Mersin siyasetindeki değişimler ve MTSO kulisleri yeni bir dönemin işaretlerini veriyor. Asıl soru ise şu: Mersin’i kim geleceğe taşıyacak?
Mersin siyasetinde son günlerde dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor.
Toroslar İlçe Başkanı İzzet Kırılmaz görevden alınırken yerine eski başkan Cumali Akbaş getirildi. Mezitli’de Tolga Gökçeli’nin yerine Gökhan Gök, Yenişehir’de ise Toprak Çalışkan’ın yerine Hüseyin Şahin getirildi. Mut, Silifke ve Tarsus ilçe başkanlıklarında da değişiklikler yaşandı.
Doğal olarak bu gelişmeler, “CHP Mersin örgütünde taşlar yerinden oynuyor” yorumlarını beraberinde getirdi.
Bazı çevreler yaşanan değişiklikleri, görevden alınan veya değiştirilen isimlerin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e yakınlığı üzerinden okumaya çalışıyor.
Ben bu yorumu yeterli bulmuyorum.
Çünkü mesele yalnızca birkaç ilçe başkanının görevden alınması ya da yerlerine yeni isimlerin getirilmesi değil. Asıl mesele, Mersin siyasetinde güç dengelerinin nereye doğru evrildiğidir.
Seçer neden susuyor?
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in yaşanan gelişmeler karşısındaki sessizliği de bana göre ayrıca üzerinde durulması gereken bir konu.
Ben Seçer’in bu suskunluğunu, geleceğe yönelik siyasi hesaplarıyla ilişkilendiriyorum.
Benim kanaatim şu:
Eğer Vahap Seçer, CHP içerisinde kalıp siyasetini aynı çatı altında sürdürmeye kesin olarak karar vermiş olsaydı, bugün kendisine yakın olduğu ifade edilen isimlerin bırakın görevden alınmasını o istemeden partide yaprak kımıldamazdı!!
Üstelik mesele yalnızca ilçe başkanlıkları da değil.
Mersin’de CHP’nin örgütsel yapısı, Türkiye genelindeki tartışmalardan bağımsız düşünülemez. Partinin adı var ama sahadaki karşılığı, örgütsel gücü ve geleceğe ilişkin yönü konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor.
Ben Seçer’in önümüzdeki dönemde nasıl bir siyasi yol izleyeceğini zaman gösterecek olsa da, mevcut sessizliğinin tesadüf olmadığını düşünüyorum.
MTSO’da hesaplar yeniden yapılıyor
Siyasetten ekonomiye geçelim…
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda yaşanan gelişmelerin ardından bazı çevrelerde başkanlık hesaplarının hızlandığını görüyoruz.
Başkanlık makamı boşalır boşalmaz farklı isimlerin ortaya çıkması, kulislerin hareketlenmesi elbette şaşırtıcı değil.
Ancak burada benim dikkatimi çeken başka bir nokta var.
MTSO yalnızca bir başkanlık koltuğundan ibaret değildir.
Burası Mersin ekonomisinin önemli kurumlarından biridir. Dolayısıyla mesele “Kim başkan olacak?” sorusuna indirgenmemeli.
Asıl soru şu olmalı:
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nı geleceğe kim taşıyacak?
Benim gördüğüm kadarıyla odanın bir kenarında, bugüne kadar fazla öne çıkmamış ancak kendi işinde gücünde olan genç isimler var.
Belki de bugüne kadar en büyük avantajları, koltuk peşinde koşmamış olmalarıydı.
Şimdi ise bazıları kendi rahatını bozup, MTSO’daki gidişata dair sorumluluk alma iradesi gösteriyor.
MTSO’nun geleceği gençlerde
Ben bu gençlerde başka bir şey görüyorum.
Kendi ekonomik bağımsızlığını kazanmış, kimsenin cebine ve kasasına ihtiyaç duymayan, işini bilen, çalışkan ve Mersin’e karşı sorumluluk hisseden bir nesil…
Meclis üyeliği seçimleri bir tamamlansın…
Sonrasında kimlerin gerçekten çalıştığını, kimlerin Mersin için proje ürettiğini, kimlerin koltuk için değil sorumluluk için yola çıktığını daha net göreceğiz.
Çünkü artık MTSO’nun ihtiyacı olan şey, makamın etrafında dolaşan isimler değil.
MTSO’nun ihtiyacı; iş dünyasını bilen, ekonomik bağımsızlığını sağlamış, kendi ayakları üzerinde duran, sözüne güvenilen ve gerektiğinde kendi konforunu bozarak sorumluluk alabilen insanlardır.
Ben geleceği burada görüyorum.
MTSO’nun geleceğini; dürüstlüğünden taviz vermeyen, tuttuğunu koparan, Mersin’i seven, ülkesine ve milletine bağlı, genç ve üretken isimlerin inşa edeceğine inanıyorum.
Çünkü bazen değişim, en yüksek sesle konuşanlardan değil…
Sessizce kenarda duran, zamanı geldiğinde “Artık yeter” diyerek ayağa kalkanlardan gelir.
Ve bana göre Mersin’in bugün en çok ihtiyacı olan şey de tam olarak budur:
Koltuk kavgası değil, sorumluluk alacak yeni bir anlayış.