Ülkemizde, neden bilmem, sağcılar da solcular da “aptal” demeyeyim, ayıp olmasın, pek akıllıca yapmaz tercihlerini.
Bu dediğim doğruysa siz bana, “Bu yargıya nasıl ulaştın? “Nasıl halkımız tercihlerini yanlış yapıyor, diyebilirsin?” tarzında çok soru sorabilirsiniz.
Anlatayım:
1994 seçimlerinde Zülfi Livaneli, SHP’nin İst. Belediye Başkanı adayı yapıldı. Ancak,Livaneli’nin tanınırlığı- sevilirliği yüksek düzeydeydi, (bence) birileri tarafından solun oyu bölük bölük bölündü. Anaç parti CHP, onu destekleyeceğine bir aday çıkardı. DSP, ben ne güne duruyorum, dedi, bir aday çıkardı. Oyun kurucular ne olur ne olmaz diye bir de Ertuğrul Günay’ı aday gösterdiler. Bu solcular(!)ın oyları toplamı %51 civarındaydı, Erdoğan, sağın adayı olarak %25’le Türkiye cumhurbaşkanlığına açılan yolu açtı kendine, İst. Belediye Başkanı oldu.
Kendilerini sol,sosyal demokrat falan sayanlar, böyle aptallıklar yaparlar, hep!
(Haklısınız, bu aptallığın mimarı halkımız değildir. Politikacılarımızın basiretsizliği, cahilliği, oligarşi ile akıl almaz parasal, siyasal, etik ilişkileridir. Gerekirse biraz daha net anlaşılır metin/ metinler üretiriz, bu konularda. )
***
Bir de Sağ’ın nasıl aptallık yaptığını anlatayım:
Bütün kamuoyu araştırmalarında milliyetçi partiler ciddi oylar alıyorlar: MHP: % 7, %8, hatta %9- 10, İyi Parti % 5, %6, Ümit Hoca da bu oranlarda, Bir de Anahtar var: %2-3… Saadeti, Yurt’u, Yeniden Selameti ve daha marjinalleri atlasak bile bir araya gelebilseler, yani liderler egolarını yenebilseler iktidar alternatifi, en azından ana muhalefet partisi olacaklar.
Bir araya gelemezler; dün solun biraraya gelemediği gibi.
Neden?
Bence salt akılsızlıklarından, hırslarından, çıkar ilişkilerinden vs. vs. değil; Karagözün iplerinin başkalarının elinde olmasından…
Anlamayanlar parmak kaldırsın, bir daha anlatayım.