Silifke’nin Yeşilovacık bölgesinde, Şişecam Grubu’na bağlı Camiş Madencilik A.Ş. tarafından bir maden atık depolama tesisi kurulması planlanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Mersin İl Müdürlüğü’nün duyurularına yansıdığı üzere proje, bölgedeki fabrika atıklarının özellikle cam ve krom üretimi kaynaklı atıkların buraya taşınmasını amaçlıyor. Bu durum, yalnızca bir tesis kurulmasından ibaret değil; Silifke’nin geleceği, sağlığı, tarımı ve doğası için çok ciddi ve geri dönüşü olmayan riskler barındırıyor.

Proje alanı, Yeşilovacık, Işıklı ve Hacıishaklı gibi yerleşim yerlerine oldukça yakın. Sahili, zeytinlikleri, tarım alanları, orman dokusu ve doğal güzelliğiyle bilinen bu bölge, yıllardır Silifke’nin en temiz ve en kıymetli yaşam alanlarından biri. Böyle bir coğrafyada maden atığı depolamak, yalnızca doğaya değil, burada yaşayan her bir insanın ve canlı türünün yaşam hakkına yapılacak büyük bir müdahaledir.

BÖLGEDE YARATACAĞI RİSKLER AÇIK VE CİDDİ

Bu tesisin yaratacağı tehlikeler yalnızca bir ihtimal değil; daha önce Türkiye’nin başka yerlerinde yaşanan örneklerle defalarca kanıtlanmış gerçeklerdir.

1. Hava Kirliliği ve Sağlık Sorunları

Atıkların taşınması ve depolanması sırasında ortaya çıkacak toz ve ağır metal partikülleri, bölge halkının soluduğu havayı doğrudan etkileyecek. Uzun süreli maruziyet; astım, KOAH, solunum yolu hastalıkları ve hatta kanser riskini artırabilecek niteliktedir.

2. Yeraltı Suyu ve Kıyı Kirliliği

Atık depolama sahalarının en büyük tehlikelerinden biri; sızıntı ve yağışlar nedeniyle kimyasalların yeraltı sularına karışmasıdır. Bu, içme suyu kaynaklarının kirlenmesi anlamına gelir. Aynı zamanda, Yeşilovacık’ın kıyı ekosisteminin zarar görmesi ve deniz canlılığının tehlikeye girmesi demektir.

3. Tarım ve Zeytincilik Üzerindeki Etkiler

Bölge halkının geçimi büyük ölçüde zeytinliklere, tarlalara ve seralara bağlıdır. Toprağa karışabilecek ağır metaller ve kimyasal kalıntılar, ürün verimini düşürmekle kalmaz; zeytinyağı ve diğer tarım ürünlerinde ağır metal kalıntılarına yol açarak ekonomik felakete dönüşebilir.

4. Turizmin Darbe Alması

Yeşilovacık ve çevresi, doğası, koyları ve temiz havasıyla Silifke turizminin yükselen değeridir. Atık depolama alanı imajı, turizmin uzun yıllar boyunca geri döndürülemez biçimde zarar görmesine neden olacaktır.

SİVİL TEPKİ ŞİMDİDEN YÜKSELİYOR

Yerel halk, muhtarlar, çevre platformları ve sivil toplum kuruluşları çoktan harekete geçmiş durumda. Çevre İl Müdürlüğü önünde yapılan açıklamalar, toplanan dilekçeler ve yükselen itiraz sesleri Silifke’nin bu kaderi kabullenmeye niyetli olmadığını gösteriyor. Ancak bu sesin daha da gür çıkması gerekiyor.

Bu mesele yalnızca Yeşilovacık’ın, Işıklı’nın, Hacıishaklı’nın değil; Silifke’nin tamamının meselesidir. Çünkü toprağa, suya ve havaya verilen zarar sınır tanımaz; rüzgârla yayılır, yeraltında akar, sofralarımıza ulaşır.

SİLİFKE ÇÖP DEPOSU OLAMAZ

Hiçbir gerekçe, hiçbir ekonomik hesaplama; bir kentin doğasını, sağlığını, çocuklarını ve geleceğini riske atamaz. Silifke; maden atığı, cam artıklarının ve endüstriyel atıkların döküleceği bir alan değildir, olmamalıdır.

Bu topraklar bize atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan emanettir.

Bugün sessiz kalırsak, yarın geri dönülemeyecek kayıplarla karşı karşıya kalırız.

NE YAPMALIYIZ? BİRLİKTE HAREKET ETME ZAMANI

Silifkelilerin atabileceği adımlar nettir ve etkilidir:

Çevre İl Müdürlüğü’ne toplu ve bireysel itiraz dilekçeleri verilmesi,

Mahallelerde imza kampanyalarının başlatılması,

Muhtarlar, ziraat odaları, çevre örgütleri ve yerel esnafla koordineli hareket edilmesi,

Hukuki sürecin hazırlığı için çevre hukuku konusunda uzman avukatlardan profesyonel destek alınması,

Sosyal medya, yerel basın ve sivil platformlarda sürekli görünürlük sağlanması,

Barışçıl, düzenli ve kalabalık basın açıklamaları ve kamuoyu duyuruları yapılması.

Tüm bu adımlar, hem kamuoyunun farkındalığını artıracak hem de yetkili kurumlar üzerinde ciddi bir toplumsal baskı yaratacaktır.