Kendi ikballeri uğruna değerlerini terk edenler, yaptıkları tercihlerin hesabını bugün vermeseler bile yarın tarihin vicdanı önünde mutlaka vereceklerdir.

Son günlerde yaşanan gelişmeler, siyasette ve yerel yönetimlerde yaşanan bazı tercihlerin tesadüf olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor.

İnsan bazen duyduklarına inanmakta güçlük çekiyor. Ancak bazı sözler vardır ki, perde arkasındaki planları istemeden de olsa ele verir.

Karga kılavuzlar büyük bir gururla şöyle diyor:

"Abdurrahman Yıldız'ı doğru dürüst kimse tanımıyordu. Bir hamlemizle onu tüm Türkiye'ye tanıttık."

Bu sözler sıradan bir övünme cümlesi olarak görülebilir. Ancak dikkatle bakıldığında çok daha farklı anlamlar taşıyor. Çünkü bu ifade, yaşanan sürecin kendiliğinden gelişmediğini, belirli bir plan ve organizasyon dahilinde yürütüldüğünü düşündürüyor.

Truva Atı KK'ya minnet gösterdikten sonra binlerce insanın tepkisini çeken Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız'ın gündeme taşınma biçimi de bu tartışmaları güçlendiriyor.

Bugün toplumun önemli bir kesimi ekonomik sıkıntılarla, adalet arayışıyla ve gelecek kaygısıyla mücadele ediyor. İnsanlar çözüm beklerken, bazı çevrelerin kendi siyasi hesapları ve kişisel kariyer planları uğruna farklı hesapların peşinde koşması kabul edilebilir değildir.

Daha da önemlisi, ülkenin geleceğini ilgilendiren kritik süreçlerde sessiz kalınmasıdır. Kendi ikballeri uğruna, milletin önüne konulan ve adına ne denirse densin bir tür yumuşak monarşiye dönüş riskine göz yumanları anlamak mümkün değildir.

Hayatını mücadeleyle geçirmiş, halkın egemenliğine ve demokratik değerlere inanmış bir insan olarak bunu içime sindiremiyorum.

Tarih, makamını korumak için susanları da yazar; menfaat uğruna yön değiştirenleri de...

Bugün alkış bekleyenler yarın unutulabilir.

Ama milletin değerlerini, ilkelerini ve geleceğini kişisel çıkarları uğruna satanlar, tarihin hafızasında daima hatırlanacaktır.

Ve o gün geldiğinde, hesap sadece siyasete değil, vicdanlara da verilecektir.

Çünkü kılavuzu karga olanların varacağı yer hiçbir zaman aydınlık olmamıştır.