ABD’den bir dünya kupası geçiyor. Amerika’daki Türk toplumu başlangıçta en üst düzeyde heyecanlı, etkilenmiş ve destekleyici durumda idi. Öyle ki Türkiye’den gelenler, ‘Biz Türkiye dahil hiçbir yerde böyle seyirci görmedik’ demekten kendilerini alamamışlardı.

Ve sonrasında sırasıyla önce büyük hüsran ve sonra ABD karşısında bir galibiyet yaşandı. ‘Türk toplumu yeniden heyecanlanmaz ‘ derken Los Angeles sokaklarındaki muhteşem gösterilere tanık olduk, gururlandık.

Gerçek şu ki Türk insanı artık dünyanın her yerinde, önemli sayılarda ve çok etkili. Avrupadaki milyonlarca Türk’e ek olarak ABD’de yaşayan her bin kişiden biri Türk asıllı.

Azınlıkların ABD dış siyasetini son derece fazla etkilediği bir dönemde yaşıyoruz. Bunu Amerikan yönetiminin İsrail hükümetine son kayıtsız desteğinden de görüyoruz. İsrail’in açık soykırımına bile destek veren ve finansman sağlayan bir Trump yönetimine şahit oluyoruz.

Peki bu kadar milliyetçi olan Amerika Türk toplumu yaşadığı ülkenin dış siyaseti konusunda istenen düzeyde aktif mi? Türk dernekleri eyaletlerindeki siyasiler konusunda bilgililer mi?

Bu konuda ne yazık ki olumlu bir şey söyleyemiyoruz. Bir yandan Türk hükümet yetkilileri Amerika’da eskiden beri etkili olan Asamble’ye (ATAA) ve Federasyon’a (FTAA) ve bu şemsiye kuruluşlara bağlı derneklere önem vermezken, Türk toplum liderleri de ortak siyaset belirleme konusunda isteksiz bir tutum içerisindeler.

Bu konuyu nasıl çözmeliyiz? Hepimizin kendi çevremizdeki kurumlarımızın yani derneklerimizin siyasi etkinlik konusunda daha aktif olmaları konusunda talepkar olmamız gerekiyor.

Her zaman anımsamalıyız ki ABD’de tüm politika yereldir! Yani derneklerimiz çok önemlidir.