Güzel kızım Duru...
Gözlerimin her daim görmediği, ama kalbimin hep duyduğu can parçam...
Bir gün bu satırları okuduğunda, kim bilir nerede olacaksın. Belki bir şehirde rüzgârla yürüyorsun, belki bir deniz kıyısında yalnızlığını dinliyorsun. Belki de hayat dediğimiz şu büyük sahnede, kendi rolünü oynamaya çalışıyorsun.
Bilmeni isterim: Benim dileklerim, senin gittiğin her yolun taşına sinmiştir.
Kızım,
İnsanların alkışına değil, kendi yüreğinin sessizliğine kulak ver.
Çünkü alkış, gürültüyle gelir ve gürültüyle gider; ama kalbin sesi hep aynı tonda kalır.
Bir gün, herkesin doğru sandığı şeyin yanlış olduğunu fark edeceksin.
İşte o gün, susma.
Korkma da.
Çünkü doğrunun bedeli sessizlik değil, sabırdır.
Sana kimse kanat vermesin, sen kendi göğünden uçmayı öğren.
Birine yaslanma.
Yaslanırsan, o giderse düşersin.
Kendi gövdene güven, kendi gölgende dinlen.
Ve bil ki kızım,
Bu dünyada herkes bir şeyin peşinde koşar:
Kimi para, kimi övgü, kimi görünürlük ister.
Ama senin peşinde olacağın tek şey, iç huzurun olsun.
Çünkü huzur, bir evin kapısını değil, bir yüreğin kapısını açar.
Ağlayacaksın.
Bazı günler çok ağlayacaksın.
Ağlarken bile güzelsin, unutma.
Çünkü insanın en güzel yüzü, yüreğiyle yıkandığı andır.
Gülmeyi unutma.
Gülüşün, dünyanın bütün gürültüsüne bir itiraz olsun.
Birine iyilik yaptığında, kimse görmese de yap.
Birine sarıldığında, o sarılış kısa sürse de bırakma.
Bazı sevgiler sessizdir, ama ömür boyu yankılanır.
Ben, senden hiç “özel” olmanı istemem kızım.
Özel olmaya çalışanlar, hep başkalarına benzemek için uğraşır.
Sen “öz” ol.
Toprağa benze.
Üzerine bastıklarında bile çiçek çıkar.
Bir gün olur da benim sesimi duymak istersen,
Başını gökyüzüne kaldır.
Rüzgâr biraz daha yavaşlar,
Ve bulutların arasından fısıldarım sana:
“Yol uzun, kızım...
Ama sen yürümeye değersin.”
Ve unutma
İnsan, sevdiği kadar yaşar.
Ben seni çok sevdim.
Bu yüzden içimde bin ömürlük bir hayat bıraktın
GÖĞE BAK KIZIM
Bir gün düşersen yol ortasında
Ellerin toprakla tanışsın
Toprak acıtmaz, öğretir.
Bir gün üzülürsen
Aynaya değil, göğe bak
Gökte senden kalma bir dilek vardır.
Bir gün yorulursan
Rüzgârın yönüne sığın
Rüzgâr da ağlar bazen,
Ama hep ileri eser.
Bir gün unutursan
Kalbine dön kızım,
Kalp unutmayan tek yerdir.
Ve bir gün
Benim sesimi ararsan
Yağmurun altında dinle
Ben hep oradayım.
Canım kızım, biricik Duru Nehir Ak’ım,
Bugün gökyüzü biraz daha mavi, güneş biraz daha sıcak doğdu sanki. Çünkü sen doğdun… Hayatıma ışık, kalbime tarifsiz bir sevda olarak geldin. Adın gibi duru, kalbin gibi nehir… Akışınla hayatımıza bereket, sesinle evimize bahar getirdin.
Gülüşün en karanlık anıma sabah oldu. Küçücük ellerinle kocaman sevgiler öğrettin bana. Sen büyüdükçe ben yeniden büyüdüm; sen güldükçe dünya güzelleşti.
Her adımında cesur ol, her düşünde özgür… Kalbin hep iyilikle atsın, yolun umutla dolsun. Hayat sana hep en güzel renklerini sunsun; ama bil ki en parlak rengin zaten senin içinde.
İyi ki doğdun canım kızım.
İyi ki benim Duru Nehir Ak’ımsın.
Seni dününden daha çok, yarınından daha az seviyorum…