BAYRAMIN SON GÜNÜ SİNDİRE SİNDİRE OKUYUNUZ
İlk kez yarı Türkçe, yarı İngilizce olarak seslendirdiği şarkıyla 45’inci Eurovision Şarkı Yarışması’nda ülkemizi Stockholm’de başarıyla temsil etti.
Bir zamanlar TRT ekranlarında program rekoru kırıyordu.
Naçizane şahsımın yaşamını ilginç bularak, Ankara’dan Hollanda’ya uzanan bir süreç içinde beni programına davet etmişti. Ünlü şovmen Beyaz ile birlikte konuk edildiğim bu programda, Çin yolculuğumdan sonra Hollanda’da noktalanan yaşamıma değinilmişti.
Aynı Pınar Ayhan, şimdilerde Anadolu’yu adım adım dolaşarak çeşitli konularda insanımıza hizmet ediyor. “Tohumluk Vakfı” ile kırsal bölgelerde eğitim materyali desteği sağlıyor.
Öğrencilere yönelik kamp ve atölye çalışmaları düzenliyor, köy okullarının yeniden inşası gibi somut adımlar atıyor. Bu çalışmalar, eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunarken, kırsalda yaşayan çocukların geleceğe daha güçlü hazırlanmasına imkân tanıyor.

İlhan KARAÇAY yazdı:
Değerli okurlarım,
Bugün sizlere bir “iade-i röportaj” sunuyorum.
Belki de bu, bir vefa borcunun ifadesi, bir teşekkürün kaleme dökülmüş hâlidir.
Tam 15 yıl önceydi. Hollanda’daki telefonum çaldı. Karşımdaki hanımefendi kendini şöyle tanıttı: “Ankara’dan arıyorum, ben Pınar Ayhan.” Ardından ekledi: “Hayat hikâyenizi okudum. Çok ilginç bir yaşamınız var. Sizi TRT’deki ‘Hayal Bu Ya’ programıma davet etmek istiyorum.”

Böylesine çok izlenen bir programa daveti reddetmek mümkün mü? Elbette hemen kabul ettim.
Verilen tarih bir ay sonraydı. O sırada tatil için bulunduğum Mersin’den, bu özel program için Ankara’ya gittim.
Programdaki diğer konuk ise Türkiye’nin en tanınmış isimlerinden biriydi: Beyaz lakaplı Beyazıt Öztürk.

Program, bana sorulan Çin yolculuğum ile başladı. Çin’de Mao’nun Kültür İhtilali yaşanıyordu. Haberlerimi AKŞAM gazetesine gönderiyordum ama, yayınlanma tarihi 10-15 gün sonra oluyordu.

Çin’de sarılık hastalığına yakalanışım, Kanada’ya gidebilmek için hasteneden kaçışım ve daha sonra da Kanada’nın Vancouver kentinde 2 ay hastanede kalışım, dikkatle dinleniyordu. Daha sonra, dönüş yolunda Hollanda’ya uğrayışım ve sonra da, laleler, değirmenler, Johan Cruyfflar ve sarışınlar ülkesindeki yaşamım çok dikkat çekmişti.

Zira, konuşmalar arasında bizi şarkılarından mahrum etmeyen Pınar Ayhan hanım, salondaki bir konuktan görüş alırken, “İlhan Karaçay’ın yaşam öyküsünü kıskandım. Ben de onun gibi bir gazeteci olmak isterim” sözü, beni çok duygulandırmıştı.

Beyazıt Öztürk’ün de ilginç yaşamından kesitlerin anlatıldığı program sonunda bize, muhteşem bir vazo hediye edilmişti.
(Sözü edilen programı izleyebilmeniz için, haberin sonundaki linke tıklayınız.)
Pınar Ayhan hanımefendi ile tanıştıktan sonra, onun sadece ekranlardaki başarısıyla sınırlı kalmadığını gördüm. Televizyonun ötesinde yürüttüğü çalışmaları da yakından takip ettim. Hatta Hollanda ile ilgili bir konuda birlikte çalışma tesadüfü de oldu.
Pınar Ayhan’ın imza attığı her etkinlik, başlı başına bir haber değeri taşıyor. Ele alınacak konu çoktu, seçim yapmak ise bir o kadar zordu.
Sonunda dikkatimi “Tohumluk Vakfı” çekti.
“İşte bu” dedim. Bunu mutlaka siz değerli okurlarıma anlatmalıydım.
Konu Tohumluk Vakfı idi ama bu vesileyle, Pınar Ayhan gibi adeta bir “mucize kadın”ın neler başardığını da anlatmak için önemli bir fırsat doğmuştu.
İşte Tohumluk Vakfı’nın hikâyesi.
İşte Pınar Ayhan ve yaptıkları.
TOHUMLUK VAKFI’NDAN ANLAMLI HAMLE: KIRSAL İLE KENT ARASINDA UMUT KÖPRÜSÜ

