Sosyal medyada sahte sayfalarla yapılan mesnetsiz saldırılar gazetecilik değildir. Mersin'in onurlu basını ve belediye başkanları şantajcı ve iftiracılara karşı topyekûn durmalıdır.
Mersin’de son dönemde türeyen, sosyal medyada uydurma isimlerle açılmış sayfalar üzerinden yapılan seviyesiz saldırılar artık tahammül sınırlarını aşmıştır.
Gazetecilikle uzaktan yakından ilgisi olmayan, kalemi bilgi için değil şantaj için kullanan bu kişiler; özellikle kamu görevi yapan belediye başkanlarına ve bürokratlara yönelik belden aşağı, mesnetsiz ve onur kırıcı ithamlarda bulunmaktadır. Bir-iki paragrafı geçmeyen, mide bulandıran paylaşımlarla itibar suikastı yapan bu güruh, gazetecilik kisvesi altında kente zarar vermektedir.
Daha vahimi ise, belediyelerin imkânlarıyla ayakta duran bazı yerel televizyon, radyo ve gazetelerin bu çirkinliğe karşı tek kelime etmemesi, kılını dahi kıpırdatmamasıdır. Basın meslek örgütü tabelası taşıyıp mesleğin onurunu savunmayanlar da bu suskunluğun parçasıdır.
45 yıllık meslek hayatımda, 8 dönem Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yapmış, halen 5 yıldır Mersin İnternet Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı görevini sürdüren; Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcılığı ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu onur üyeliği sorumluluğunu taşıyan biri olarak böylesi bir yozlaşmaya hiç tanık olmadım.
Gazetecilik; iftira, şantaj ve tehdit değildir. Suçu olan varsa devlet gereğini yapar.
Ancak ispata dayanmayan alçakça saldırılar karşısında susmak da bu kentin vicdanına ihanettir.
Soruyorum: Kimsiniz siz?
Hangi hakla insanların onuruna saldırıyorsunuz?
Bu şehir sahipsiz değildir. Devletin ilgili kurumlarının bu sosyal medya şantajcılarına karşı gereğini yapacağına inanıyorum. Mersin basını ve ceberrutların saldırısına uğrayan belediye başkanları; iki satır haber yazmayı bilmeyenlerden, şantajcılardan ve klavye sahtekarlarından korunmalı ve arındırılmalıdır.
Mersin, ceberrutlara bırakılmayacak kadar değerlidir.
