Bir televizyon kanalında, programın konuklarından bir pof. bir soru sordu:
-Suçlu kim?
Doğrusu, Muaviye’nin dişi deveyi göstererek
-Bu deve erkek deve değil mi, sorusuna,
- Bu deve erkek deve diyenlerden olmayan herkes kolayca gerekli cevabı bilir; ama o denli korkan, o denli koşullanmış olanlar gerçeği değil, kendilerinden istenen cevabı verir.
Bizim şu “FON” rezaletinde halkımız suçluyu ararken ilgililer suçluları katagorize etti:
- Kimileri nefsinin esiri oldu,
- Kimileri şeytana uydu.
- Kimileri bu kutlu hareketi kirletmek için aramıza sızdırıldı.
Artık biliyoruz, hiçbir makam yetkilisi, hiçbir devlet, şirket, kurum, kuruluş yetkilisi suçlu değildir. Mecliste soruşturma, araştırma komisyonu falan kurmaya gerek yoktur; çünkü uçlu,
Şeytandır,
Allah’ın insana verdiği nefistir.
Kutlu hareketi kirletmek isteyen ajanlardır ki bunu bir başka konuşmada açıkladılar: Partilerine sabotaj hazırlamışlar…
Değilse çok büyük bütçeleri yönetenler, devlete
Bankalara vs vs borçlarını ödeyen çalışkan belediye başkanları tutuklanırken milyarlara doları cebine indirenler sorgulanmaz mıydı, soruşturulmaz mıydı, gözaltına alınmaz mıydı, tutuklanmaz mıydı?
Şeytan tutuklanamaz ki!
Nefis tutuklanamaz ki!
Sabotajcılara gelince onlar, Geziciler gibi on- onbaş sene sonra bile olsa acil ihtiyaç doğduğunda mutlaka tutuklanırlar, eylemlerinin karşılığı olan cezayı görürler.
Ben eminim.,
Herkes emin ollsun.
Ahmet Ümit Aloğlu, 06.19.2026, Kuzucubelen.