Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçiminin adı değildir. Bir ulusun bağımsızlığa, bir insanın özgürlüğe, bir toplumun aydınlığa yönelişidir. Karanlığın içinden doğan bir umudun, geleceğe uzanan yoludur.
Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı'nın kahramanları, yalnızca işgal altındaki bir vatanı kurtarmadılar. O topraklarda özgür, eşit ve onurlu insanların yaşayabileceği yeni bir toplumun temellerini attılar.
Cumhuriyet devrimleriyle aklın, bilimin ve çağdaş eğitimin önü açıldı. Kadının toplumsal yaşamdaki yeri güçlendi. Kız çocuklarına eğitim kapıları açıldı. Kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşması, eşit yurttaşlık yolunda tarihsel bir adım oldu.
Ancak Cumhuriyet, geçmişte kazanılmış hakların anılmasıyla sınırlı değildir. Her kuşağın yeniden anlamlandırması ve geliştirmesi gereken yaşayan bir değerdir.
Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak, yalnızca yollar, köprüler, yüksek binalar yapmak değildir. Düşünen, sorgulayan, üreten, farklılıklara saygı duyan, özgür bireyler yetiştirebilmektir. Bilimsel düşünceyi, sanatı, kültürü ve insan haklarını yaşamın merkezine yerleştirebilmektir.
Bir kız çocuğunun korkmadan okuyabildiği, bir kadının yaşamına özgürce yön verebildiği, bir gencin düşüncesini çekinmeden açıklayabildiği, hiçbir insanın kimliğinden ve inancından dolayı dışlanmadığı bir toplum, Cumhuriyet'in insana açtığı ufku yansıtır.
Atatürk'ü anlamak, yalnızca geçmişte yaptıklarını hatırlamak değil; onun akla, bilime, özgürlüğe ve çağdaşlaşmaya verdiği önemi bugünün dünyasında yaşatabilmektir.
Cumhuriyet, insanın insanca yaşayabilme umududur.
Ve o umut, en çok özgür düşünen çocukların gözlerinde büyür.
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun.
CUMHURİYET, AYDINLIĞA AÇILAN KAPI
Kemal Kırmızı
Yorumlar