Bu kısa yazımda NATO’ya Atatürk fikriyatı üzerinden bakmak istiyorum.

Atatürk’ü insanlarımız, hatta bütün dünya tanıyor.

Olsun, her birini tanımlayalım:

Atatürk kimdir?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Türkiyelilerin ATA’sı, “Bağımsızlık benim karakterimdir” , “Yurtta barış, Dünyada barış” diyen, emperyalistleri yurdumuzdan kovan ve bu başarısıyla Dünyanın bütün mazlum milletlerine örnek olan, yol gösteren, yollarını aydınlatan örnek misyoner. i

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) nedir:

Avrupa ve Amerika’nın ( 20 ülke) oluşturduğu bir askeri savunma örgütü.

Yani 20 ülke korkudan bir araya gelmişler, kendilerine karşı yapılabilecek saldırıları önlemek, geri püskürtmek, gerektiğinde cezalandırmak üzere askeri güçlerini bu maça hizmet edecek şekilde öğütlemişler.

(Hemen söyleyeyim, ben, NATO’ya olumlu bakamayanlardanım.)

Ne güzel, bir NATO kurulmuş, biz de içine girmişiz.

İyi de NATO 1949’da kurulmuş.

Pekiyi NATO yokken Mustafa Kemal Paşa ne demiş, “Dünyanın neresinde olursa olsun bir huzursuzluk varsa onunla ilgilenmeliyiz. Aksi taktirde bundan biz de pay alırız.”

Böyle düşünmüş, düşünmekle yetinmemiş, ne yapmış?

Emperyalistleri kovup bağımsızlığını elde edince, bu ulusun, bu uğurda ne kadar fedakarlık yaptığını bildiği için, onu kaybetmemek için önlemler almak gerektiğini de düşünmüş; Yunanistan’la bir dostluk antlaşması yapmış, Balkan Paktını kurmuş, ülkenin doğusunun ihmal edilemeyeceği gerçeğinden hareketle Bağdat paktını kurmuş, İran’la özel ilişkiler geliştirmiş.

Şimdilerde Trump yönetimi NATO’yu önemsizleştirmeyi amaçlıyorken NATO ülkeleri ne yapmaya çalışıyor,?

Her biri yeni, yerel ve küresel ittifaklar kurma yolları arıyorlar.

Atatürk’ün dehasını anlayabiliyor musunuz?

i i Atamızı en iyi tanımlayan belge, bence, UNESCO’nun 1981 yılında, Ata’nın doğumunun 100. Yılı dolayısı ile yaptığı tamımdır.