Mezitli’nin merkezinde yer alan ve yıllarca Mezitli Belediyesi olarak hizmet veren bina yaklaşık 4 yıldır kaderine terkedildi. Metruk haldeki kamu binası Mezitli Halkına eski günlerde olduğu gibi yeniden hizmet vermeyi bekliyor. Ancak binayı tadilat amacıyla yıkıp/dökenlerin ucubeye dönüşen binayı ayağa kaldırmaya da pek niyetleri yok gibi görünüyor.

Mezitli Belediyesinin eski hizmet binasının Gazi Mustafa Kemal Bulvarından görünüşü.
Dönemin Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, Mezitli Sanayi Sitesinin güneyine yaptıracağı yeni hizmet binasına finansman sağlamak amacıyla Belediyenin eski hizmet binasını yüksek bir bedel karşılığında Mersin Büyükşehir Belediyesi kuruluşu olan MESKİ Genel Müdürlüğüne satmıştı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in oluruyla gerçekleşen satış işlemi sonrasında bina Mezitli Belediyesince boşaltılmış, Belediye birimleri de yeni hizmet binasına taşınmıştı. Uzun bir süre işlevsiz, atıl bir durumda kalan binada yaklaşık 4 yıl önce tadilat çalışmalarına başlanmış, inşaat alanının çevresi de Başkan Vahap Seçer’den duyulan memnuniyet anketini yansıtan panolarla çevrilmişti. Kısa bir süre devam eden tadilat çalışmaları bir anda sonlandırılmış, tadilat işleri yarım bırakılmıştı. Bunun sonucunda da yıllarca Mezitli Halkına hizmet veren Belediye Binası metruk bir hale dönüşerek, Mersin Büyükşehir Belediyesince kaderine terk edilmişti. MESKİ Genel Müdürlüğünün bazı birimlerinin görev yapması amacıyla satın alınan Mezitli’nin en merkezi konumundaki binada yürütülen tadilat çalışmalarının ‘her nedense’ bir anda durdurulması sonrasında bugün hiçbir inşaat faaliyeti gözlemlenmiyor. Binanın terk edilmiş, metruk halini gören Yurttaşlarda binanın bundan sonra hangi amaçla kullanılacağını merak ediyor. Mezitli’nin en işlek noktasında yer alan bina bugünkü terk edilmiş haliyle görüntü kirliliğine de neden oluyor.

Görsel olarak görüntü kirliliği yaratan binanın Mersin Büyükşehir Belediyesi ve MESKİ Genel Müdürlüğünce en kısa zamanda Yurttaşlara hizmet verecek bir kurum haline getirilmesini çevre esnafı ve bankalar gibi kurumsal iş yerleri ile Yurttaşlar da umutla bekliyorlar. Binanın eskiden olduğu gibi Kamu Hizmeti vermeye başlamasıyla Bölgeye de canlılık getireceği beklentisi ön plana çıkıyor.

Terk edilen Belediye Binasının Viranşehir Caddesinden görünümü
Binadaki tadilat çalışmalarını çevreleyen panolardaki görseller hemen hemen 4 yıldır hep aynı kaldı. İnşaat alanını çevreleyen panolarda Büyükşehir Belediyesinin gerçekleştirdiği hizmet ve yatırımların görsellerinin de dönüşümlü olarak yer alması daha uygun ve isabetli olacaktır diye düşünüyorum.
TARSUS’TA ÇEVRE PROTESTOSU

(Alıntıdır)
Tarsus’un Çukurbağ ve Sanlıca Mahalleleri arasındaki bölgeye kurulmak istenilen, 14 kırsal mahalleyi etkileyecek Çimento Fabrikası Projesi için düzenlenen ÇED Bilgilendirme Toplantısı yöre halkının ortak direnişiyle engellendi. Yöre Halkının protesto eylemine farklı siyasi partilerin temsilcileri de katıldı. Sanlıca’daki eyleme katılan Yurttaşlar ile çevre gönüllüleri, muhtarlar ve siyasetçiler yapılmak istenilen Çimento Fabrikasının çok geniş bir yaşam alanını etkileyeceğini dolayısıyla da tarım arazileri, su kaynakları, köy yaşamı ve doğal dengenin büyük zarar göreceğini belirttiler.

