"..Yörüklerin konakladığı, üretim yaptığı, alışveriş ettiği Anaypazarı’nın zaman içerisinde Gülnar’a dönüşen hikâyesi, aslında bu ilçenin tarihini anlatan en güzel örneklerden biridir..."

Yeni Parti Gülnar İlçe Başkanlığına atanan Sayın Hasan Telefon’u ve değerli yönetim kurulunu yürekten kutluyorum.

Gülnar…

Taşeli Platosu’nun üzerinde, Torosların arasında yükselen; sarp dağları, derin vadileri, yaylaları, ormanları, akarsuları ve kendine özgü doğasıyla Mersin’in en özel ilçelerinden biri.

Denizden uzaklığına rağmen denizin kokusunu taşıyan, yüksekleriyle Torosları, insanıyla Anadolu’nun kadim kültürünü buluşturan bir coğrafya.

Tarihi Hititlere kadar uzanan Gülnar, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin ve kültürlerin izlerini taşımış. Türkmenlerin ve Yörüklerin bu topraklara yerleşmesiyle birlikte Gülnar’ın bugünkü kültürel kimliğini oluşturan önemli değerler ortaya çıkmış.

Yörüklerin konakladığı, üretim yaptığı, alışveriş ettiği Anaypazarı’nın zaman içerisinde Gülnar’a dönüşen hikâyesi, aslında bu ilçenin tarihini anlatan en güzel örneklerden biridir.

Bu tarih yalnızca taşlarda, eski yapılarda veya anlatılan hikâyelerde yaşamıyor.

Bu tarih, bugün hâlâ Gülnar insanının yaşamında, kültüründe, dayanışmasında, üretiminde ve toprağa bağlılığında yaşıyor.

Gülnar’ın insanı yüzyıllardır bu zor coğrafyada üretmeyi başarmış.

Dağında hayvanını yetiştirmiş.

Toprağında ekinini büyütmüş.

Bağını, bahçesini işlemiş.

Arıcılık yapmış.

Ormanından geçimini sağlamış.

Yaylalarında yaşamını sürdürmüş.

Kendi alın teriyle bu coğrafyanın geleceğine katkı sunmuş.

Gülnar’ın bugün sahip olduğu zenginlik yalnızca toprağının altında veya üstünde değildir.

Asıl zenginlik, bu topraklarda yaşayan ve üreten insandır.

Ormanlarıdır.

Yaylalarıdır.

Tarlalarıdır.

Bağlarıdır.

Bahçeleridir.

Hayvancılığıdır.

Arıcılığıdır.

Gülnar’ın kendine özgü ürünleridir.

Bütün bunların üzerinde yükselen kültürüdür.

Böylesine büyük bir doğal ve kültürel zenginliğe sahip Gülnar’ın ekonomik ve sosyal gelişmişlik bakımından hâlâ Mersin’in geride bırakılmış ilçeleri arasında yer alması insanı düşündürüyor.

Ortada çok büyük bir çelişki var.

Zengin bir coğrafya, üretken bir halk ve buna rağmen yeterince gelişemeyen bir ekonomi…

Burada sorulması gereken soru şudur:

Gülnar gerçekten yoksul mudur?

Ben böyle düşünmüyorum.

Gülnar yoksul değil; Gülnar’ın zenginliği Gülnar halkının refahına yeterince dönüşmüyor.

Sorunun özü burada yatıyor.

Toprağı işleyen üretici, ürettiği ürünün gerçek değerini alamıyorsa…

Hayvancılıkla uğraşan yurttaşımız emeğinin karşılığını bulamıyorsa…

Gençler kendi memleketlerinde iş ve gelecek göremediği için büyük kentlere gitmek zorunda kalıyorsa…

Kadınların üretimdeki emeği ekonomik ve sosyal yaşamda yeterince karşılık bulmuyorsa…

Orman köylüsü kendi yaşam alanında yeterince güçlü değilse…

Üretim var olduğu hâlde katma değer Gülnar’da kalmıyorsa…

O zaman yalnızca yoksulluktan değil, yanlış kalkınma anlayışından ve yıllardır biriken ihmallerden söz etmek gerekir.

Gülnar’ın meselesi yalnızca daha fazla yol, daha fazla bina veya daha fazla yatırım meselesi değildir.

Gülnar’ın meselesi, insanının kendi toprağında onurlu ve güvenli bir gelecek kurabilmesidir.

Gençlerin “Gülnar’da yapacak bir şey yok” diyerek doğup büyüdükleri topraklardan ayrılmak zorunda kalmamasıdır.

Üreticinin tarlasını terk etmemesidir.

Hayvancılığın sürdürülebilir hâle gelmesidir.

Tarım ürünlerinin yalnızca ham madde olarak başka yerlere gitmeyip işlenerek değer kazanmasıdır.

Gülnar’ın kendi markalarını yaratmasıdır.

Köylünün ürettiği ürünün karşılığını almasıdır.