Türkiye’de son yıllarda sivil toplum alanında dikkat çeken çalışmalardan biri, Tohumluk Sosyal Yardımlaşma Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı’nın yürüttüğü projeler oldu. 4. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştiren vakıf, geride bıraktığı dönemde hayata geçirdiği faaliyetlerle binlerce insanın hayatına dokunduğunu ortaya koydu.

Tohumluk Vakfı temsilcilerinden Zeynep VAROL AKSOY ve Gamze Geylani, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Levent Hakkı YILMAZ ve TOBB Hatay KGK Başkanı Yeşim Ugutmen ile biraya gelerek bölgemize katkı sunacak projeler hakkında görüştü.
Genel kurulda yapılan değerlendirmelerde, son iki yıllık süreçte eğitimden kültüre, sanattan sosyal yardımlaşmaya kadar geniş bir alanda yürütülen çalışmalar detaylı şekilde paylaşıldı. Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllüler, komite başkanları ve il sorumlularının katkısıyla yürütülen bu projeler, vakfın sahadaki etkisini açıkça gözler önüne serdi.
Vakfın en temel hedefi ise oldukça net.
Bu hedef doğrultusunda geliştirilen projeler, sadece maddi destek sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bilgi, kültür ve deneyim paylaşımını da mümkün kılıyor. Bu yaklaşım, klasik yardım anlayışının ötesine geçerek sürdürülebilir bir kalkınma modeli ortaya koyuyor.
Tohumluk Vakfı’nın çocukları edebiyatla buluşturmayı amaçlayan “Öğrenciler İçin Edebiyat Buluşmaları: Kitaplarla Yolculuk” projesi kapsamında düzenlenen etkinlikler hız kesmeden devam ediyor. Projenin beşinci oturumu, 12 Mart 2026 Perşembe günü İzmir Kemalpaşa’daki Sinancılar Ortaokulunda gerçekleştirildi.
2020 yılında kurulan vakıf, kısa sürede önemli projelere imza attı. Kırsal bölgelerde eğitim materyali desteği sağlandı, öğrencilere yönelik kamp ve atölye çalışmaları düzenlendi, köy okullarının yeniden inşası gibi somut adımlar atıldı. Bu çalışmalar, eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunarken, kırsalda yaşayan çocukların geleceğe daha güçlü hazırlanmasına imkan tanıdı.
Tohumluk Vakfı’nın faaliyetleri sadece eğitimle sınırlı değil. Sosyal yardımlaşma projeleri kapsamında ihtiyaç sahibi ailelere destek sağlanırken, kadın girişimcilerin güçlendirilmesine yönelik eğitimler de düzenleniyor. Bu sayede kırsalda yaşayan kadınların ekonomik hayata daha aktif katılımı teşvik ediliyor.
Tohumluk Vakfı Başkanı Pınar Ayhan, Tohumluk Vakfı Kayseri Sorumlusu Nilüfer Bıçakçıoğlu, Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Ayşe Uzunlu ve çok sayıda öğrenci ile aileleri katıldı.
Kültür ve sanat alanındaki çalışmalar ise vakfın en dikkat çeken yönlerinden biri. Köylerde tiyatro projeleri, sanat atölyeleri ve konserler düzenlenerek, kırsal kesimde yaşayan insanların kültürel etkinliklere erişimi artırılıyor. Aynı zamanda yerel kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Vakfın simgesi olan karahindiba, bu vizyonun sembolü olarak öne çıkıyor. Zorlu şartlarda bile büyüyebilen ve tohumlarını uzaklara taşıyabilen bu bitki, vakfın “her yere ulaşma” ve “her yerde filizlenme” anlayışını temsil ediyor. Bu felsefe, yapılan tüm çalışmaların temelini oluşturuyor.
Özellikle son yıllarda hayata geçirilen “Dijital Tohumlar Filizleniyor” projesi, kırsalda üretim yapan kesimlerin dijital dünyaya entegre olmasını hedefliyor. Kadın girişimciler ve küçük üreticiler, bu proje sayesinde ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırma imkanı buluyor.
Afet dönemlerinde de aktif rol üstlenen vakıf, deprem ve yangın gibi felaketlerde yardım organizasyonları düzenleyerek sahada etkin şekilde yer aldı. Gönüllülerin katkısıyla yürütülen bu çalışmalar, sivil toplumun kriz anlarındaki önemini bir kez daha ortaya koydu.

