Sine-i millete dönmek, Türkiye siyasi tarihinde siyasi temsil meşruiyetini yitirdiği düşünülen kişinin TBMM'den çekilerek siyasete halk içinde devam etmesi anlamında kullanılan bir ifadedir. Türkiye tarihinde her dönemde birçok siyasetçi tarafından dile getirilmiş olsa da fiili olarak şimdiye kadar herhangi bir siyasi parti tarafından uygulanmamıştır. Hem mezun olduğum Mersin Tevfik Sırrı Gür Lisesinden, hem de üyesi olduğum Parti camiasından büyüğüm, Tayfun Saybaşılı Ağabeyimle gerek Mersin, gerekse de Ülke siyasetiyle ilgili konularda devamlı görüşür, sohbet eder, görüş alış-verişinde bulunuruz. Geçtiğimiz hafta yayımlanan köşe yazımdan sonra gerçekleştirdiğimiz telefon görüşmesinde CHP’nin devam eden mutlak butlan davası ile CHP’li Belediye Başkanlarına yönelik soruşturmalardan dolayı ‘sine-i millet’ konulu bir yazı kaleme almamım uygun olacağını söyledi. Tayfun Ağabeyin telefon görüşmemizde dile getirdiği sine-i millet Bizlerin anladığı gibi bir sine-i millet modeli değildi. O’na göre CHP’nin tüm milletvekillerinin topluca istifa etmesi yerine yeni bir sistemin uygulanması daha uygun olacaktı. Bu yeni yöntemde milletvekillerini istifa ettirerek, meydanı Cumhur İttifakına bırakmak yerine daha akılcı bir sistemle sine-i millete dönmek öne çıkıyordu. Tayfun Ağabeyle sohbetimizin ana unsuru olan sine-i millete dönme konusu geçtiğimiz günlerde CHP Lideri Özgür Özel’in gündeme getirdiği ‘ARA SEÇİM’ önerisiyle de ete kemiğe büründü ve bu haftaki köşe yazımın ilk konusu oldu.

ARA SEÇİM OLUR MU?

CHP lideri Özgür Özel, iktidarın seçmen desteğini yitirdiğini öne sürerek, ara seçim formülünü gündeme getirdi. . Ara seçimle ilgili görüşlerini belirten Özgür Özel, “Çok iddialı bir hamlemiz olacak. Anayasa’nın ara seçimi emrettiği günlerdeyiz” dedi. Anayasanın 78. Maddesine göre TBMM’de 30 milletvekilliği boşalınca ‘ARA SEÇİM’ yapılması gerekiyor. Halen Mecliste 8 Milletvekilliği boş bulunuyor. Özgür Özel CHP’den 22 Milletvekilinin istifasının sağlanacağını, dolayısıyla da TBMM’de 30 sandalyenin boşalacağını belirterek, ara seçim koşullarının bu sayede oluşacağını söyledi. Ancak bu formülün gerçekleşebilmesi için 22 CHP Milletvekilinin istifasının TBMM’de yapılacak oylamada kabul edilmesi ve sonrasında da Milletvekilliklerinin düşürülmesi gerekiyor. Özel bununla ilgili olarak da ‘Cumhur İttifakı bu teklifimizi desteklemezse bunun seçimden, sandıktan kaçmak’ gibi siyasi bir maliyeti olacaktır. ‘ Dedi. Bu durum gerçekleştiği takdirde Meclis 3 ay içerisinde ara seçime gitmek zorunda kalacak. Ancak buradaki en önemli husus CHP’den istifa edecek 22 Milletvekilinin büyük bir bölümünün ara seçimde Cumhur İttifakınca kazanılması riskinin doğabilecek olmasıdır. Bu durumda CHP ‘Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan da olabilecektir.’ Zira Cumhur İttifakına kaptırılacak her sandalye olası Anayasa değişikliği için İktidara büyük avantaj sağlayacaktır. Bu amaçla konunun bu bağlamda değerlendirilmesinin daha uygun olacağını düşünüyorum. Bu noktada CHP’nin asıl amacı en azından mevcut Anayasayı koruyarak, Genel Seçimlere gitmek olmalıdır. Meclisteki sandalye sayısını eksiltmeden, Sine-i Millet ya da ara seçim formüllerini uygulamak yerine Halkla iç içe etkin siyaset yaparak, her kapıyı çalmak ve toplumun tüm kesimlerine ulaşmak daha etkin bir yöntem olacaktır. Bunun yanı sıra Salı günleri gerçekleştirilen grup toplantılarını aynı miting yapar gibi Yurttaşlar ve STK’larla birlikte farklı İl ve İlçelerde düzenlemek de ayrı bir eylem biçimi olarak benimsenmelidir. Kısacası CHP tüm örgütleriyle, tüm üyeleriyle sahaya/sokağa inmelidir. Tayfun Ağabeyle gerçekleştirdiğimiz görüşmede de bu yöntemin uygulanmasının daha uygun ve mantıklı olacağı hususunda görüş birliğine varmıştık. AKP Ülkenin içerisinde bulunduğu bunca ekonomik sorunlar dururken bırakın erken genel seçimi, ara seçime gidebilir mi, bu da tartışılması gereken önemli bir durumdur. Bu nedenle CHP’nin sine-i millete dönmek için Meclisten çekilme hamlesi AKP ve MHP Cephesinden bugün için bir karşılık bulmayacaktır, bulamayacaktır da. Saraya çok yakın yazarlardan Abdülkadir Selvi, ara seçim yapılabilmesi için CHP’den 22 milletvekilinin istifa edecek olması ile ilgili 3 Nisan Cuma günü yayımlanan köşe yazısında ilginç bir konuya da değindi. Selvi; “Sürprizi önceden açıklayıp hazırlıkları boşa çıkaran evin küçük çocuğu durumuna düşmeyim ama 22 milletvekilinin içinden Cumhur İttifakı 18-19’unun milletvekilliğini düşürse, diğer 4-5 milletvekilinin milletvekilliği düşürülmese ne olur? Hem CHP 17-18 milletvekili kaybetmiş olur hem de ara seçim şartları oluşmaz.” Diye yazdı. Hani derler ya, şeytanın dahi aklına bile gelmez. Bunun için CHP’nin çok dikkatli olması ve stratejisini sağlam temellere dayanarak, belirlemesi gerekiyor. Zira bu işin hiç ama hiç şakası yok. Selvi ipucunu vermiş, bu tezgaha, bu kumpasa düşmemek gerekiyor.

