.
Bu statüye sahip olan kurumlar şu yükümlülükleri taşır.
Mahalleye açık olmak.
Farklı kesimlerden insanları buluşturmak.
Toplumsal fayda üretmek.
Belediyenin sosyal hedeflerine katkı sağlamak.
Bu yüzden Belediye böyle bir etiketi verirken yalnızca destek sağlamaz. Aynı zamanda beklenti oluşturur.

Bu nedenle “Belediye işlemleri yapma hakkı” ifadesi, resmi işlem yürütme yetkisini değil, Belediyenin sosyal hedeflerine bağlı faaliyet üretme ve mahalle sakinlerine açık bir merkez olma sorumluluğunu ifade etmektedir.

MAHALLE SOSYOLOJİSİ AÇISINDAN ANLAMI

Hollanda’da son yıllarda yalnızlık, kuşaklar arası kopukluk ve göçmen toplumların kendi içine kapanması sık tartışılan konular arasında yer alıyor.
Mahalle merkezleri bu sorunlara karşı bir çözüm aracı olarak görülüyor.
İnsanların aynı ortamda buluşması, birlikte etkinlik üretmesi ve birbirini tanıması sosyal uyumu güçlendiriyor.
Bu model, göçmen kurumların toplumdan kopmadığını ve mahalle yaşamına katkı sunduğunu da görünür kılıyor.

LAHEY İÇİN SOSYAL BİR DÖNÜM NOKTASI

Lahey, çok kültürlü yapısıyla bilinen bir şehir.
Türkler, Faslılar, Surinamlılar ve birçok farklı topluluk burada yaşıyor.
Bu çeşitlilik, sosyal politikaların mahalle ölçeğinde yürütülmesini zorunlu kılıyor.
DAB-DER’in “Buurthuis van de Toekomst” statüsü alması, bu çeşitlilik içinde köprü kuran bir merkez modelinin güçlenmesi anlamına geliyor.

Bu nedenle gelişme, yalnızca Alevi toplumunu ilgilendirmiyor.
Tüm mahalleyi ilgilendiriyor.
Tüm şehri ilgilendiriyor.

GELECEKTE NE OLACAK

Bu modelin yaygınlaşması bekleniyor.
Belediyeler, toplumun kendi iç dinamikleriyle sosyal faaliyet üretmesini desteklemek istiyor.
Bu nedenle spor kulüpleri, kültür kurumları ve gönüllü kuruluşlar da benzer statüler için değerlendiriliyor.

DAB-DER örneği, göçmen kurumların yalnızca kendi topluluklarına değil, tüm topluma hizmet üretebileceğini gösteren güçlü bir örnek olarak kayda geçiyor.

Lahey’de bir dernek binasına verilen “Buurthuis van de Toekomst” statüsü, basit bir tabeladan ibaret değil.
Bu karar, Belediyenin mahalle politikasını, göçmen toplumlara yaklaşımını ve sosyal dayanışma modelini yansıtan önemli bir adım.
Bu yapı artık yalnızca bir dernek değil.
Mahalleye açılan bir kapı.
Toplumun buluştuğu bir alan.
Belediyenin sosyal vizyonunun sahadaki karşılığı.
Ve belki de en doğru tanım şu.
Bu, klasik anlamda bir dernek binasının ötesinde, mahalle yaşamının kalbine yerleşen yeni nesil bir toplum merkezi.

Afbeelding met overdekt, scène, stoel, meubels Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Alevi Bektasi Kültür ve Tanıtma Derneği, Den Haag’daki Alevi topluluğunun çıkarlarını savunmaya yönelik bir sosyal yardım kuruluşudur. Özellikle Den Haag bölgesinde 27 yıldır faaliyet göstermektedir ve gençler ile yaşlılar için sosyal, kültürel ve eğitimsel alanlarda çalışmaktadır. Ayrıca, Alevi Bektaşi Kültür ve Tanıtma Derneği, bir köprü işlevi görerek, Türk Alevi topluluğu ile Hollandalılar, diğer etnik gruplar ve Den Haag’daki sosyal kuruluşlar arasında bağ kurmaktadır. “Geleceğin Mahalle Evi” olarak, farklı kültürlere saygı göstererek, renkli bir Den Haag için çeşitli etkinliklerin yapıldığı bir alan sunmaktadır.

DAB-DER YÖNETİM KURULU
Muharrem Cengiz: Eş başkan
Pelin Yıldırım: Eş başkan
Haydar Özmen: Sekreter
Gönül Yıldırım: Sekreter yardımcısı
Hakan Yıldırım: Sayman
Bora Çelik: Sayman yardımcısı
Ceyhun Özçelik: Yönetim kurulu üyesi
Mürşit Aslan: Yönetim kurulu üyesi
Ali Ergül: Yönetim kurulu üyesi
Tarık Kutlutürk: Yönetim kurulu üyesi
Yusuf Yıldız: Yönetim kurulu üyesi

DENETLEME KURULU
Abuzer Şaş, Hasan Sarıkaya, Piraye Yıldırım, Düzgün Şahinkaya, Selin Cengiz, Hasan Basri Yılmaz, Sebahattin Erbaş, Mustafa Kırmızı, Mahmut Kirmit.

Bilgi için: Muharrem Cengiz, Dab Der Başkanı: E-posta: [email protected]
Telefon: 06-53208121
Adres: Monstersestraat 184, 2512 PE Den Haag