AKP, hızla geldi iktidara.

Gelirken kullandığı sloganlardan ve topluma sunduğu vaatler ile Msır merkezli Libya, Suriye, Irak, Tunus yörelerinde oldukça etkin olan, tümünün adında “adalet ve kalkınma” sözcükleri bulunan bir siyasi görüş ve bu anlayışın Türkiye ayağı imiş izlenimi veren bir parti olarak geldi iktidara.

Doğrusu her türlü vesayete değilse de askeri ve sivil vesayete son verdi. (Dinci, tarikatçi, şeriatçi vesayeti artırdığını gördük, görüyoruz.) Ekonomiyi, Dünyadaki para bolluğundan yararlanarak o dönem için düzelttiği söylenebilir.

Ekonomimizi dışa açtı. İhracatımızı artırdı.

Sanayimizi geliştirdi.

Bizce yanlış da olsa ulaşım ve sağlık konularında hamleler yaptı.

Partinin başarı tablosu daha renkli hale getirileblir; ancak ortaya çıkan ve bugün içinde bulunduğumuz durumu gösteren tablo hiç de renkli görünmüyor. İşçisi, işsizi, çiftçisi, besicisi, esnafı, tüccarı, emeklisi, öğrencisi perişan olduğunu haykırıyor meydanlarda.

Halk- tüm üreticiler, ürünleri para etmediği için zarar ediyor, ürünlerini tarlalarında, bahçelerinde, bağlarında bırakıyorlar. Halk ise pazarlarda dilediklerini alamıyorlar.

Neden?

Çünkü 90-100 yıl arka planda kalmış kitle, birdenbire kağnıdan, at arabasından jipe, çarıktan Hotiç marka ayakkabıya atladı. ilginçtir partinin üst kademesi de bu gidişten etkilendi. Yatlar, yalılar, lüks arabalar ortalığı doldurdu. İşe eroin, kakain gibi uyuşturucular da katıldı. Yaşanan lüksten söz ediyorum, tozdan dumandan değil…

Bu durum, hazımsızlık yarattı; toplumla AKP elitleriyle AKP taraftarları arasında kopuş yaşanır oldu.

Palazlandırdıkları sanayiciye sahip çıkamadılar. Dünyada para darlığı başlayınca dünkü bolluğu arayan oligarklar ve sermayedarlar kendilerini vergi cennetlerine attılar. Ne var ki firmalarını, fabrikalarını da beraber götürdüler

Bu birinci açmazdı.

Ülkede, cumhuriyetle gelen kurumları felce uğrattılar.

Ülke okumuş yazmışları (Maalesef aydınları diyemiyorum) ellerini nereye attılarsa çürümüş, işlevsizleşmiş, yandaşlara terkedilmiş viraneyle karşılaştılar. Hukuk iyice hukuk olmaktan çıkarıldı. Örneğin iktidar yanlısı asla suç işlemiş sayılamazken muhalifler hep suçlu kabul edildi; Fon vurgununda, belediye operasyonlarında bile…

Devletin bütün denetleme kurumları insanımızın güvenini kaybetti.

Ne diyor sokak röportajındaki kadın: ”Elin başbakanları işe bisikletle, mobiletle gidiyor, bizimkiler yüzlerce araba ile, binlerce korumayla…

Böyle kalkınamayız. “

Bu ikinci açmazıyıdı AKP’nin.

Şimdi bu açmazlarının çıkmazında AKP.

Bu saatten sonra seçim ekonomisi ile ne yapabilir ki?

Ahmet Ümit Aloğlu,

26 NEkim 2026, Kuzucubelen