Sosyal olaylar bazen iktidarın iradesini aşabilir.

İktidar, olup biteni kendi çerçevesinden / penceresinden gördükleriyle açıklarken yaşamın gerçekleri

İktidarın açıkladıklarıyla örtüşmeyebilir.

Bu bağlamda ülkemizde neler olup bitiyor?

-Okullar basılıyor.

Çocuklarımız, öğretmenlerimiz ÖLDÜRÜLÜYOR.

Televizyonlarda kendilerini uzman sayan birileri bu yaşanmayası olayları yorumluyor.

Biz zavallı yurt ve ulusseverler bağrımız taşlı, gözümüz yaşlı izliyoruz.

İnanın ne dediklerini anlayamıyoruz.

Oturmuşlar katil yavrumuzun babasını, anasını sigaya çekiyorlar.

Utanmıyorlar.

Buradan bar bar bağırıyorum: O yavrulardan biri, hangisi olursa olsun, sizin çocuğunuz olsaydı ne yapardınız?

Babanın silahları vardı, öğretmenleri, “Babanın çocuk üzerinde bir etkisi yoktu, çocuk babayı yönetiyordu.” Dedi.

Bütün bunlar magazinel sorular ve yaklaşımlar değil mi?

Bence doğru sorular şunlar:

Bu çocuğumuz (Evet bu çocuk da bizim çocuğumuzdu.) Neden bu hale geldi? (Yani bu yavrumuz hangi ortamda/ hangi iklimde/ hangi koşullarda bu hale geldi? Kim, kimler bu hale getirdi bu yavrumuzu?)

Bir erkek sevdiği bir kadını nasıl öldürebilir?

Bir genç annesini, babasını, ninesini, dedesini nasıl öldürebilir?

Bir insan komşusunun malına, canına nasıl yan gözle bakabilir? Sayamadığım bunca olumsuzluk nasıl ve nereden musallat oldu bize?

Okullarımız nasıl okul olmaktan çıktı?

Üniversite diye açtığımız kurumlar neden üniversal kurumlar haline gelmiyor?

Bütün iktisadi hayatımız neden mefluç halde?

Bu soruların cevabı bulunmadıkça yapılanların ve yapılacakların bir kıymet-i harbiyesi yoktur.

Artık şunun anlaşılması gerekiyor: Ülkenin temel sorunu zihniyet sorunudur.

Yani,

Devlet ticarethane mantığı ile yönetilemez.

Şeriat özlemlerinin bizi bir adım ilerletemeyeceğinin anlaşılması gerekiyor.

Eğitim sistemimizi “kindar ve dindar” kuşaklar değil, laik, demokrat, bilimsel düşünen uygar insanlar yetiştirmek üzere programlamalıyız.

Çünkü bize yoğaltan değil üreten insanlar gerekli.

Eğitim sistemimiz de bu anlayışla öğütlenmeli; şu andaki bakanın tarikatçı mantığı ile değil…