Tohumluk Vakfı Eğitim Komitesi ve Ankara İl Temsilciliği koordinasyonunda, 10 Mart 2026 tarihinde Elmadağ Karacahan İlkokulu ve Ortaouku’nda, öğrencilerle iki farklı eğitim çalışması gerçekleştiridi.
Genel kurulda yapılan açıklamalarda, vakfın önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla çalışmalarına devam edeceği vurgulandı. Daha fazla kırsal bölgeye ulaşmak, daha fazla insana dokunmak ve daha adil bir gelecek inşa etmek, vakfın temel hedefleri arasında yer alıyor.
Sayılar gösteriyor ki, kırsal kalkınma sadece ekonomik yatırımlarla değil, aynı zamanda eğitim, kültür ve sosyal dayanışma ile mümkün oluyor. Tohumluk Vakfı’nın çalışmaları da bu bütüncül yaklaşımın sahadaki karşılığı olarak dikkat çekiyor.
Bugün atılan bu “tohumlar”, yarının daha güçlü ve daha eşit bir toplumunun temelini oluşturuyor. Ve görünen o ki, bu tohumlar her geçen gün daha geniş bir coğrafyada filizlenmeye devam ediyor.
YÖNETİM KURULU

Başkan: Pınar Ayhan
Pınar Ayhan, 1972’de Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde dünyaya geldi. Ankara Özel Yükseliş Lisesi ve Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Halkla İlişkiler alanında master dersleri aldı. Üniversite yılllarında orkestra solistliği ile profesyonel müzisyenliğe başlayan Pınar Ayhan, 1994-2014 yılları arasında TRT’de çeşitli programlarda sunuculuk ve müzisyenlik yaptı.
1996 ve 1997 yıllarında Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finallerinde Türkiye ikincisi olan Pınar Ayhan, 2000 yılında Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finalinde Grup S.O.S. eşliğinde, sözleri kendisine ve Orkun Yazgan’a, bestesi eşi Dr. Sühan Ayhan’a ait “Yorgunum Anla” adlı şarkıyla Türkiye birinciliğini kazandı. Sanatçı, ilk kez yarı Türkçe, yarı İngilizce olarak seslendirilen bu şarkıyla 45. Eurovision Şarkı Yarışmasında ülkemizi Stockholm’de başarıyla temsil etti ve 59 puanla 10.cu oldu.
Pınar Ayhan, Baha Müzik Yapım Organizasyon şirketini kurarak 2012 yılında, ilk albümü “Duyuyor musun?” ile kendine ve eşi Dr. Sühan Ayhan’a ait şarkıları hayata geçirdi. Ardından, 2013 yılında, Burak Kaya’nın “Cango’ya Türküler” albümünde, caz yorumuyla icra edilen türkülere sesini verdi. 2014 yılında ise bu kez “İkimiz İçin” adlı ikinci albümünü kaydetti.
2016 yılında sanatçı, “Orada Duruverseydi Zaman” adlı müzikli anlatı projesini hayata geçirdi ve bu projede Türkiye Cumhuriyetininin önemli şahsiyetlerinin satır aralarında kalmış gerçek hikayelerini, her hikayenin içinden taşan ezgilerle bezeyerek tiyatro sahnelerinde seyirciyle buluşturdu. 2017 yılında bu projenin devamı niteliğinde olan “Kemâl” adlı müzikli anlatı ile Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamını ve çocukluğundan ölümüne yaşamından önemli kesitleri, onu Atatürk yapan insanları ve olayları sahneye taşıdı.29 Ekim 2016 tarihindeki ilk gösteri ile başlayan bu serüvende, Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Denizli, Balıkesir, Çanakkale, Antalya, Samsun, Adana, Eskişehir, Kayseri, Trabzon, Elazığ, Zonguldak, Merzifon, Mihalıççık, Datça, Fethiye gibi il ve ilçelerde 200’e yakın gösteri sahneledi. 2021 yılında projenin üçüncü ürünü olan “Dinle Çocuk” müzikal belgeselini yazdı ve sahneye koydu.
“Orada Duruverseydi Zaman” müzikal belgeselinde hikayesini anlattığı, Türkiye’nin ilk seyyar sergisi Karadeniz Vapuru’nun seyir defterini yayına hazırlayarak “Atatürk’ün Sergi Vapuru” adıyla kitap haline gelmesini sağladı.
Sahnede anlattıklarını sahaya taşıyarak topluma karşı sorumluluğunu yerine getirmek üzere adım atan Pınar Ayhan, kırsal ile kent arasındaki köprüleri sosyal yardımlaşma, eğitim, kültür, sanat ve spor yoluyla bütüncül yaklaşımla yeniden oluşturabilmek ve onarabilmek adına 2020 yılında Tohumluk Vakfı‘nı kurdu. Halen Tohumluk Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktadır. Ayrıca meme kanserinde erken tanının önemini vurgulamak için kurulan Farkındalığın Gücü Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, Ankara Girişimci İş Kadınları Derneği (ANGİKAD), Ankara Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) ve Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) Genel Kurul üyesidir.

