Yıllardır 1 Mayıs İşçinin Emekçinin bayramını izlerim.

Çok da üzülürüm.

Neden bilmem, ülkemdeki 1Mayıs kutlamaları bir iki yüzlülük, bir sahtecilik, bir göz boyayıcılık gibi görünür bana.

Neden?

Anlatayım nedenini:

Ülkemizin işçi sayısı nedir?

Yaklaşık 17 Milyon çalışanımız var. (İş bulamayan 3-4 milyon insanımızı ve 6.5 milyon gencimizi saymıyorum.)

Bu kadar işçinin ve bu kadar işsizin yaşadığı ülkemizde 1 Mayıslarda yeri göğü inleten sendikalarımızın kaç üyesi var?

1925 sayılarına göre durum şöyle:

* Toplam İşçi Sayısı: 17.326.143

* Sendikalı İşçi Sayısı: 2.429.527

* Sendikalaşma Oranı: %14,02

Bu kadarcık sendikalı işçimiz, kaç sendikayı besliyor?

Ülkemizde, 2026 yılı itibarıyla, işçi ve kamu sendikaları dahil olmak üzere toplam 644 sendika bulunmaktadır.

Sadece 20 işkolunda faaliyet gösteren işçi sendikası sayısı ise 227’dir.

1 Mayıslarda Taksim için horozlananlar ve şurada burada gösteri yapan bu sendikalar ve onların yöneticileri bana daima acı verirler. Bu sayıları onlar benden çok iyi bilirler ama rahatları bozulsun istemedikleri için işçileri örgütlemezler. Üyelerine, haklarını aramada öncülük etmezler. Hatta içlerinde işçiiyi değil, patronu gözetenler olduğu dedikodusu vardır.

Sayılar açıkça gösteriyor ki Türkiye’de işçileri sadece sermaye değil, sendikaları da sömürmektedir. Öyle ya sayıları 2.5 milyona ulaşmamış işçi, 227 sendikanın yöneticilerinin bir elleri yağda bir elleri balda yaşamalarını sağlıyor?

Bu ülke, sendikalı işi oranı %51’i bulmazsa demokrasiye kavuşamaz.

Öyle görülüyor ki işçilerimizi sendikalardan korumak için de sendika kurmak

gerekiyor.