Kültür Yolu Festivali başladı
Şehrin sokaklarına müzik karışacak, meydanlarına ışık düşecek. Dokuz gün, dokuz gece boyunca sahneler kurulacak; şarkılar söylenecek, alkışlar yükselecek.
Kültür ve Turizm Bakanı da açılış için Mersin’e geldi.
Tasarruf gerekçesiyle belediyelerin konserlerini mercek altına alanların, bu festivale ayırdığı büyük bütçe elbette dikkat çekiyor. Ama asıl dikkat çeken başka bir şey var:
Bu kentin seçilmişleri yok bu tabloda…
Ne Büyükşehir Belediye Başkanı, ne ilçe belediye başkanları, ne de milletvekilleri davet edilmiş açılışa.
Sayın Bakan açılışı yaptı, Valiliği ve AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret etti, sonra da şehirden ayrıldı.
Oysa Mersin, kapıları kapatarak anlatılabilecek bir şehir değildir.
Çünkü Mersin; aynı sofrada ekmek bölüşenlerin, aynı denize karşı umut biriktirenlerin kentidir.
Bu şehir, farklılıklarını yan yana yaşatabildiği için güzeldir.
Bence Sayın Bakan’ın programına bir de mezarlık ziyareti eklenmeliydi.
Çünkü bu kentin gerçek kültürü en çok orada anlaşılırdı…
Yan yana duran mezar taşlarında…
Birbirine komşu sonsuzluklarda…
Hayattayken ayrıştırılmak istenen insanların, ölümde bile aynı toprağa huzurla emanet edildiği yerde…
Mersin’in kültürü budur işte:
Birlikte yaşamak.
Birbirine tahammül ederek değil, birbirine alışarak yaşamak…
Bu yüzden bugün yapılan bu ayrım, sadece bir protokol eksikliği değildir.
Bu, Mersin’in ruhuna düşen bir kırgınlıktır.
Ve ne yazık ki “Kültür Yolu” denilen şey, daha ilk adımında bir çıkmaz sokağa dönüşmüştür.