Başkan Yardımcısı: Serra Menekay
Kırımlı bir baba ile Selanikli bir annenin ilk evladı olarak Ankara’da doğdu, Ödemiş’te ve İzmir’de büyüdü ve okudu. 1993 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirip tıp doktoru, 1998 yılında ise Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesindeki uzmanlık eğitimini tamamlayıp Biyokimya ve Klinik Biyokimya Uzmanı oldu. Türkiye’nin değişik yerlerinde ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çeşitli laboratuvarlarda ve kuruluşlarda çalıştı. Hekimlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla hep ilgilendi. Değişik yerlerde yayımlanmış gezi yazıları, denemeleri ve şiirleri bulunmaktadır.
Serra Menekay’ın Aluşta’dan Esen Yeller, Kuşbakışı, İğne Oyası, Şefika, Gördesli Makbule ve Demirci Akıncıları adlarında 5 tarihi romanı, Kıvılcımdan Aleve; Ege’deki Kuvayı Milliye adlı bir inceleme araştırma kitabı, Adını Arayan Çocuk Birinci ve İkinci Kitap adlarında iki çocuk kitabı, Çocuk Gözümden Şimdiki Aklımla Ödemiş adlı bir anı kitabı ve aşkx96=AŞK adında bir şiirli hikâye kitabı, ve son iki yılda yazdığı “Doktor Elması” ve “Laf Ebesinin Ödemiş’i”olmak üzere basılmış 11 adet kitabı bulunmaktadır.
Yazarın ilk romanı Aluşta’dan Esen Yeller Ukrainceye çevrilmiş ve Rusya Ukrayna savaşına rağmen 2022 yılında Ukrayna’da basılmıştır. Bu kitap Kiev Taras Schevcenko Üniversitesi tarih bölümü müfredatına konmuştur. Yazarın Şefika adlı romanı da aynı üniversitenin Türkoloji bölümünde Türkçe olarak okutulmaktadır. Yazarın tüm kitapları Kültür Bakanlığı tarafından alınıp ülkemizdeki kütüphanelere dağıtılmıştır. Serra Menekay eserleriyle Cumhuriyete değer kattığı için 2022 yılında BUMİAD Cumhuriyet Ödülü’ne layık görülmüştür.
Dr. Serra Menekay, eşi Vedat Öncel ile birlikte Ankara’da yaşamakta, köy ile kent arasında köprüler kurmayı hedefleyen Tohumluk Vakfı’nın kurucu ve Yönetim Kurulu üyesi ve önceki İzmir ve Kayseri Bölge Temsilcisi olarak sivil toplum çalışmalarında yer almakta, okumayı ve yazmayı sürdürmektedir.

