Hayat bazen öylesine anlar getirir ki…
Kalbin derinliklerinde sarsıcı bir tutku yaşarsın.
Öylesine yoğun. Öylesine benzersiz.
“Bir daha böyle hissetmem” dersin.

Zaman geçer.
Acılar hafifler.
İzler silinir sandığın anda…
Beklenmedik bir karşılaşma, bir kelime, bir bakış…
Aynı ateşi yeniden yakar içinden.

Bazı duygular hiç kaybolmaz.
Sadece uykuya dalar.

Kitaplar da tıpkı bu eski aşklar gibidir.
İnsanlar gelir ve gider.
Hayatlar değişir.
Ama sayfalar, satırlar…
Hep seni bekler.

Toz tutmuş raflarda saklı olsalar da…
Bir gün eline alırsın.
Açarsın.
Ve yeniden yaşarsın o kaybolmuş zamanları.
Unutulmuş duyguları.

Kitaplar yaşlanmaz. Solmaz.
Yeniden okunmayı bekler.

Dostoyevski’nin karanlık dehlizlerinde dolaşırken…
İnsan ruhunun en derin sancılarını hissedersin.
Kafka’nın labirentlerinde kaybolurken…
Kendi iç dünyanı yeniden keşfedersin.
Rimbaud’nun isyan dolu dizelerinde…
Gençliğin coşkusunu, hüzünlü tutkularını hatırlarsın.

Eski aşklar ve hayaller bir kez daha canlanır.
Bir zamanlar hissettiğin duygular, birer birer geri döner.

Her yeniden okunuş…
Adeta yeni bir başlangıçtır.

Geçmişin şiirini…
Bugünün heyecanıyla harmanlarsın.

Eskiden farklı anlamıştın bazı satırları.
Bazı duygular ağır gelmişti sana…
Şimdi ise her kelime…
Bir başka ışıkta parlar.

Çünkü bazı aşklar gider.
Bazı insanlar kaybolur.
Ama kelimeler kalır.

Kelime.
Satır.
Bekler.
Yeniden hissedilmeyi.
Yeniden okunmayı.

Ve o an…
Sayfaları kapatırken…
Tüm benliğini sarsan bir yoğunluk çöker üstüne.

Kalbinin derinliklerinde bir fırtına kopar.
Geçmişin hayaletleri…
Bugünün sessiz yankıları…
İç içe geçer.

O eski aşklar yeniden alevlenir.
Seni hem yıkar…
Hem yükseltir.
Hem ağlatır…
Hem sarar.

Kitaplar ve kelimeler…
Kaybolduğunu sandığın anıları…
Unutulmuş tutkuları…
Bir anda sana geri verir.

Gözlerin dolar.
Nefesin hızlanır.
Ruhun uyanır.

Ve o an anlarsın ki…
Hayatın en gerçek, en sarsıcı, en büyüleyici yanı…
Hep içimizde taşıdığımız duygulardır.

Silinmiş sandığımız…
Ama aslında hep yanımızda olan…

Bir kelime.
Bir satır.
Bir bakış…

Hepsi bir anda…
Seni yeniden hayata bağlar.
Ve seni bambaşka bir yere taşır.
Kalbinin derinliklerinde yıllardır sessizce bekleyen duygular uyanır.
Kaybolduğunu sandığın umutlar, bir ışık gibi yeniden parlar.
Ve o anda anlarsın…
Her şey, her kayıp, her aşk, her kelime…
Seni bugün olduğun yere, sana ait o özgür ve hüzünlü mutluluğa götürmüştür.