Bakan’lık istifasından iki yıl sonra planı gerçekleşti.

Uslu’nun, istifasının ardından da süreci yakından izlediği ve kulislerde etkisini sürdürdüğü ifade ediliyor.

(Haberin Hollandacası en altta.
De Nederlandse versie staat onderaan)

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
İlhan KARAÇAY yazdı:

Günay Uslu’nun Kültür ve Medya alanında Devlet Bakanlığı yaptığı dönemde başlattığı “her belediyeye bir kütüphane” hedefi bugün somut bir gerçeğe dönüştü. Görev süresi boyunca kütüphanelerin toplumun eğitim ve kültür hayatındaki yerini güçlendirmeyi savunan Uslu, bu fikri yalnızca bir öneri olarak bırakmadı; devlet politikası haline gelmesi için adım adım takip etti.

Bir dönem çeşitli nedenlerle yavaşlayan ve gündemin gerisinde kalan bu plan, aradan geçen zamana rağmen tamamen rafa kaldırılmadı. Günay Uslu’nun kurduğu vizyon ve oluşturduğu politika zemini, bakanlık içinde etkisini sürdürdü. Süreç zaman zaman ağır ilerlese de, Uslu’nun attığı temeller ve yaptığı yönlendirmeler sayesinde yeniden hareket kazandı.

Bugün gelinen noktada “her belediyeye bir kütüphane” hedefi artık bir niyet beyanı değil, uygulamaya geçen bir devlet programı olarak karşımızda duruyor. Kütüphanelerin sadece kitap alınan yerler değil, eğitimden dijital becerilere ve sosyal yaşama kadar geniş bir alanda hizmet veren merkezler olması gerektiği fikri, Uslu’nun başlattığı yaklaşımın en belirgin sonucu olarak öne çıkıyor.

Afbeelding met persoon, overdekt, Menselijk gezicht, boekenkast Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Kısacası, yıllar önce ortaya konan bir düşünce, sabırla izlenen bir politika ve kararlı bir vizyon sayesinde hayata geçti. “Her belediyeye bir kütüphane” projesinin gerçekleşmesi, Günay Uslu’nun başlattığı sürecin ve uzaktan da olsa sürdürdüğü etkisinin somut bir karşılığı olarak değerlendiriliyor.

Hollanda’da bilgiye erişimin güçlendirilmesi ve toplumun her kesiminin kültürle buluşması amacıyla yürütülen “Her belediyede bir kütüphane” hedefi yeni bir aşamaya ulaştı. Bakanlar Kurulu’nun kütüphane yasasında değişiklik yapılmasını kabul etmesi, yıllardır sürdürülen bir politikanın somut sonuç vermesi anlamına geliyor. Bu politikanın arkasındaki en belirleyici isimlerden biri ise eski devlet sekreteri Günay Uslu oldu.

Uzun vadeli ve kararlı bir politika çizgisiyle ilerleyen bu süreçte Günay Uslu’nun attığı adımlar, bugün ülke genelinde her belediyeye kütüphane hedefinin hayata geçirilmesinin temelini oluşturdu.

Afbeelding met kleding, Menselijk gezicht, persoon, glimlach Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

BİLGİYE ERİŞİMİ HERKES İÇİN HAK HALİNE GETİRMEK

Yeni düzenleme ile kütüphaneler artık yalnızca kitap ödünç verilen yerler olarak görülmeyecek. Belediyeler için yasal bir sorumluluk oluşturulacak ve herkesin erişebileceği, tam donanımlı bir kütüphane ağı kurulacak. Bu kapsamda her yıl 60 milyon euro kaynak ayrılması planlanıyor.

Kütüphaneler sadece okuma mekânı değil. Aynı zamanda toplumun buluştuğu, eğitim ve kültür faaliyetlerinin yürütüldüğü, dil öğrenme ve dijital becerilerin geliştirildiği merkezler olarak konumlandırılıyor. Çocuklar için okuma alışkanlığı kazandıran programlar, yaşlılar için bilgisayar kursları ve sosyal etkinlikler bu yaklaşımın bir parçası.

Bu bakış açısının temeli, Günay Uslu’nun görev yaptığı dönemde attığı adımlarla atıldı. Uslu, kütüphanelerin toplumdaki rolünü yalnızca kültürel değil aynı zamanda sosyal bir gereklilik olarak tanımladı ve “erişilebilirlik” ilkesini politika haline getirdi.

GÜNAY USLU’NUN BAŞLATTIĞI SÜREÇ

Kütüphaneler için belediyelere “bakım ve erişim sorumluluğu” getirilmesi fikri ilk olarak Günay Uslu döneminde gündeme geldi. O dönemde yapılan değerlendirmeler, ülkede kütüphane sayısının azaldığını ve bazı mahallelerle köylerde sadece kitap teslim noktalarının kaldığını ortaya koydu.

