Kimdi, aklımda tutamadım, bir ABD’li, “hayatta kalabileceğini uman İranlılar” diye bir cümle kurdu.

Duyduğum anda beynimden vuruldum: İran’ın nüfusu 90 milyondan fazla.

Bu insanların vatanı var. BU vatanda birçok ırktan insan kardeşçe yaşıyor. Dünyanın en güzel, en gelişmiş, çok büyük sanatçılar yetiştirmiş dilleri, birçok komşularını etkilemiş, Dünyamız kültürüne ve fikir hayatına değerler katmış kültürleri var.

Tarih boyunca / yeteneklerini kanıtlamış savaşçılıkları var.

Bütün bunlarla şekillenmiş bir “devlet” gelenekleri var.

ABD yetkilileri, mahallelerinde daha dün zuhur etmiş mafya liderlerinden esinlenmiş bir eda ile “vurdum, yendim” deyince İran halkının “vurulduk, yenildik” diyeceğini sandılar.

Tarih de bilmiyorlar, o halk savaşa doğdu, savaşla pişti, savaş deneyimi kazandı, varlığını savaşarak bu günlere taşıdı. ABD’liler kendi ana kıtalarında yaşama olanakları arayıp da oralara gitmeden İran Halkının gelişmiş bir kültürü, uygarlığı, siyasi geleneği vardı.

İran halkı, onurlu bir halktı, Şia inancıyla bu halk, mazisinden getirdiği direncine bir de inanç sağlamlığı kattı.

Trump’ın Beyaz Saray’da düzenlediği o saçma sapan ayinle yapmak istediği de sanırım İran’ın bu güçlü mazisi karşısında zavallı kalmamak çabasıdır.