"..Yetkili, karar verici kişiler, yeni ile yenilikçiyi aynı sayıp  parti kurulmasını engellerken, kurulmuş partiye bu adı kullanamazsınız..."

Kimler bu basit karmaşanın içerisinde ise onlaradır sözüm:
Önce bir karar vermeliyiz: Bu tartışma politik midir, akademik midir?
Politikse söze girmem bile. O alan elastikidir, siyaha beyaz, dişİ
deveye erkek deve deme alanıdır. Bu alanda kimin hangi sözü ne için söylediğini anlamak benim harcım ve haddim değildir.
Bu tartışma dile dair bir tartışma ise dilbilim açısından saçmadır.
Şöyle ki:,
Yeni- Eski olmayan, kullanılmamış olan demektir.
Bir örnekle anlatayım. Adamın hanımı ölmüş, bir hanımla anlaşmış, ikinci evliliğini yapmış, bu ikinci eşi nasıl anlatacağız? “ADAMIN YENİ KARISI” diyeceğiz.
Yenilikçi: Eski fikirleri, eski yaşama biçimini, eski yönetim anlayışını beğenmeyen, yenilikler yapmayı vaad eden demektir.
Bu sözcükler arasındaki ilişkiyi anlatacak bir dilbilimci yok mudur bu ülkede?
Yetkili, karar verici kişiler, yeni ile yenilikçiyi aynı sayıp parti kurulmasını engellerken, kurulmuş partiye bu adı kullanamazsınız bağlamında bir karar verirken bunu bir dil bilimciye, bir siyaset bilimciye, bir iletişim uzmanına sormak gereğini neden duymaz.
Bu insanlar, Atatürk’ün “En hakiki mürşit bilimdir, fendir; bilimden, fenden başka mürşid aramak gaflettir, dalalettir” sözünü hiç duymamışlar mıdır?
Beynim şu soruyla çalkalanıyor:
- Nereye Türkiye?
16.09.2026, Kuzucubelen