Prof. Dr. Hayri Özbek’i yalnızca akademik çalışmaları ve hekimliğiyle anmak, yaşamındaki önemli bir boyutu eksik bırakmak olur.

Prof. Dr. Hayri Özbek’i saygı ve özlemle anıyoruz

Bir baba, Çukurova Üniversitesinin kuruluş yıllarında bilime ve toprağa emek verdi; oğlu, ömrünü insan sağlığına ve acısını dindirmeye adadı. Biri toprağın verimliliği, diğeri insan yaşamının niteliği için çalıştı. Prof. Dr. Hayri Özbek’in yaşam öyküsü, bu yönüyle yalnızca bir akademisyenin meslek yaşamı değil, aynı zamanda iki kuşağa yayılan bir bilim ve emek mirasıdır.

Bir aileden gelen bilim geleneği

Hayri Özbek’in babası Prof. Dr. Hüseyin Özbek, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesinin kuruluş ve gelişme döneminde görev almış, Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümünün kurucu isimlerinden biri olmuş ve 1977–1980 yılları arasında Ziraat Fakültesi Dekanlığı görevini yürütmüştür.

Babasının üniversitenin kuruluş yıllarında bıraktığı akademik mirasın ardından Hayri Özbek de aynı üniversitenin Tıp Fakültesinde bilimsel ve mesleki çalışmalarını sürdürmüştür. Böylece aynı aileden iki kuşak, Çukurova Üniversitesinin farklı alanlarında emek vererek kurumun tarihine iz bırakmıştır.

Gençlik yıllarından gelen sosyalist kimlik

Prof. Dr. Hayri Özbek’i yalnızca akademik çalışmaları ve hekimliğiyle anmak, yaşamındaki önemli bir boyutu eksik bırakmak olur. O, aynı zamanda sosyalist düşünceyi benimsemiş, gençlik yıllarında dönemin toplumsal ve siyasal hareketliliği içinde yer almış bir isimdi.

Genç Öncü Genel Başkanı Abdurrahman Atalay ile yaptığım görüşmede edindiğim bilgilere göre Hayri Özbek, gençlik yıllarında Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi olmuş; TİP’in gençlik örgütlenmesi Genç Öncü’de ve İşçi Kültür Derneği’nde yer almıştır. Bu bilgi, onun düşünsel dünyasını ve toplumsal duyarlılığını anlamak bakımından önemlidir. Hekimlik yaşamında insan acısını azaltmaya yönelen çabasıyla, gençlik yıllarından taşıdığı eşitlik ve dayanışma düşüncesi arasında da anlamlı bir bağ kurulabilir.

İnsan acısını azaltmaya adanmış bir meslek yaşamı

Elbistan’da başlayan yaşamını tıp bilimine adayan Hayri Özbek, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Anesteziyoloji ve Reanimasyon alanında uzmanlaşmış; akademik çalışmalarını ağrı bilimi, yani algoloji alanında yoğunlaştırmıştır.

Balcalı Hastanesinde 1992 yılında başlayan algoloji çalışmalarının gelişmesine katkıda bulunmuş, bu alanın kurumsallaşması ve bilimsel bir disiplin olarak güçlenmesi için emek vermiştir. Akademik birikimini hastalarının yaşam kalitesini yükseltmek, ağrıyı anlamak ve dindirmek için kullanan Özbek, hekimliği yalnızca bir meslek değil, insan yaşamına karşı bir sorumluluk olarak görmüştür.

2010 yılında profesör unvanını alan Hayri Özbek, bilimsel çalışmaları ve akademik görevlerinin yanı sıra algoloji alanındaki mesleki örgütlenmeye de katkı sunmuştur. Türk Algoloji-Ağrı Derneğinin 2022–2024 yılları arasındaki başkanlık görevini üstlenmesi, bu alandaki birikiminin ve emeğinin önemli göstergelerindendir.

Çukurova Üniversitesinin hafızasında iki kuşak

Prof. Dr. Hüseyin Özbek ve Prof. Dr. Hayri Özbek’in yaşamları, aynı üniversite çatısı altında farklı kuşakların bilime nasıl emek verdiğini gösteren anlamlı bir örnektir. Birinin toprağa, diğerinin insan sağlığına yönelen çalışmaları, bilimin ortak amacında buluşur: yaşamı daha iyi, daha verimli ve daha yaşanabilir kılmak.

Hayri Özbek’i anarken onun akademik kimliğini, hekimliğini ve sosyalist düşünceyle şekillenen toplumsal duyarlılığını birlikte hatırlamak gerekir. Çünkü bir insanın yaşam öyküsü, yalnızca taşıdığı unvanlardan ve yayımladığı çalışmalardan ibaret değildir; inandıkları, emek verdikleri ve dokunduğu hayatlarla da anlam kazanır.

Bugün onu saygı ve özlemle anarken, babası Prof. Dr. Hüseyin Özbek’in üniversitenin kuruluş yıllarına uzanan emeğini de hatırlıyoruz. İki kuşağın Çukurova Üniversitesinde bıraktığı iz, kurumun akademik hafızasında yaşamayı sürdürecektir.

Bilime, emeğe, insana ve belleğe bıraktıkları değer için…

Saygıyla, özlemle. Unutmadık, unutmayacağız.