Mersin siyasetinde zaman zaman öyle isimler konuşulur ki, mesele yalnızca bir görev değişikliğinin ötesine geçer; o isim, toplumun değişim beklentisinin sembolüne dönüşür.

Bugün siyaset kulislerinde konuşulan Eren Yücesoy da böyle bir isim…

CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Eren Yücesoy'un Yeni Parti saflarına katıldığı ve Mersin İl Başkanlığı görevine getirileceği yönündeki iddialar henüz resmiyet kazanmış değil. Ancak bu iddia bile Mersin'de uzun zamandır hissedilmeyen bir heyecan oluşturmuş durumda.

Mesele yalnızca yeni kurulan bir partinin il başkanının kim olacağı değildir.

Asıl mesele, Mersin'in uzun zamandır özlemini duyduğu yeni siyaset anlayışının filizlenip filizlenmeyeceğidir.

Ne yazık ki Mersin, sahip olduğu büyük potansiyele rağmen yıllardır çözülemeyen sorunlarla anılıyor. Türkiye'nin en önemli liman kentlerinden biri olmasına, verimli tarım arazilerine, güçlü sanayisine ve genç nüfusuna rağmen ekonomik sıkıntılar derinleşiyor. Üretici emeğinin karşılığını almakta zorlanıyor, esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor, gençler ise geleceklerini başka şehirlerde aramak zorunda kalıyor.

Bütün bunlar yaşanırken siyaset ise çoğu zaman halkın gerçek gündeminden uzaklaşıyor. Parti içi çekişmeler, kişisel hesaplar ve koltuk mücadeleleri; üretimin, istihdamın, eğitimin ve kalkınmanın önüne geçiyor.

Oysa Mersin artık kısır tartışmaları değil, çözüm üreten bir siyaseti hak ediyor.

Vatandaş kavga eden değil; dinleyen, üreten, birleştiren ve yol gösteren siyasetçiler görmek istiyor.

İşte Eren Yücesoy ismine gösterilen ilginin temelinde de bu beklenti yatıyor.

Atatürk ilke ve devrimlerini siyasal yaşamının pusulası olarak benimseyen, Cumhuriyet değerlerine bağlılığıyla tanınan, genç yaşına rağmen örgüt kültürünü bilen ve Mersin'in ekonomik, sosyal ve siyasal dinamiklerine hâkim bir isim olarak öne çıkıyor. Mücadeleci kişiliği, teşkilat tecrübesi ve Mersin'i yakından tanıması, olası bir il başkanlığında önemli avantajlar sağlayabileceği yönünde değerlendirmeleri beraberinde getiriyor.

Ancak il başkanlığı yalnızca bir unvan değildir.

İl başkanlığı; teşkilatın her kademesine dokunabilmeyi, ortak aklı oluşturabilmeyi, yerel yönetimlerle uyum içinde çalışabilmeyi, sokağın sesini duyabilmeyi ve halkın sorunlarını siyaset kurumunun gündemine taşıyabilmeyi gerektiren ağır bir sorumluluktur.

Eğer kulislerde konuşulanlar doğru çıkar ve Eren Yücesoy bu göreve getirilirse, kendisinden beklenen yalnızca bir teşkilatı yönetmesi olmayacaktır. Beklenti; örgütleri aynı hedef etrafında kenetlemesi, yerel yönetimlerle güçlü bir iş birliği kurması, gençlerin siyasette daha fazla söz sahibi olmasını sağlaması ve Mersin'in geleceğine ilişkin umutları büyütecek bir siyaset anlayışını hayata geçirmesidir.

Elbette bu, sadece bir kişinin omuzlayabileceği bir yük değildir.

Yeni Parti için de asıl sınav burada başlayacaktır.

Yeni olmanın anlamı, yalnızca yeni bir isim ya da yeni bir logo değildir. Gerçek yenilik; liyakati esas alan, emeğe değer veren, şeffaflığı ilke edinen, kadınların ve gençlerin önünü açan, halktan kopmayan ve hesap verebilen bir siyaset anlayışını kurabilmektir. Aksi hâlde değişen yalnızca tabela olur; vatandaşın hayatı değil.

Siyasette başarı, yalnızca seçim kazanmakla ölçülmez. Seçim kazanmak elbette vazgeçilmez bir hedeftir. Ancak asıl başarı; sandıktan çıkan güveni hizmete dönüştürebilmek, verilen sözleri hayata geçirmek ve seçimden seçime değil, her gün halkın yanında olabilmektir. Kalıcı siyasi başarı da ancak bu anlayış üzerine inşa edilir.

Mersin'in dağlarından doğan ırmaklar nasıl önlerine çıkan kayaları aşarak sonunda denize kavuşuyorsa, bu kadim kentin insanı da umudunu hiçbir zaman kaybetmedi. Her dönem, bu kente yeni bir soluk olabilecek isimler çıktı. Kimileri beklentileri boşa çıkardı, kimileri ise iz bıraktı.

Bugün Eren Yücesoy hakkında konuşulanlar da yalnızca bir il başkanlığı iddiasından ibaret değil. Asıl konuşulan, Mersin siyasetinin yeni bir anlayışa kavuşup kavuşamayacağıdır. Eğer bu görev kendisine tevdi edilirse, bundan sonra konuşacak olan unvanı değil; ortaya koyacağı emek, kuracağı kadrolar, örgütleriyle kuracağı dayanışma, yerel yönetimlerle geliştireceği uyum ve halkla kuracağı güçlü bağ olacaktır. Bütün bunların en somut karşılığı ise, sandıkta elde edilecek başarı ve Mersin'in geleceğine sunulacak katkı olacaktır.

Bazı insanlar yalnızca bir göreve talip olmaz; bazı insanlar bir şehrin yeniden umuduna dönüşür. Şimdi Mersin'in merak ettiği soru şu: Eren Yücesoy, o umudu büyütecek isim olacak mı?