"..Bugün MESKİ sahada. Personel çalıştırıyor, araçlarını çıkarıyor, akaryakıt ve mesai giderlerini karşılıyor, mazgalları temizliyor, yağmur suyu hatlarıyla ilgili çalışmalar yapıyor..."

Mersin yine yağmurla sınandı.

Cadde ve sokaklar suyla doldu, esnaf ve vatandaş mağdur oldu. Ekipler sahaya indi. Yaklaşık 800 personel ve 320 araçla yağmur suyuyla mücadele edildi.

Peki bütün bunlardan sonra şu soruyu sormayacak mıyız?

Bu işin sorumlusu kim?

MESKİ mi, Büyükşehir Belediyesi mi, ilçe belediyeleri mi, DSİ mi?

Asıl sorun da burada başlıyor.

Çünkü yağmur suyuyla mücadele etmek başka, bunun hukuki ve mali sorumluluğunu belirlemek başka.

Bugün MESKİ sahada. Personel çalıştırıyor, araçlarını çıkarıyor, akaryakıt ve mesai giderlerini karşılıyor, mazgalları temizliyor, yağmur suyu hatlarıyla ilgili çalışmalar yapıyor.

Ancak şu soru hâlâ ortada:

MESKİ bu işi yapıyor ama finansmanı hangi bütçeden karşılanacak?

Danıştay 8. Dairesi'nin 2022/4920 sayılı kararında, yağmur suyunun uzaklaştırılması hizmetinin su ve kanalizasyon idaresince yürütülmesi, buna ilişkin giderlerin ise ilgili belediye tarafından karşılanması gerektiği yönünde değerlendirme bulunuyor.

Yani bir anlamda:

Yapan başka, ödeyen başka.

İşte sorun tam da burada.

Kamu kurumlarının bütçeleri sınırsız değil. Sayıştay denetimi, bütçe kuralları ve görev-yetki sınırları var.

MESKİ sahada sorumluluk üstleniyor ama yaptığı harcamanın hukuki ve mali karşılığı konusunda sorun yaşanabiliyor.

Yatırım yapmak istiyor, kaynak sorunu ortaya çıkıyor.

Yağmur suyu hattı yapılıyor, bu kez "Bu hat yalnızca bu ilçeye hizmet etmiyor" tartışması yaşanıyor.

Sonuçta ortaya şu tablo çıkıyor:

Herkesin sorumluluğuna dokunan ama hiç kimsenin tek başına çözemediği bir yağmur suyu problemi.

Oysa Mersin'in artık yağmur yağdığında kriz yönetmekten çok, krizi önleyecek bir sisteme ihtiyacı var.

Bunun için soruların cevabı net olmalı:

Yatırımı kim yapacak?
Bakımı kim üstlenecek?
İşletme giderini kim karşılayacak?
Yeni yağmur suyu hattının parasını kim verecek?

Yetki kimdeyse, bütçe de onun yanında olmalı.

Büyükşehir Belediyesi, MESKİ, ilçe belediyeleri, DSİ ve ilgili kurumlar bu konuyu birlikte ele almalı; görev, yetki ve finansman yeniden ve açık biçimde belirlenmeli.

Çünkü yetki bir yerde, sorumluluk başka yerde, para ise başka yerde olursa, sorun çözülmez.

Yağmur yağar...

Ekipler sahaya çıkar...

Vatandaş yine mağdur olur...

Ve ertesi gün aynı soru sorulur:

"Sorumlu kim?"

Belki de artık sorumlu aramak yerine, sorumluluğu netleştirmenin zamanı gelmiştir.

Çünkü Mersin'in sorunu yalnızca yağmur suyu değil;
yağmur suyunun yönetimindeki belirsizliktir.