"..O neden durup düşündü? Neyi hesapladı? Vahap Seçer’in tutuklanmasına kadar CHP’yi güvenli bir liman olarak mı gördü? Bu sessizlik daha ne kadar sürecek?..."
Sonses TV haber portalı ilginç bir gelişmeyi ortaya çıkardı.
Haberde Yeni Parti Lideri Özgür Özel'in Mersin ziyaretinde, Başkan Boltaç'a "artık tarafını seç" dediğini öne sürdü
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç arasındaki diyalog, Boltaç açısından artık karar zamanının geldiğini gösteriyor.
CHP’de mi kalacak, yoksa Özel’in Mersin ziyaretinde başından sonuna kadar eşlik ettiği Yeni Parti’ye mi geçecek?
Peki, Boltaç bugüne kadar neden bekledi?
Meclis üyeleri parti değiştirirken o neden durup düşündü? Neyi hesapladı? Vahap Seçer’in tutuklanmasına kadar CHP’yi güvenli bir liman olarak mı gördü?
Bu sessizlik daha ne kadar sürecek?
Ali Boltaç’ın önünde birbiriyle bağlantılı pek çok soru var. Ancak bütün bunların yanında bir başka ihtimal daha konuşuluyor: AK Parti’ye geçiş…
Aslında bu teori o kadar da uçuk değil.
Yeni Parti güvenli değil. CHP’nin de artık güvenli bir alan olmadığı ortada. Geriye Cumhur İttifakı kalıyor.
Boltaç, bir sonraki seçimdeki hedeflerine CHP ve Yeni Parti üzerinden ulaşamayacağını düşünüyor olabilir. DEM destekli Cumhur İttifakı, onun açısından biçilmiş kaftan gibi görünebilir. Karşısında bölünmüş bir siyasi güç bulursa kazanabileceğini de hesap edebilir.
Zaten parti değiştirmenin olağanlaştığı bir süreçten geçiyoruz. Cemil Tugay örneğinden sonra insanın aklına ister istemez, “Neden olmasın?” sorusu geliyor.
Hele ki olmaz dediğimiz pek çok şeyin gerçekleştiği bir dönemde, Ali Boltaç’ın AK Parti’ye geçmesi de deforme olmuş siyasetin akışına son derece uygun düşer.
Bir de Tarsus faktörü var.
Tarsus, mikro milliyetçi reflekslerin güçlü olduğu bir şehir. Burada hemşehrilik bağı, zaman zaman parti rozetinin bile önüne geçebiliyor.
Dolayısıyla Boltaç’ın AK Parti’ye geçmesi, Tarsus’ta düşündüğümüz kadar büyük bir tepkiyle karşılaşmayabilir.
Mersin gibi genel siyasete daha güçlü reaksiyon veren kentlerde ise parti değişikliklerinin etkisi daha farklı ve sancılı yaşanabilir.
Üstelik AK Parti’nin sokaktaki tepkilerle ilgili bir kaygı taşımadığı varsayımından hareket edersek, Boltaç’ın “Sokağa nasıl çıkarım?” diye bir endişe duymayacağını da düşünebiliriz.
Anlayacağınız, Ali Boltaç’ın AK Parti’ye katılabileceği yönündeki teori o kadar da uçuk kaçık görünmüyor.
Tabii böyle bir gelişme Özgür Özel’i hayli üzer.
Yine yanıldık diyebilir. Belki de kendisini, “Anketlerde o çıktı, ne yapayım?” diye savunabilir.
Meclis üyeleri ise kendilerini kandırılmış hissedebilir.
Ama siyasette hesapların sürekli değiştiği, dün söylenenlerin bugün unutulduğu bir dönemde yaşıyoruz.
Mahkemenin kadıya mülk oldugu bir süreçte Ali Boltaç’tan “Demirden korksaydık trene binmezdik” demesini beklemeyin.