CUMHUR İTTİFAKI BİLEŞENLERİ AKP&MHP ARA SEÇİME SICAK BAKAR MI? Selvi’ye göre ‘ARA SEÇİM’ formülü tutmaz gibi.

Tabi ki Cumhur İttifakını oluşturan AKP ve MHP Gruplarının CHP’nin bu restini öncelikle Mecliste görmesi gerekmektedir. Bu resti görüp, ara seçime giderler mi? Saraya çok yakın yazarlardan Abdülkadir Selvi bu konuya da 2 Nisan Perşembe günü yayınlanan köşe yazısında yer vermiş. Abdülkadir Selvi, CHP’den 22 Milletvekilinin istifa edip, ara seçme gidilmesi ile ilgili önerisine “Meclis Başkanı’nın istifaları Genel Kurul’a sunması gerekiyor. Meclis Başkanı, istifaları Genel Kurul’a getirmezse ne olacak? Hadi Genel Kurul’a geldi diyelim. O zaman da oylama yapılacak. Cumhur İttifakı’nın oylarıyla reddedilirse ne olacak? Ara seçim yine olmaz. Normalde 2028 Mayısında seçim var. Anayasa’nın 78. Maddesi ve Milletvekili Seçimi Kanunu’na göre seçimlere 1 yıl kala ara seçimlere gidilemiyor. Bu durumda istifalar 2027 yılına kadar bekletilip, seçimlere 1 yıl kala düşürülürse o zaman ara seçime de gidilemeyeceği için CHP açığa düşmüş olacak”. Diye yazdı. Selvi AKP Sözcüsü gibi öneriyi değerlendiriyor. Herhalde Selvi’ye “Sen bunları yaz, CHP’liler icat çıkarmasın’ denmiş olabilir mi? Hani AKP 1. Partiydi, ne ara seçimi, CHP’ye buyur gel, erken seçime gidelim demesi gerekmiyor mu?