Yöre Halkı Çimento Fabrikası Projesine büyük tepki verdi. (Alıntıdır.)
Tarsus’un bereketli topraklarına çimento fabrikası kurulmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan protestocular, tarımı ve doğayı katledecek bu projenin büyük tepki yarattığını dile getirdiler. Eyleme destek veren Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç’da protestoya katılanların birlikteliğine vurgu yaparak, bu eylemin siyasi bir gösteri değil, açık bir dayanışma örneği olduğunu ifade etti. Boltaç, CHP, MHP, İYİ Parti ve DEM Parti’den isimlerin aynı yerde buluşmasının, meselenin siyasi parti sınırlarını aşan bir halk meselesine dönüştüğünü belirtti. Protesto eylemine Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in yanı sıra Belediyeyi temsilen katılan olmadı. Çimento Fabrikası Proje alanına yaklaşık 4,5 kilometre mesafede bulunan Hopur Topaşır Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın da risk altında olduğu, vaşak, yaban keçisi, kurt ve birçok koruma altındaki türün bu bölgede yaşadığı Yöre Halkınca ifade edildi. Korunması gereken bu bölgenin aynı zamanda uluslararası kuş göç yolu üzerinde bulunması endişeleri daha da artırıyor. Tarsus’ta yaşanan protesto eyleminin sadece bir çevre tepkisi olarak değerlendirilmemesini belirten gönüllüler, tarımla birlikte doğal yaşam ve kırsal geleceğin de birlikte savunulması gerektiğini vurguluyorlar. ÇED toplantısının engellenmesi bölgede gerçekleştirilen eylemin ne kadar güçlü olduğunu tüm Kamuoyuna göstermiş oldu. Yöre Halkı projenin bundan sonraki sürecinde de siyasi partilerin ve çevrecilerin Kendilerine desteğinin devam etmesini beklediklerini ifade ettiler. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bastonumu diksem yeşerir.” Dediği Çukurova’da doğa katliamları hızla devam ediyor.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer CHP’nin Mersin’de 7 milletvekili çıkaracağını iddia etti.
Türkiye Belediyeler Birliği Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Vahap Seçer, partisinin bayramlaşma töreninde son anket verilerini paylaştı. Seçer, “Bakın ocak ayı, Mersin anketlerini söylüyorum. Yarın seçim olsun CHP burada 7 milletvekili çıkarır” dedi. Seçer, anketlere göre, belediyeler düzeyindeki oylarının ise son seçimlere nazaran daha da arttığını söyledi. Vahap Seçer Ocak ayında gerçekleştirilen anketin hangi kurum tarafından hangi firmaya yaptırıldığı, anket çalışmalarında hangi yöntemin kullanıldığı, kaç kişiyle görüşüldüğü, anketin Mersin’in hangi bölgelerinde uygulandığına dair bir açıklama yapmadı ve bu konularda detaylı bir bilgi paylaşmadı. Seçimler zamanında yapılırsa Milletvekili Seçimlerine 2 yıl, Yerel Seçimlere de 3 yıl kaldı. Sandık Mersinli Seçmenlerin önüne konulunca çıkan sonuçları hep birlikte göreceğiz. İnşallah Vahap Başkan isabetli bir açıklama yapmıştır.
ABD& İSRAİL-İRAN SAVAŞINA DAİR ÇOK KISA BİR YORUM.
30 Günü geride bırakan ABD& İsrail-İran Savaşı ile ilgili olarak konunun uzmanları günün her saatinde televizyon ekranlarına çıkarak, ellerindeki sopayla harita önünde bolca yorumlar yapıyorlar. Ben strateji ve dış politika uzmanı değilim. Bu nedenle bu konularda ahkam kesecek bir durumum da yok. Ancak barışsever bir Yurttaş olarak bu orantısız ucube savaşa farklı bir bakış açısıyla kısaca değinmek istiyorum. İran Halkını Emperyalist ABD’ye karşı desteklemek farklı, İran Rejimini desteklemek farklı şeylerdir. Salt emperyalist güçlere karşı çıkmak için anti-demokratik ülkelerin rejimlerinin yanında olmak eşyanın tabiatına da aykırı olacaktır. Bunun yanı sıra büyük Amerika hülyasıyla yanıp, tutuşan Dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyen, akıl sağlığı sorunlu olan, başarılı insanlarla vakit geçirmeyi sevmeyen, kaybedenleri ise çok sevdiğini söyleyen Trump’ın ipiyle kuyuya inilemeyeceğini anlamak için de müneccim olmaya gerek yoktur. Bu amaçla, savaşlarda taraf olurken konuya dinsel/mezhepsel ya da rejimsel bakmak yerine savaşın durması yönünde uzlaşmacı bir duruş sergilemek daha barışçıl ve insani olacaktır. Ulu Önder Atatürk’ün o ünlü sözünü daima ilke edinelim, o sözleri hiç unutmayalım ve hep O’nun çizdiği yolda gidelim. “YURTTA SULH, CİHANDA SULH”
Münif APARI