Hangi Demokrasi
Lut kavmi dönemini tarihleyemediğim için söylüyorum, demokrasi, Yunan düşünürlerinin başımıza bela ettiği bir rejimdir.
Çok tartışmışlar, örneğin Eflatun, demokrasiyi lanetlemiş, halkları ancak filozofların, düşünürlerin yönetebileceğini savlamış.
Öğrencisi Aristotales, konuya biraz daha özenle eğilmiş, hocasını bir adım ilerletmiş; toplumu oligarşinin yönetmesi gerektiğini buyurmuş.
Yunanlı bu, “Pekiyi, öyle olsun der mi?” demez, Protagoras diye biri çıkmış, demokrasinin, oligarşinin, seçkinlerin, filozofların uygulayabileceği bir rejim olmadığını, farklı düşüncelerin, farklı görüş ve kabullerin yok sayılamayacağını, ülkenin yönetiminde bu farklı görüş ve zihniyetlerinde etkili olması gerektiğini söylemiş. (Bravo Protagoras’a)
Ondan sonra, aman ya Rabbim, ne kadar çok demokrasi türü yön vermiş insan hayatına:
Doğrudan demokrasi (Belki de tek demokrasi)
Temsili Demokrasi,
Liberal Demokrasi, (Belki de en tehlikelisi)
Anayasal Demokrasi, (Belki de temelleri olan tek demokrasi)
Sosyal Demokrasi, (Belki de bir türlü ulaşamadığımız demokrasi.)
21.yy’dayız, insanlık bu kadar demokrasi türü yaratabilmişken ben neden en acımasız oligarşi ile yönetiliyorum, diyecektim, bir arkadaşım, “temsili demokrasinin en yoz hali budur da ondan” dedi.
Siz ne dersiniz?