Çocuk yetiştirmek sadece onu sevmek değildir.
Onu korumak, her istediğini yapmak ya da yaptığı her davranışı hoş görmek de değildir.
Çocuğa sevgi verirken sınır koymayı, özgüven kazandırırken saygıyı, özgürlük verirken sorumluluğu da öğretmeliyiz.
Çünkü şımartılan çocuk, hayatın gerçekleriyle karşılaştığında zorlanabilir. Her istediğinin yapılmasına alışan bir çocuk, paylaşmayı ve başkasının hakkına saygı göstermeyi öğrenmekte güçlük çekebilir.
Bu yüzden çocuklarımıza sadece “Sen özelsin” demek yetmez.
Aynı zamanda;
“Sen özelsin ama başkaları da değerli.”
demeyi öğretmeliyiz.
Aile nedir, bilmeli çocuk.
Anneye, babaya, kardeşe saygı nedir bilmeli.
Büyüğüne saygıyı, küçüğüne sevgiyi öğrenmeli.
Sofrada paylaşmayı, komşusunu düşünmeyi, arkadaşının hakkına girmemeyi bilmeli.
Toplum içinde nasıl davranacağını, özgürlüğünün başkasının özgürlüğünün başladığı yerde sınırlandığını anlayabilmeli.
Ama bütün bunları öğretirken onu korkutmamalıyız.
“Utan, insanlar ne der?” diyerek değil;
“Yaptığın davranışın başkasını nasıl etkilediğini düşün.”
diyerek yetiştirmeliyiz.
Hata yaptığında aşağılamamalı, fakat hatasını da görmezden gelmemeliyiz.
Çünkü çocuğu her yanlışında savunmak da doğru değildir.
Bazen çocuğumuza “Hayır” demeyi bilmek, ona verebileceğimiz en büyük sevgidir.
Her istediğini almak sevgi değildir.
Her hatasını örtmek sevgi değildir.
Her davranışını alkışlamak özgüven kazandırmak değildir.
Gerçek sevgi; gerektiğinde elinden tutmak, gerektiğinde sınır koymak ve gerektiğinde “Bu yaptığın doğru değil” diyebilmektir.
Çocuklarımızı hayata hazırlayalım.
Onlara sadece haklarını değil, sorumluluklarını da öğretelim.
Sadece kendilerini değil, başkalarını da düşünmeyi öğretelim.
Aile bağlarının, dostluğun, komşuluğun, dayanışmanın ve topluma karşı sorumluluğun değerini anlatalım.
Çünkü çocuk bugün aile içinde öğrendiğini, yarın toplumun içinde yaşatır.
Ailede saygıyı öğrenen toplumda saygıyı büyütür.
Ailede sorumluluk öğrenen toplumda sorumluluk üstlenir.
Sevgiyi öğrenen insan sevgiyi çoğaltır.
Çocuklarımızı ne korkutarak büyütelim ne de şımartarak.
Sevelim, dinleyelim, anlayalım… Ama sınırlarını da öğretelim.
Çünkü bizim görevimiz sadece mutlu çocuklar yetiştirmek değil;
ailesine bağlı, toplumuna karşı sorumluluk sahibi, başkasının hakkına saygılı ve kendi hatasıyla yüzleşebilen iyi insanlar yetiştirmektir.
ÇOCUĞA UTANMAYI DEĞİL, SORUMLULUĞU ÖĞRETELİM
Erdal Açık
Yorumlar