CHP’nin Mutlak Butlan Davasından Yine Karar Çıkmadı. Duruşma 6 Mayıs Tarihine Ertelendi.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı'nda, "oylamaya hile karıştırıldığı" iddiasıyla açılan ceza davasının 4. duruşması, 1 Nisan Çarşamba Günü Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 12 sanığın yargılandığı davada, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu mağdur sıfatıyla yer alıyor. Duruşma, tanıkların dinlenmesinin ardından, eksik hususların giderilmesi için 6 Mayıs Çarşamba Gününe ertelendi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi Lütfü Savaş ve şürekâsının istinafa taşıdığı davadan bir karar çıkıncaya kadar bu davayı sonuçlandıracak gibi görünmüyor. Zira siyasi çevreler ‘Kurultay davasında bir kişiye bile ceza çıksa istinaf mutlak butlan kararı verecektir’ biçiminde görüş belirtiyorlar. Bu arada İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara'da sürmekte olan CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin davanın "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasıyla birleştirilmesi talebini daha önce reddetmişti. CHP’nin Mutlak Butlan Davasını duruşma gününden bir gün önce 31 Mart Salı günkü köşe yazısına taşıyan Abdülkadir Selvi; “Bu kez mutlak butlan işi ciddiye bindi. Ankara kulislerinde İstinaf Mahkemesinin Ankara 42.Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği kararı bozacağı konuşuluyor. İstinaf Mahkemesi kararı bozup dosyayı yeniden yargılama yapılması için Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesine mi gönderecek, yoksa kendisi doğrudan yargılama yapıp mutlak butlan kararı mı verecek? Orası belli değil.” Diye yazdı. Selvi’nin bu ifadelerine CHP Lideri Özgür Özel’de “Sen bunları nereden haber alıp, yazıyorsun” diye büyük tepki gösterdi.

Bir Başka SAVAŞ, Bir Başka BARIŞ

ABD& İsrail-İran Savaşı ile ilgili ‘Savaş ve Barış’ başlığıyla bir yazı kaleme almıştım. Ancak bugünkü yazımda ne Tolstoy’un ölümsüz eseri Savaş ve Barış’tan ne de sonlanacak gibi görünmeyen ABD& İsrail-İran Savaşından söz edecek değilim. Benim bugün gündeme getireceğim bir başka ‘BARIŞ’ ve bir başka ‘SAVAŞ’ olacak. Bugünkü köşe yazıma konu olan Savaş, Hatay Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Lütfü SAVAŞ, Barış ise Kılıçdaroğlu’nun seçtirdiği eski CHP milletvekili Gazeteci BARIŞ Yarkadaş. Bu ‘Savaş ve Barış’, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayını İPTAL ettirmek, Kurultayda seçilen Özgür Özel’in Genel Başkanlığındaki Parti Yönetimini düşürmek ve Kurultayın kaybedeni Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başına kayyum olarak atattırmak için ‘MUTLAK BUTLAN’ Davasını ısrarla kovalıyorlar. Lütfü SAVAŞ ve BARIŞ Yarkadaş ile aynı ikbal peşinde koşan bir takım malum kişilerle de maalesef Kemal Kılıçdaroğlu’da birlikte hareket ediyorlar. CHP Seçmeninin bu Savaş ve Barış gibilere ortak bir söylemi var; “Bir düşemediniz CHP’nin yakasından.” Bu arada Ank-Ar’ın yaptığı son ankete göre Kemal Kılçdaroğlu CHP’nin başına döndüğü takdirde CHP oyları Yüzde 13,9’a geriliyor. AKP oyları ise Yüzde 33’e çıkıyor.

DÜNYA KUPASI FİNALLERİNDEYİZ.

31 Mart Salı günü deplasmanda Kosova’yı 1- 0 mağlup ederek, 24 yıl aradan sonra Dünya Kupasına katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımımızı candan kutluyor, başarılar diliyorum. Yolları açık olsun. Bu arada Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Milli Futbolculara Bodrum’da hediye edeceğini söylediği villalar Kamuoyunda büyük tartışma yarattı. Bodrum’da 4.Bin ev yapacaklarını ifade eden TFF Başkanı hediye edilecek villaları kendi cebinden vereceğini belirtti. Proje alanı Bargilya Antik Kenti ile flamingoların barınma alanı olan koruma altındaki ‘Tuzla Sulak Alanı’ kıyısında bulunuyor. Projenin yapılmak istendiği 562 hektar büyüklüğündeki inşaat alanı 26 Haziran 2021 tarihli, 4167 Sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla da “Kesin korunacak hassas alan” ilan edilmişti. Projenin ÇED Raporları ile Milas Belediyesinin bölge için verdiği inşaat ruhsatı da daha önce iptal edilmişti. Böylesine şaibeli bir alana inşaat yapmak ve yapılacak inşaattan da A Milli Takım Futbolcularına 40 villa hediye etmek Kamuoyunda tartışma konusu oldu. Bu arada TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’nun imar sorununu aşmak için Milli maç zaferini kullanacağı söylentileri/iddiaları da ön plana çıkıyor. Bekleyip, göreceğiz.

HAFTANIN İNANILMAZI: TÜİK Mart ayı enflasyonunu Yüzde 1,94 olarak açıkladı. Emekli, asgari ücretli ve dar gelirliler TÜİK’in enflasyon hesabı yaptığı marketi harıl harıl aramaya başladılar. Ne diyelim, çok ararlar.