..Bizim mahalle, zaten Allah ile aldatmayı bilmediği, düşünmediği, dahası reddettiği gibi gerçek İslamı, yani Kur’snî İslama bağlılığı savundu...

Bendeniz, fon vurguncularını içtenlikle kutluyorum, kendilerine ve organizatörlerine teşekkür ediyorum, minnetlerimi sunuyorum.

Hoppala, bu da ne, demesin kimse. Bu insanlar bize, Kemalistlere, laiklere, cumhuriyetçilere, demokratlara az hizmet etmiyorlar. Sağ olsunlar.

Ne mi diyorum?

Şunu anlatmaya çalışıyorum:

Ülkemde birileri, bir şekilde ele geçirdikleri, iktidarı da arkalarına aldıkları izlenimi vererek, cumhuriyetçilere, demokratlara, aydınlıktan, bilimden, özgürlüklerden yana olanlara din, iman; bu cümleden olarak İslamlık, dindarlık, dürüstlük; ekonomik zihniyet olarak “nas” telkin ediyorlardı: Faiz haramdı, haksız olarak başkalarının mallarını almak, hırsızlık, gasp, rüşvet, hileli alım satım, fahiş kar, tefecilik, aldatma haramdı.

Hepsi yalanmış, fon dolayısı ile öğrendik.

Bizim mahalle, zaten Allah ile aldatmayı bilmediği, düşünmediği, dahası reddettiği gibi gerçek İslamı, yani Kur’snî İslama bağlılığı savundu.

Ancak ülkemizde ne yaşanıyor?

Daha boyutlarını ve sorumlularını tamı tamına öğrenmediğimiz halde Uzmanlarımız ve yabancı basın felaket senaryoları yazıyor. Şu “fon” bataklığı kokuşmasaydı bu gerçekleri nereden bilecektik?

Çirkinliklerini gördükçe temiz yürekli insanlarımızın ruhundaki isyan duyguları büyüyor, öfkeleri bastırılmaz hele geliyor.…

Ne acı!