Kadının emeğinin ekonomik bağımsızlığa dönüşmesidir.

Çocukların ve gençlerin eğitim olanaklarının güçlenmesidir.

Doğanın korunması ile ekonomik kalkınmanın birbirinin düşmanı değil, birbirini tamamlayan iki değer olduğunun kabul edilmesidir.

Gülnar’ın ormanları yalnızca kereste olarak görülmemelidir.

Yaylaları yalnızca yaz aylarında kullanılan yerler olarak görülmemelidir.

Toprağı yalnızca üzerinde üretim yapılan bir alan olarak görülmemelidir.

Bütün bunlar Gülnar’ın geleceğidir.

Gülnar’ın geleceği ise Gülnar halkının ortak hakkıdır.

Yeni Parti Gülnar İlçe Başkanlığı’nın önündeki sorumluluğu bu açıdan çok değerli buluyorum.

Hasan Telefon ve yönetim kurulunun yalnızca siyasi bir görev üstlenmediğine inanıyorum.

Bu görevin aynı zamanda Gülnar’ın sorunlarını görünür kılmak, halkın sesini duyurmak, üreticinin yanında olmak ve ilçenin geleceği üzerine söz söylemek anlamına geldiğini düşünüyorum.

Siyasetin halktan uzaklaştığı, insanların siyaset kurumuna olan güveninin zayıfladığı bir dönemde yapılması gereken şey çok açık.

Halkın kapısını çalmak.
İnsanları dinlemek.
Sorunlarını anlamak.
Çözüm üretmek.
Verilen sözlerin takipçisi olmak.

Siyaseti makamdan çıkarıp halkın günlük yaşamının içine taşımak.

Gülnar’ın her mahallesine, her köyüne, her üreticisine, her esnafına, her gencine ve her kadınına ulaşabilen bir siyaset anlayışına ihtiyaç var.

Halkın olmadığı yerde siyaset eksik kalır.

Emekçinin olmadığı yerde kalkınma eksik kalır.

Üreticinin olmadığı yerde bereket eksik kalır.

Gençlerin olmadığı yerde gelecek eksik kalır.

Doğanın olmadığı yerde yaşam eksik kalır.

Gülnar’ın geleceğini konuşurken bütün bunları birlikte düşünmek gerekiyor.

Bu nedenle Hasan Telefon başkanlığındaki Yeni Parti Gülnar İlçe Yönetimi'nin halkın içinde, halkla birlikte ve halktan yana bir anlayışla yol yürümesini diliyorum.

Gülnar'ın yıllardır biriken sorunlarının gündeme taşınmasını, üreticinin sesinin duyulmasını, gençlerin geleceğe umutla bakmasını, kadınların emeğinin güçlenmesini, doğanın korunmasını ve ilçenin sahip olduğu büyük potansiyelin halkın refahına dönüşmesini diliyorum.

Gülnar’ın yalnızca Mersin’in uzak bir ilçesi olarak görülmediği…

Torosların arasında kendi gücünü ve kendi değerini ortaya koyan…
Üreten, kazanan, gençlerine sahip çıkan…
Doğasını koruyan…
Tarihine sahip çıkan…
Kendi ürününü kendi markasıyla değerlendiren…
İnsanı doğduğu yerde insanca yaşayabilen…
Bir Gülnar hayal ediyorum.

Bu hayalin gerçekleşmesi elbette kolay değil.

Kolay olsaydı bugün bu sorunların hiçbirini konuşuyor olmazdık.

Fakat halkın örgütlü gücü, emeğin dayanışması ve kararlı bir siyasal mücadele birçok şeyi değiştirebilir.

Yeni Parti Gülnar İlçe Başkanlığı'nın bu yürüyüşte halkın yanında olmasını, Gülnar'ın gerçek sorunlarını siyasetinin merkezine koymasını ve güzel ilçemizin geleceği için samimi bir mücadele vermesini diliyorum.

Bu vesileyle Sayın Hasan Telefon’u ve değerli yönetim kurulu üyelerini bir kez daha yürekten kutluyorum.

Üstlendikleri görevin Gülnar için, Gülnar halkı için ve ülkemizin geleceği için hayırlı olmasını diliyorum.

Yeni görevlerinin yeni bir heyecanın, yeni bir umudun ve halktan yana yeni bir siyasal yürüyüşün başlangıcı olmasını diliyorum.

Gülnar’ın dağlarında umut büyüsün.
Toprağında bereket çoğalsın.
Üreticisinin yüzü gülsün.
Gençleri geleceğe umutla baksın.
Kadınlarının emeği değer bulsun.
Doğası korunsun.
Tarihi yaşatılsın.

Gülnar’ın zenginliği Gülnar halkının refahına dönüşsün.

Yolunuz açık, mücadeleniz onurlu olsun.

Hasan Telefon ve değerli yönetim kuruluna yeni görevlerinde başarılar diliyorum.

Gülnar için, halk için, emek için güzel bir yürüyüş olması dileğiyle…