Başkan Trump ile Amerikan halkı inanılmaz günler yaşıyor!
Amerikan şehirlerinde yollar kesilip aksan ve cilt rengi kontrolleri yapılıyor. ‘Beyaz Amerikalı’ tanımına uymayan, kızılderililer dahil, kişiler yüzleri maskeli ICE görevlileri tarafından tutuklanıyor. Amerikan vatandaşı iki beyaz protestocu vurulup öldürülüyor ve başkan bunların sıradan işler olduğunu söylüyor.
Amerika Birleşik Devletleri kurulduğu günden beri her seksen yılda bir yaşadığı ‘Demokrasi mi yoksa otokrasi mi’ sorusunu yanıtlama görevi ile yine karşı karşıya!
1776’da İngilizlere karşı bağımsızlık savaşı, 1861’de Amerikan iç savaşı ve 1945’de Bretton Woods ve WTO ile yeni dünya sistemi dönümlerinde hep demokrasiyi ve halkın özgürlüğünü seçmiş olan ABD halkı bu kez Başkan Trump’ın yasama yürütme ve yargı erklerini tek elde toplamaya yönelik girişimlerine bakalım ne diyecek.
Olup bitenler tabii ki yalnızca Amerika Birleşik Devletlerini değil tüm dünyayı biçimlendirme amaçlı. Venezuella’da, Grönland’da, Davos’ta olanlar ve İran’da çok yakında meydana gelecek olanlar, dünyayı da tek merkezden yönetme amacının bir sonucu olmalıdır görüşündeyiz.
Bir yandan bu siyasi olaylar, öte yandan yapay zeka (YZ) ile yönetme girişimleri, dünya çapında yeni bir düzenin kurulma çabalarına işaret ediyor. Yapay Zeka ile önce işlerini kaybedeceğini düşünen Amerikalı genç hüfus şimdilerde YZ tarafından yönetileceğini düşünüyor. Gençlerin %70’inin geleceğe ilişkin bir umudu yok.
Bu arada genç ya da yaşlı herkesin kafasında yanıtı olmayan şu soru: 38,5 trilyon dış borç ne olacak?
Amerikan halkının ve onun parlamentodaki temsilcilerinin nasıl karar verecegini yakın gelecekte hep birlikte göreceğiz.
Bu arada Çin yetkililerinin, Putin ve diğer etkili dünya liderlerinin de, nükleer tehditler dışında, olup bitenlere nasıl tepki verecekleri de tabii ki çok önemli.
Şimdi ABD, Avrupa’dan ve Kanada’dan tarifeler ve NATO karşıtı söylemlerle uzaklaştığına ve Türkiye ve İsrail ile ittifakını güçlendirdiğine göre yeni dünya düzeninde Türkiye’ye de önemli görevler düşecektir.
Anladığımız, ABD’nin geçmişte şekillendirilmiş Büyük Orta-Doğu Projesi, yeni güç dengeleri gözönüne alınanak yeniden dizayn ediliyor. Merakımız, bu yeni planın detaylarıdır.
Planlar, Türkiye için ticaret kayıpları ve göçmen-kaçkın akını dışında yeni maliyetler içeriyor mu? İçeriyorsa bunlar nelerdir ve karşılığında Türk halkına ya da onun temsilcilerine ne teklif edilmektedir?
Üzerinde en fazla konuşmamız gereken konular bunlardır.
Prof Dr Ali Vural Cengiz
Arizona Grand Canyon Üniversitesi
Öğretim Üyesi
Arizona Türk Amerikan Derneği (TAA-AZ) Başkanı