"..5 Ocak 2010’da Sonses yayın hayatına başladığında; ne büyük sermayelerimiz vardı ne de arkamızı yaslayacak güç odakları. Vardıysa, sadece 'Gazeteci' inadı vardı. Kalemi eğmemek, susmamak ve bu kentte olup biteni olduğu gibi yazma cesareti…"
Bugün 5 Ocak 2026.
Takvim yaprağı sıradan bir günü gösteriyor gibi durabilir ama benim hayatımda bu tarih üç kez doğum demek. Birincisi ben… İkincisi 16 yaşına giren Sonses… Üçüncüsü ise 2021 yılında kurulan Mersin İnternet Gazeteciler Cemiyeti.
Her biri ayrı bir hikâye, ama aynı mücadelenin farklı başlıkları.
5 Ocak 2010’da Sonses yayın hayatına başladığında; ne büyük sermayelerimiz vardı ne de arkamızı yaslayacak güç odakları. Vardıysa, sadece 'Gazetecilik' inatı vardı. Kalemi eğmemek, susmamak ve bu kentte olup biteni olduğu gibi yazma cesareti… Sonses böyle doğdu. 16 yıl boyunca zaman zaman hedefe konulduk ama hiçbir zaman ne ben, ne köşe yazarlarımız ne de çalışanlarımız korkuya teslim olmadık.
Ama bu hikâye sadece bir haber sitesiyle sınırlı kalmadı.
2021 yılında, internet gazeteciliğinin hâlâ hak ettiği değeri görmediği bir dönemde Mersin İnternet Gazeteciler Cemiyeti’ni kurduk. Amacımız netti: Dijital gazeteciliği sahipsiz bırakmamak, mesleği savunmak ve internet medyasını “geçici” ya da “ikinci sınıf” gören anlayışa karşı örgütlü durmak. Kısa sayılabilecek bir sürede cemiyetimiz; Akdeniz Gazeteciler Federasyonu’nda Genel Başkan Yardımcılığı düzeyinde, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nda ise Onur Kurulu’nda temsil edilir hale geldi. Bu, tabelayla değil, emekle kazanılmış bir temsiliyettir.

Bu şehirde gazetecilik yapmak hiçbir zaman kolay olmadı.
Hele ki bağımsız kalmak isteyenler için… Reklamla susturulmak istendiğimiz de oldu, “buna girme” denilen haberler de… Ama hem Sonses’te hem cemiyette aynı çizgiyi koruduk: Gazeteci, gücün değil halkın yanında durur.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu gönül rahatlığıyla söylüyorum:
Sonses bu kentin hafızasıdır. Mersin İnternet Gazeteciler Cemiyeti ise bu hafızayı savunan örgütlü iradedir. Yazdıklarımız kadar, yazarken göze aldıklarımız da bu tarihin parçasıdır.
Ve evet…
Bugün benim de doğum günüm. Yıllar geçti, saçlar ağardı ama pişmanlık birikmedi. Eğer yeniden başlasam, yine bu yolu seçerdim. Yine bedelini bilerek yazardım. Çünkü bazı doğumlar nüfus kâğıdına yazılır, bazıları ise hayata iz bırakır.
Bugün üç doğum günü var.
Üçü de aynı günde, aynı inatla, aynı vicdanla…
Nice yıllara Sonses.
Nice yıllara Mersin İnternet Gazeteciler Cemiyeti.
Ve iyi ki bu mücadeleden vazgeçmedik.