Genel Sekreter: Semra Sancak
1960 yılında Kırıkkale’de doğdu.1981 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Bir yıl süreyle İçişleri Bakanlığı APK Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı’nda görev yaptı. Mali Analistlik sınavı ile girdiği Vakıfbank’ta 20 yıl kariyerini tamamlayarak 2003 yılından Fon Yönetimi Başkanlığı’ndan Müdür olarak emekli oldu. Aynı yıl devraldığı Fırça Sanatevi’ne yeni bir vizyon kazandırarak atölye ve galeri olarak yapılandırdı.
Çocukluğundan beri sanatın her alanına ilgi duyan ve 20 yıldır resim yapan Semra Sancak Fırça Sanat Galerisindeki çalışmalarına 19 yıldır Galerici ve Küratör olarak devam etmektedir. Kişisel ve karma sergiler, uluslararası etkinlikler düzenlemekte, uluslararası sanat fuarlarına katılmaktadır. IWS International Watercolor Society resmi Sanat Galerisi
ve Dünya Danışma Kurulu Üyesidir. Aynı zamanda Mülkiyeliler Birliği, Ankara Üniversitesi Mezunları Derneği, Tüsgad Tüm Sanat Galericileri Derneği ve Angikad Ankara Girişimci İş Kadınları Derneği Üyesidir.GOP Soroptimist Kulübü Yön. Kur. Üyesi ve Ankara Kent Konseyinde Kültür ve Sanat temsilcisidir. Tohumluk Vakfı Gönüllü Üyesi ve Kültür ve Sanat Komitesi Başkanıdır.
Dünyanın pek çok sayıda ülkesinin kültür sanat merkezlerini ziyaret etmiş, incelemelerde bulunmuştur. Ankara Life Dergisinde on yıl, Sanatım Dergisinde beş yıldır, köşesinde yazıları, sanatçı söyleşileri, gezi-anı yazıları yayınlanmaktadır. 100 den fazla tanınmış sanatçı ile yayınlanmış röportajı
bulunmaktadır. Evli ve Y. Mimar bir kız çocuğu sahibidir. Sanatın her dalı, özellikle resim, müzik, yüzme ve seyahat yakın ilgi alanındadır.

Üye: Göknil Yılmaz
1975 yılında Zonguldak’ta doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Zonguldak’ta tamamladı. 1997 yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngiliz Dili ve Eğitimi bölümünden mezun oldu. İngilizce Öğretmenliği ve Eğitim Yöneticiliği görevlerinde bulundu. 2013 yılından beri Sınav Eğitim Kurumlarında Koordinatör Müdür olarak çalışmaktadır. Liderlik, Ekip Oluşturma ve Geliştirme, Etkili Öğretmenlik Becerileri,
Eğitimde Program Geliştirme ve Eğitim Psikolojisi konularında eğitimler vermektedir. Tohumluk Vakfı Eğitim Komitesi Başkanlığı’nı yürütmektedir. Evli ve bir kız çocuğu annesidir.

Üye: Ümit Özşaşal
1975 yılında Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğretimini Eskişehir ve İstanbul da tamamladıktan sonra, 1993 yılında İzmir Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nü kazandı
Şubat 1999 yılında mezun olarak yine aynı sene Nisan ayında TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesinde Kongre sekretaryası olarak işe başladı.
Aynı süreçte KMO Ege Bölge Şubesi Yönetimin de sekreter üye olarak görev aldı.
Haziran 2000 yılında Ergen Kimya San.Tic.Ltd.Şti. nde satış mühendisi olarak göreve başladı. Halen aynı şirkette Pazarlama & Satış ve SATINALMA koordinasyonu görevini birlikte yürütmektedir.
Evli ve bir erkek çocuk annesidir
Sosyal sorumluluklar arasında Kimya Mühendisleri Odası üyeliği, Tohumluk Vakfı gönüllülüğü ve LÖSEV üyeliği devam etmektedir.

Sayman: Hakan Osman Sert
7 Eylül 1968 tarihinde Ankara’da doğdu. 1985 yılında Afyon lisesinden, 1990 yılında Kara Harp Okulundan mezun oldu. 2007 yılında Toplam Kalite Yönetimi üzerine yüksek lisansımı tamamladı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çeşitli birlik ve karargahlarında görev yapmayı mütakip 2019 yılında Anıtkabir komutanı olarak atandı. Bu onurlu ve çok değerli görev sonrasında 2022 yılında Anıtkabir
komutanlığından emekli oldu.
Emekliliği süresince Anıtkabir Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Yenişehir Şubesi ile Ankara Strateji Eğitim ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu üyesi olarak sosyal sorumluluk projelerinde ve sivil toplum kuruluşlarında faaliyet gösterdi.. Evli ve bir çocuk babasıdır.

Üye: Aslıhan Sadıkoğlu Kornoşor
Teknoloji ve sosyal yenilikçilik alanlarında 4 yılı aşkın süredir melek yatırımcı olarak yatırımlar yapmakta. Yenilikçi çözümler ve sosyal etki yaratma konusunda derin bir tutkuya sahip. Evli ve 3 çocuk annesi…