Bu tablo üzerine başlatılan yatırım süreci, yeni yasa teklifinin altyapısını oluşturdu. Belediyelere finansman sağlandı, yeni kütüphaneler açıldı ve sınırlı hizmet veren noktalar geliştirilerek tam donanımlı kütüphanelere dönüştürüldü. Son yıllarda 46 yeni kütüphane kurulması ve yaklaşık 100 sınırlı hizmet noktasının genişletilmesi bu politikanın somut sonuçları arasında yer aldı.

Bu süreç, eğitim politikası ile kültür politikasının birleştiği bir model olarak dikkat çekti. Uslu’nun yaklaşımında kütüphaneler, okul sistemi ile iş birliği içinde çalışan ve okuma kültürünü sınıflara kadar taşıyan merkezler olarak konumlandı.

OKUMA KÜLTÜRÜ VE GENÇLERİN KATILIMI

Veriler, bu politikanın toplumsal karşılığının güçlü olduğunu gösteriyor. 2024 yılı itibarıyla 18 yaş altındaki çocukların yaklaşık dörtte üçü kütüphane üyesi oldu. Bu yaş grubunda üyeliğin ücretsiz olması, erişimi daha da artırdı.

Çocukların ve gençlerin kütüphanelere yönelmesi, Günay Uslu’nun uzun vadeli hedeflerinden biriydi. Okuma alışkanlığının erken yaşta kazanılmasını savunan Uslu, kütüphaneleri eğitim sisteminin doğal bir parçası haline getirmeyi amaçladı.

YENİ YASA VE YENİ DÖNEM

Bakanlar Kurulu’nun kabul ettiği düzenleme ile kütüphane yasası değiştirilecek ve belediyelere açık bir sorumluluk yüklenecek. Yasa taslağı parlamentoya gönderilecek ve yasalaşma sürecinin ardından uygulamaya geçilecek.

Bu adım, 2015 yılında başlatılan kamu kütüphaneleri sisteminin geliştirilmesi politikasının devamı niteliğinde görülüyor. Günay Uslu’nun o dönemde ortaya koyduğu strateji, bugün yeni hükümet tarafından da sürdürülen bir devlet politikası haline geldi.

Kültür ve eğitim alanındaki birçok uzman, bu süreci “uzun vadeli ve tutarlı kamu politikası” örneği olarak değerlendiriyor. Kütüphanelerin sosyal eşitliği güçlendiren, eğitim fırsatlarını artıran ve toplumun kültürel bağlarını kuvvetlendiren kurumlar olduğu vurgulanıyor.

TOPLUMSAL MERKEZ OLARAK KÜTÜPHANELER

Yeni yaklaşım, kütüphaneleri sadece kitap okunan mekânlar olmaktan çıkarıp toplumun kalbi haline getirmeyi amaçlıyor. Dil öğrenme programları, dijital eğitimler, kültür etkinlikleri ve sosyal buluşmalar bu merkezlerde yapılacak.

Bu dönüşümün fikir aşamasından uygulamaya kadar uzanan yolculuğunda Günay Uslu’nun rolü belirleyici oldu. Attığı adımlar, oluşturduğu politika çerçevesi ve ısrarla savunduğu “herkes için erişilebilir kütüphane” anlayışı bugün ülke çapında somut bir hedefe dönüştü.

KAHRAMANIN ADI: GÜNAY USLU

Bugün Hollanda’da her belediyeye kütüphane hedefi konuşuluyorsa, bu sadece yeni bir yasa teklifinin sonucu değil. Bu, yıllar önce başlatılmış, sabırla takip edilmiş ve adım adım büyütülmüş bir vizyonun ürünü.

O vizyonun merkezinde ise Günay Uslu yer alıyor.

Kültür politikalarını sosyal devlet anlayışıyla birleştiren yaklaşımı, kütüphaneleri yeniden toplumun gündemine taşıdı. Bugün atılan her adım, onun başlattığı sürecin devamı niteliğini taşıyor.

Hollanda’da “her belediyede bir kütüphane” artık bir temenni değil. Gerçekleşmesi için güçlü bir siyasi irade ve hazır bir politika altyapısı bulunan somut bir hedef. Bu hedefin arkasındaki isim ise, attığı adımlarla uzun vadeli bir dönüşümün kapısını açan Günay Uslu olarak öne çıkıyor.

SAHADAKİ KARŞILIĞI: ÇOCUKLAR, KÜTÜPHANELER VE TOPLUM

Afbeelding met kleding, Menselijk gezicht, persoon, overdekt Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Günay Uslu’nun kütüphane politikasının en dikkat çekici yönlerinden biri, bu yaklaşımın sadece yönetmelik ve yasa düzeyinde kalmaması oldu. Uslu, görev süresi boyunca kütüphanelerin toplumla doğrudan temas kurduğu etkinliklere özellikle önem verdi. Çocukların ve gençlerin kütüphanelerle erken yaşta bağ kurmasını sağlayan çalışmalar bu politikanın temel ayaklarından biri haline geldi.

Bu kapsamda düzenlenen etkinliklerde devletin kültür politikası ile yerel uygulamalar arasında güçlü bir bağ kuruldu. Çocuk kitapları haftası kapsamında kütüphanelerde yapılan okuma etkinlikleri, yazar buluşmaları, tiyatro gösterileri ve atölyeler yalnızca kültürel faaliyetler olarak değil, eğitim politikasının sahadaki uzantısı olarak değerlendirildi. Uslu’nun bizzat katıldığı ve çocuklara kitap okuduğu etkinlikler, kütüphanelerin yeni rolünü somut biçimde ortaya koydu.

Kütüphaneler artık yalnızca raflardan kitap alınan yerler olarak değil, çocukların kendilerini ifade ettikleri, ailelerin katıldığı ve mahalle ölçeğinde sosyal hayatın şekillendiği merkezler olarak görülüyor. Bu yaklaşım, kütüphanelerin toplumun gündelik yaşamına yeniden dahil edilmesini sağladı.

YEREL YATIRIMLAR VE DEVLET DESTEĞİ

Kütüphane politikasının hayata geçirilmesinde yerel yönetimlere sağlanan destekler belirleyici rol oynadı. Belediyelerin yeni kütüphaneler kurabilmesi ve mevcut kütüphaneleri geliştirebilmesi için özel devlet teşvik programları devreye alındı. Bu destekler sayesinde bazı şehirlerde yeni kütüphaneler açıldı, bazı bölgelerde ise sınırlı hizmet veren noktalar tam donanımlı merkezlere dönüştürüldü.

Devlet tarafından sağlanan kaynaklar, kütüphanelerin fiziksel kapasitesini artırmakla kalmadı. Aynı zamanda hizmet saatlerinin genişletilmesini, çocuk ve gençlere yönelik programların çoğalmasını ve eğitim içeriklerinin güçlendirilmesini mümkün kıldı. Böylece kütüphaneler, günün daha uzun saatlerinde yaşayan ve hizmet veren mekânlara dönüştü.

Bu yatırımlar, kültür politikasının sosyal devlet anlayışıyla birleştiği alanlardan biri olarak öne çıktı. Eğitim, kültür ve yerel yönetim politikaları aynı hedef etrafında buluştu. Amaç, her yaştan vatandaşın kütüphanelere kolayca ulaşabilmesi ve bu merkezleri aktif biçimde kullanabilmesiydi.

KÜTÜPHANELERİN YENİ TOPLUMSAL ROLÜ

Tientallen miljoenen extra voor bibliotheken. 'We hebben ze de afgelopen decennia verwaarloosd' | Trouw

Günay Uslu’nun yaklaşımında kütüphaneler, toplumun sosyal dokusunu güçlendiren kurumlar olarak tanımlandı. Bu kurumlar, dil öğrenme kurslarından dijital beceri eğitimlerine, çocuk etkinliklerinden yetişkinlere yönelik kültürel programlara kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan merkezler haline geldi.

Özellikle göçmen kökenli ailelerin çocukları için kütüphaneler önemli bir buluşma alanı oluşturdu. Okuma alışkanlığının erken yaşta kazanılması, eğitimde fırsat eşitliğinin güçlenmesi ve toplumla bağ kurma süreçlerinin desteklenmesi açısından bu merkezler kritik rol üstlendi.

Bu tablo, kütüphanelerin yalnızca kültür politikası içinde değil, sosyal uyum ve eğitim politikaları içinde de merkezi bir konuma yerleştiğini gösterdi.

POLİTİKADAN UYGULAMAYA UZANAN BİR MODEL

Ortaya çıkan model, uzun vadeli kamu politikalarının nasıl sonuç verdiğini gösteren dikkat çekici bir örnek oldu. Bir dönem fikir olarak ortaya konan ve ardından adım adım geliştirilen kütüphane yaklaşımı, bugün ülke genelinde hissedilen bir dönüşüme dönüştü.

Günay Uslu’nun görev yaptığı dönemde başlatılan bu süreç, yalnızca yeni kütüphanelerin açılmasıyla sınırlı kalmadı. Aynı zamanda toplumun kütüphanelere bakışını değiştirdi. Bu kurumlar yeniden gündelik yaşamın parçası haline geldi. Çocukların, ailelerin ve gençlerin aktif olarak kullandığı canlı merkezlere dönüştü.

Bugün kütüphaneler üzerinden yürüyen tartışmalar, bir altyapı meselesinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Eğitim, kültür ve sosyal politika başlıklarının kesiştiği bir alanda yeni bir model ortaya çıkmış durumda.

Ve bu modelin oluşumunda, fikri ortaya atan, zemini hazırlayan ve süreci ısrarla takip eden isim olarak Günay Uslu öne çıkıyor.